Gönderen Konu: Bağışıklık sistemini güçlendirmek için APİTERAPİ  (Okunma sayısı 5722 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı denizakvaryumu

  • İşçi Arı
  • ****
  • İleti: 426
  • Yer: ANKARA-Ayaş
    Yaş: 48
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 2
  • Rakım: 1023
Bağışıklık sistemini güçlendirmek için dünyada ve ülkemizde son katıldığım konferanslarda öne çıkan bir yöntem var: Apiterapi.

 Tüm dünya bunu konuşuyor. Bir arı ürünü olan propolisin yararlarına her geçen gün yenileri ekleniyor.


Apiterapi ne demek?

Apiterapi arı ile tedavi demek. Bal arısı ürünlerinin sağlık amaçlı kullanımı. Arı ürünleriyle hastalıkların tedavisi ve direnci artırma geleneğinin tarihi aslında binlerce yıl öncesine dayanıyor. Bu konuda, özellikle kanserle savaş ve direnci artırma üzerine birçok araştırma yapıldı, kanıtlandı ve yenileri de yapılıyor.

Bal arısı ürünleri nelerdir?

Bal, balmumu, polen, propolis, arı sütü.

Propolis nedir?

Bal arılarının ağaçlardan, çiçek saplarından ve diğer bitkisel kaynaklardan topladıkları reçinemsi bir karışım.

 Arılar bitkilerden topladıkları maddelerle propolis yapıyor ve bununla kovan ve petek gözlerini sterilize ediyor, kovana giren zararlıları öldürdükten sonra mumyalıyor, kovanın açık ve çatlaklarını kapatıyorlar.

Propolis arı ürünleri içerisinde yüksek antioksidan kapasitesi ile en çok öne çıkan!

 Nar suyu ile kıyaslandığında 62 kat, domates ile kıyaslandığında ise 120 kat daha yüksek antioksidan içeriğe sahip.


Polen nedir?

Çiçeğin erkek üreme birimi. Çiçektozu. Koloni beslenmesinde protein kaynağı olarak önemli, adeta bir vitamin-mineral deposu.
 Polenin antioksidan kapasitesi domatese göre 4 kat, böğürtlene göre 3 kat daha fazla .

Arı sütü nedir?

6-15 günlük işçi arıların yutak üstü salgı bezlerinden salgıladıkları bir madde. Kraliçe arı bununla besleniyor. Hem işçi arıların 2-3 katı kadar büyük, hem de en az 50 kat daha uzun yaşıyor. Arı sütünün doğurganlık üzerinde etkisi var.

Balın antioksidan gücü var mı?

Var. Antioksidan kapasitesi diğer arı ürünlerine göre daha düşük.
 Ancak içeriğindeki antioksidan bileşiklerin emilmesi daha kolay, yani biyoyararlılığı daha yüksek. Bal tüketimiyle alınan sağlığımız için yararlı fenolik bileşikler, mide-bağırsak sisteminden diğer ürünlere göre daha fazla emiliyor.

Bal dışındaki arı ürünlerinin soğuk zincirde saklanması gerekiyor, aksi halde besin değerlerini yitiriyorlar.

Bu yüzden apiterapi ürünlerini eczanelerden almayı tercih ediyorum. Bu ürünlerde doğru saklama koşulları çok önemli. Eczanelerden almak en doğru seçim; çünkü eczanelerde özel dolaplarda korunuyorlar. Paramı boşa harcamamak için market raflarındaki ürünleri tercih etmiyorum, sizin de etmemenizi öneririm

Apiterapi ürünlerini günde ne kadar tüketilmeli?

Bal: 50-80 gram.
Polen: 20 gram.
Arı sütü: 1-10 gram
Propolis: 300 mg. 1/100 oranında balla karıştırılmalı.

http://pazarvatan.gazetevatan.com/haberdetay.asp?hid=19303
Hakan

Çevrimdışı denizakvaryumu

  • İşçi Arı
  • ****
  • İleti: 426
  • Yer: ANKARA-Ayaş
    Yaş: 48
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 2
  • Rakım: 1023
Ynt: Bağışıklık sistemini güçlendirmek için APİTERAPİ
« Yanıtla #1 : Eylül 17, 2013, 09:51:05 »
http://galeri.sozcu.com.tr/2013/foto/genel/kanserli-hastaya-iskence-gibi-tedavi.html?pid=1

Çin'de 27 binden fazla hasta, kanser ve ölümcül hastalıkları tedavi ettiği gerekçesiyle arı sokmasından medet umuyor.
 Menglin'in kliniği de bu tedavi yöntemini uygulayan merkezlerden biri
Hakan

Çevrimdışı Murat Çakır

  • Murat Çakır
  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3962
  • Yer: İstanbul
    Yaş: 53
    • www.beyazkovan.com
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 63
Ynt: Bağışıklık sistemini güçlendirmek için APİTERAPİ
« Yanıtla #2 : Eylül 17, 2013, 10:26:43 »
Yakından tanıdığım 2 arıcıyı kanserden kaybettikten sonra, arı ürünlerinin, arı sokmasının kanser dahil ölümcül hastalıkların çaresi olduğu bilgisine çok sıcak bakamıyorum.

Elbette doğal gıdaların ve arı ürünlerini yeteri kadar tüketmenin sağlığımıza pozitif etkileri var.

Özellikle kış aylarında polen ve arı sütü tükettiğinizde bu pozitif etkiyi çok rahat farkediyorsunuz.

Fakat, arı ürünlerinin bütün hastalıkların doğal ilacıymış gibi algılatılmasını, sağlık üzerinden yapılan bir pazarlama yöntemi olarak görüyorum.

Aynı şey, bitkiler üzerinden de yapılıyor.

Ucuz olsa hiç itiraz etmeyeceğim. :)

İnternette inanılmaz rakamlar görüyorum.

Bir de tıpta plasebo etkisi diye bir kavram var.

Hasta, kullandığı şeyin ya da uyguladığı yöntemin hastalığına iyi geleceğine yürekten inanması halinde, vücudunun kendi kendini iyileştiren mekanizmalarını devreye sokabiliyor.

Hiç bir özelliği olmayan sıradan maddeler bile, bu inançla kullanıldığında, hastalığa iyi geldiği görülebiliyor.

Zaten doktorlar da reçeteleri eskiden beri latince kelimelerle ve okunması zor şekilde bu yüzden yazıyor. :) Sebeplerinden birisi, reçeteye gizem katarak plasebo etkisini tetiklemek.

20. yüzyılın başlarında yaşamış bir doktorun hatıralarında bunu okuduğumda çok şaşırmıştım.

Kullandıkları ilaçların yüzde 90'ının tıbbi olarak hastalığa faydalı olduğunun bilimsel olarak kanıtlanamadığını, tıbbi fayda gibi gözüken şeylerin, plasebo etkisi ile oluştuğunu söylüyordu.

Bunu da şöyle örneklemiş.

Reçeteye, her evde bulunan malzemelerin isimlerini ingilizce olarak yazarsa ve hastaya bunları kullanmayı tarif ederse, hiç bir etkisi olmuyormuş.

Fakat aynı malzemeleri, latince isimleriyle reçeteye yazıp, eczaneden alınmasını sağlarsa, hasta bundan şifa buluyormuş.

Bu yüzden, reçeteleri latince ve okuması zor bir şekilde yazıyoruz diye anlatıyordu.:)

Plasebo etkisi ile de olsa bir maddenin iyileştirmesine itiraz mı edelim? Elbetteki hayır.

Fakat, sağlıkta umut tacirliği çok büyük paraların döndüğü bir alan.

Arıcılık da bu sektörü destekleyebilecek mümbit bir kaynak.

Toplum tarafından gizemli, sırlarla dolu bir iş yapıyor gözüküyoruz.

Bu açıdan, sadece umut tacirliğine yönelik pazarlamalar konusunda arıcılar olarak dikkatli olalım derim.

Çevrimdışı denizakvaryumu

  • İşçi Arı
  • ****
  • İleti: 426
  • Yer: ANKARA-Ayaş
    Yaş: 48
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 2
  • Rakım: 1023
Ynt: Bağışıklık sistemini güçlendirmek için APİTERAPİ
« Yanıtla #3 : Eylül 26, 2013, 15:48:36 »
Muğla’da 3 bin 900 üyesi bulunan Arı Yetiştiricileri Birliği (MAYBİR) tarafından 2010 yılında kurulan Türkiye’nin ilk Arıcılık Müzesi’nde, 1900’lü yıllardan bugüne kadar kullanılan kovanlarla arıcılık eşya ve aletleri sergileniyor. Müzeyi ziyaret eden astım bronşit hastaları, apiterapi yöntemini kullanarak tedavi olmaya çalışıyor.
Ziyaretçiler, en çok Akvaryum Kovanı’na ilgi gösteriyor. Kovanın içerisinde bulunan binlerce arının kokusunu (propolisi) soluyan astım bronşit hastaları büyük bir rahatlık yaşıyor

http://www.hurriyet.com.tr/saglik/24793278.asp
Hakan

Çevrimdışı Çetin ESER

  • İşçi Arı
  • ****
  • İleti: 300
  • Yer: SEBEN-BOLU
    Yaş: 50
  • Emekli
  • Arıcılık Şekli: Meraklı
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 700
Ynt: Bağışıklık sistemini güçlendirmek için APİTERAPİ
« Yanıtla #4 : Eylül 27, 2013, 11:25:22 »
Bu açıdan, sadece umut tacirliğine yönelik pazarlamalar konusunda arıcılar olarak dikkatli olalım derim.

2007 yılında Lenf Bezi Kanserine (Lenfoma) yakalandım.

O yıla kadar grip ya da nezle olduğumu hatırlamam.

2008 yılı başlarında kemoterapi tedavisi sona erdikten sonra her yıl iki defa grip/nezle olmaya başladım ve çok ağır geçiyordu.

2012 yılına kadar devam etti ağır grip..

İki yıldır arı ile uğraşıyorum. Dolayısıyla arı ürünlerini yeterince tüketmeye başladım.

Bir yıldır da ne grip oldum ne de nezle.

Son kontrolde de tahlil sonuçlarım öncekilere göre çok iyi çıktı.



Gün gelir kendini taşımakta zorlanırsın bu sebeple az konuşacaksın.
Bir duvar dibine sığındığında; geçmişin, ne ayaklarına ne duvar dibine yığılmasın diye susacaksın.
Bırak, söylenmedik bir şeyler kalsın geride, belki bunun dışında geride bıraktığın her şey boştur.

Çevrimdışı Hüseyin Basri ÇALIŞKAN

  • Hüseyin Basri ÇALIŞKAN
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2487
  • Yer: AYDIN ÇİNE
    Yaş: 36
    • Arıcılık bilgi paylaşımı bloğum
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 90
  • Rakım: 90
Ynt: Bağışıklık sistemini güçlendirmek için APİTERAPİ
« Yanıtla #5 : Eylül 27, 2013, 13:40:42 »
Muğla’da 3 bin 900 üyesi bulunan Arı Yetiştiricileri Birliği (MAYBİR) tarafından 2010 yılında kurulan Türkiye’nin ilk Arıcılık Müzesi’nde, 1900’lü yıllardan bugüne kadar kullanılan kovanlarla arıcılık eşya ve aletleri sergileniyor. Müzeyi ziyaret eden astım bronşit hastaları, apiterapi yöntemini kullanarak tedavi olmaya çalışıyor.
Ziyaretçiler, en çok Akvaryum Kovanı’na ilgi gösteriyor. Kovanın içerisinde bulunan binlerce arının kokusunu (propolisi) soluyan astım bronşit hastaları büyük bir rahatlık yaşıyor

http://www.hurriyet.com.tr/saglik/24793278.asp

Güzelmiş gerçekten.. Birde bireysel hırs ve hırs ve kavgalar yerine üretmeyi öğrenebilsek...

Apiterapi ve kanseri yenmek..

"En son umut ölür" diyor bir ata sözü..

Bakalım...... Umut hep var...
Adnan Menderes Üniversitesi Çine Meslek Yüksek Okulu Arıcılık Proğramı 2010 mezunu .. Arıcılık Teknikeri.

Çevrimdışı Göksel PEKYUREK

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2868
  • Yer: Ankara
    Yaş: 52
  • .
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 5-10 yıl
  • Kovan Sayısı: 60
  • Rakım: 1000
Ynt: Bağışıklık sistemini güçlendirmek için APİTERAPİ
« Yanıtla #6 : Eylül 27, 2013, 20:07:10 »
Hiç bir yiyecek bitki gıda kanseri yok eder diyemeyiz ispatlanmış defalarca aynı sonuçlara ulaşılmış vakaalar yok.
Kanserle mücadele sırasında mutlaka bazı bünyeler bazı hastalar kanserle baş edebiliyorlar bu baş etmenin tam karşılığı yok. şu nedenden dolayı kanser ortadan kalktı diyemeyiz.
Kaldıki kanserin bünyeden kaltığı yok ben artık kanserden tamamiyle kurtuldum demek asla mümkün değil,özellikle bazı kanser türleri için hiç böyle bir yargı söylenemez.Hiç beklemediğiniz bir anda geri dönebilir.
Kanser taedavisi çok yönlü bir o kadarda zor ve meşakkatlidir çok iyi bilgi geretirir.
kişinin kendisi inanmıyorsa sansı yoktur inanç bu işin yarısıdr geriye kalanlarda doğru dengeli beslenme oksijenli ortamda bulunma son derece pozitif neşeli hoşgürülü,hoşgörüzlüğün tamamiyle silindiği bir yaşam biçimide diğer kalanlarıdır diyebiliriz.
Tabiki bu ortamda şarlatanlara fırsatçılara gün doğuyor umudu yüksek miktarlarda parayla takas ediyor insanların umutlarını sömürüyorlar.
Denize düşen yılana sarılıyor hemde sıkıca.
Şuna kesin inanıyorum tek başına propolis arı sütü ya da başka hiç bir yiyecek karışım kanseri tedavi etmez.
Peki katkısı yok mu tabiki çok var hemde tahminimizden bile fazla ancak sadece arı ürünleri yetmez. kanserden kurtulmak mümkün hatta ileri evre kanserden bile kurtulmak kesinlikle mümkün ancak şarlatanların eline düşmeyin şu karışım bu karışım diyenlere pek inanmayın
alkalli yiyecekler listesine çok dikkat etmek diğer gerekli şartları yerine getirmek gerisini Allah bilir..
Bu arada doğu tıbbının kanser tedavisinde kemoterapi radyolojik tedaviler yerine değişik yöntemler kullandığını biliyorum.

Çevrimdışı Hasan Modanlı

  • İşçi Arı
  • ****
  • İleti: 495
  • Yer: Diyarbakır
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 5-10 yıl
  • Kovan Sayısı: 50 kovan
  • Rakım: çok yüksek.taksi ile arı lığa ulaşmak çok zor
Ynt: Bağışıklık sistemini güçlendirmek için APİTERAPİ
« Yanıtla #7 : Eylül 28, 2013, 07:58:36 »
arı ya ait saf olacak şekilde bal ve diğer üretimleri tüketilmedikçe .hastalıklara çare olacak beklentiler boşuna. siteyi okuyoruz.sırf arının kurtuluşu için ne çarelere baş vuruluyor. ismini duymadığımız ilaçlar kulanılıyor. ilaçların kanser etkisi bıraktığı anlatılıyor. ve aynı şahıslar tarafından bu balların tükeltildiği yada başkalarına verilme İHTİMALİ nin olacağı üzerinde durulmadan. balın faydasız olduğu izlenmleri var... bence tehlikeli ilaçları kulanmaktan uzak durulmalı. saf bal üretimi için gerekli
 önlemler alınmalı. 

Çevrimdışı Çetin ESER

  • İşçi Arı
  • ****
  • İleti: 300
  • Yer: SEBEN-BOLU
    Yaş: 50
  • Emekli
  • Arıcılık Şekli: Meraklı
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 700
Ynt: Bağışıklık sistemini güçlendirmek için APİTERAPİ
« Yanıtla #8 : Ekim 01, 2013, 20:09:52 »
Hiç bir yiyecek bitki gıda kanseri yok eder diyemeyiz ispatlanmış defalarca aynı sonuçlara ulaşılmış vakaalar yok.
Kanserle mücadele sırasında mutlaka bazı bünyeler bazı hastalar kanserle baş edebiliyorlar bu baş etmenin tam karşılığı yok. şu nedenden dolayı kanser ortadan kalktı diyemeyiz.
Kaldıki kanserin bünyeden kaltığı yok ben artık kanserden tamamiyle kurtuldum demek asla mümkün değil,özellikle bazı kanser türleri için hiç böyle bir yargı söylenemez.Hiç beklemediğiniz bir anda geri dönebilir.
Kanser taedavisi çok yönlü bir o kadarda zor ve meşakkatlidir çok iyi bilgi geretirir.
kişinin kendisi inanmıyorsa sansı yoktur inanç bu işin yarısıdr geriye kalanlarda doğru dengeli beslenme oksijenli ortamda bulunma son derece pozitif neşeli hoşgürülü,hoşgörüzlüğün tamamiyle silindiği bir yaşam biçimide diğer kalanlarıdır diyebiliriz.
Tabiki bu ortamda şarlatanlara fırsatçılara gün doğuyor umudu yüksek miktarlarda parayla takas ediyor insanların umutlarını sömürüyorlar.
Denize düşen yılana sarılıyor hemde sıkıca.
Şuna kesin inanıyorum tek başına propolis arı sütü ya da başka hiç bir yiyecek karışım kanseri tedavi etmez.
Peki katkısı yok mu tabiki çok var hemde tahminimizden bile fazla ancak sadece arı ürünleri yetmez. kanserden kurtulmak mümkün hatta ileri evre kanserden bile kurtulmak kesinlikle mümkün ancak şarlatanların eline düşmeyin şu karışım bu karışım diyenlere pek inanmayın
alkalli yiyecekler listesine çok dikkat etmek diğer gerekli şartları yerine getirmek gerisini Allah bilir..
Bu arada doğu tıbbının kanser tedavisinde kemoterapi radyolojik tedaviler yerine değişik yöntemler kullandığını biliyorum.

Haklısınız.

Kemoterapiden sonra vücut direnci allak bullak oluyor.

Sekiz kür uygulandı bana.

Dayanamadım ve beşinciden sonra almayacağım dedim.

Zorlanarak devam ettim tedaviye.

Ama kemoterapiden sonra vücut direncim kesinlikle eskisi gibi olmadı.

Hiç grip olmazken, çok ağır geçirmeye başladım.

Belki tesadüf, belki de değil ama bir yıldır grip olmuyorum.

Vücut direncini artırdığı kesin ama.
Gün gelir kendini taşımakta zorlanırsın bu sebeple az konuşacaksın.
Bir duvar dibine sığındığında; geçmişin, ne ayaklarına ne duvar dibine yığılmasın diye susacaksın.
Bırak, söylenmedik bir şeyler kalsın geride, belki bunun dışında geride bıraktığın her şey boştur.

Çevrimdışı yalçın meriç

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2391
  • Yer: kdz.ereğli
    Yaş: 72
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 15+3 kutu
  • Rakım: 100m.
Ynt: Bağışıklık sistemini güçlendirmek için APİTERAPİ
« Yanıtla #9 : Ekim 01, 2013, 20:33:11 »
  Bana kalırsa grip'in ilacı propolis! Fakat bunu gerekli olanı nedir derseniz işte bunu yakalaya bilmektir.Güneş enerjisiyle erittiğimiz eski petekleri temizlemek için onları pıçak gibi aletle kazırsak ortaya çıkan tozu solumaktan kaçınmayınız. İşte bu tozda ne varsa grip'e çok iyi geliyor. :o :-X
Eğer bir güzelliğin yoksa,ben sana nasıl derim çok güzelsin diye.!

Çevrimdışı Servet YAZAR

  • Pupa
  • ***
  • İleti: 204
  • Yer: Şanlıurfa
    Yaş: 48
  • Ziraat Mühendisi
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 8 Karakovan, 4 Fenni
  • Rakım: 514
Ynt: Bağışıklık sistemini güçlendirmek için APİTERAPİ
« Yanıtla #10 : Ekim 01, 2013, 20:36:42 »
Her şeyin suni olduğu bir ortamda sağlıklı nasıl yaşanabilinir ki? Mümkün olduğunca bilinmedik her türlü gıdadan uzak durmak. Mevsiminde tüketmek. Özellikle bildik yerlerde alışveriş yapmak. Spora kesinlikle zaman ayırmak. Tabi ki kendin üretip kendin tüketirsen en güzeli. Buda herkese nasip olamıyor işte...

Çevrimdışı Göksel PEKYUREK

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2868
  • Yer: Ankara
    Yaş: 52
  • .
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 5-10 yıl
  • Kovan Sayısı: 60
  • Rakım: 1000
Ynt: Bağışıklık sistemini güçlendirmek için APİTERAPİ
« Yanıtla #11 : Ekim 01, 2013, 20:40:21 »
Arı ürünleri kesinlikle tüketilmeli faydaları tarif edilemeyecek kadar fazla ancak tek yönlü beslenme olmasın diyorum.
Çünkü bal diğer arı ürünleri asidik gıdalar grubuna girmektedir.Alkalli yiyeceklere oranla %20 oranında tüketilmeli.
Kaldıki ülkemizde arı ürünleri tüketimi avrupa ortalamasının çok çok altında.Propolis ve arı sütü tüketmi yok denecek kadar sıfır düzeyinde.
Eleştirimiz bir kaç gram arı sütü ile yarım kilo bal olduğunu iddia ettikleri bir karışımı insanlara fahiş fiyatlarla satmalarıdır.
Önerim alkalli yiyecekler listesine harfiyen uymanız alkalik beslendiğiniz zaman zaten vücudunuz kendisini savunacak hatta tedavii edecektir.
Herşeye rağmen arı ürünlerinin kanser savaşçısı yiyecekler olduğunu düşünüyorum.

Çevrimdışı Göksel PEKYUREK

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2868
  • Yer: Ankara
    Yaş: 52
  • .
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 5-10 yıl
  • Kovan Sayısı: 60
  • Rakım: 1000
Ynt: Bağışıklık sistemini güçlendirmek için APİTERAPİ
« Yanıtla #12 : Ekim 01, 2013, 20:47:28 »
Her şeyin suni olduğu bir ortamda sağlıklı nasıl yaşanabilinir ki? Mümkün olduğunca bilinmedik her türlü gıdadan uzak durmak. Mevsiminde tüketmek. Özellikle bildik yerlerde alışveriş yapmak. Spora kesinlikle zaman ayırmak. Tabi ki kendin üretip kendin tüketirsen en güzeli. Buda herkese nasip olamıyor işte...
sağlıklı beslenmek mümkün
yakalandığımız hastalıklardan belkide en az riskli olanı kanser.  kanser uzun süren bir süreçtir oluşumdur ne gariptirki kimse ne zaman kanser başladığını bilmiyor belki 10 yıl belki 30 yıl öncesi olabilir.
asıl garip olan ortaya çıkışından ve tedaviden sonra daha geri dönmesi hızla yayılması
ortaya çıkmasa sonuç ne olur merak ediyorum.

Çevrimdışı hamravat

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 1188
  • Yer: Yapraklı--Ergani
    Yaş: 36
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 9
  • Rakım: 950
Ynt: Bağışıklık sistemini güçlendirmek için APİTERAPİ
« Yanıtla #13 : Ekim 01, 2013, 20:48:03 »
Görüşlerinize katılıyorum.
Ama
Şu yapay şekerleri, doğal olmayan yağları, tuzu.....vs
sofralarımızda uzaklaştırmadıkça zor.

Çevrimdışı Göksel PEKYUREK

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2868
  • Yer: Ankara
    Yaş: 52
  • .
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 5-10 yıl
  • Kovan Sayısı: 60
  • Rakım: 1000
Ynt: Bağışıklık sistemini güçlendirmek için APİTERAPİ
« Yanıtla #14 : Ekim 01, 2013, 20:55:10 »
işlenmemiş het türlü üründen korkmamak gerekir
köyde yaşıyorsun ama hazır yoğurt alırsan kaçınılmaz son
vucutta (Alkali oranı)PH oranı 5,5 lere inerse her türlü hastalığa açık hale geliyoruz
en az 7.3 düzeyinde olmalı
7.5 üzerinde olursa hastalık uğramaz kanser hiç uğramaz