Gönderen Konu: Çiçek ve Polinasyon  (Okunma sayısı 4513 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Adem ALTINOK

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3285
  • Yer: Ankara Ayaş
    Yaş: 43
  • Kan Grubu BRh+
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 70
  • Rakım: Kızılcahamam-Sazak 1220 m;Ayaş- 1000 m
Çiçek ve Polinasyon
« : Aralık 16, 2012, 00:43:12 »
Polinasyonu çoğunlukla bal arıları yapar. Yapar ama bal arısının değerini bilmeyen çiftçi çoktur.

Ürün verimini bal arısının artırdığını ezbere bilen ve arısı olmadığı halde bir sene verim varken diğer sene niye olmadığının cevabını bilmeyen arıya ihtiyacı olan işletmelerimiz var. Bunun için çiçek konusunu anlatmamız gerekiyor.

Çiçek birden döllenen bir varlık değil. Olumsuz hava şartları nasıl arıların çalışmasını olumsuz etkiliyorsa, olumsuzluklara paralel olarak kat kat fazlasıyla çiçekleri de etkiliyor.

Kaç dekar alana 1 koloni gerekiyor sorusunun cevabı değişkendir; bir sene 20 dekarda 1 koloni bile yokken döllenme başarısı iyiydi, başka bir sene 5 dekarda 1 koloni vardı ama verim azdı.

Demek ki dekar hesabı yapmadan çok sayıda koloniyle ürünümüzü sigortalayacağız.

Tozlanma çiçek yapısına göre,

1. Rüzgarla tozlanan bitkiler,
2. Böceklerle tozlanan bitkiler

olarak ikiye ayrılır.
aa
Problemi anlamak çözümün yarısıdır.

Çevrimdışı ildeniz_00

  • İşçi Arı
  • ****
  • İleti: 454
  • Yer: hatay/dörtyol
    Yaş: 38
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 30
  • Rakım: 400-450
Ynt: Çiçek ve Polinasyon
« Yanıtla #1 : Aralık 16, 2012, 00:52:44 »
Bu sene ürünlerinde artışınız var mı?
-Çok deyil ama var
-Bunu benim arılarıma da boçlusunuz biliyor musunuz?
-Haklısın hem de çok haklısın hocam
-Bunun karşılığında ben de senden bir şey isteyebilir miyim?
-Ne demek
-Bahar aylarında ot kurutmak için kaysıya bademe ilaç atarken arılara zarar vermeyen ilaçlar kullanırmısın?
-Tabiki hocam.
SON:Arıcı arkadaşın yaşlı amcanın bahçesine atılan ilaç yüzünden 30 koloniden 18 tanesi ölümden zor döndü.

Çevrimiçi Murat AKIN

  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 11238
  • Yer: Tekirdağ
    Yaş: 71
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: --- adet kayıtlı
  • Rakım: 74 metre
Ynt: Çiçek ve Polinasyon
« Yanıtla #2 : Aralık 16, 2012, 00:54:00 »

Demek ki dekar hesabı yapmadan çok sayıda koloniyle ürünümüzü sigortalayacağız.

Bulunduğum yerde o yıl ekilecek ayçiçeğine göre 4 dekara bir kovan konulması hesap edilmiş.
Sabit arılı kovanlar olması gereken toplam sayıdan düşülüp, tozlaşma için o kadar kovanın gezginci arılar tarafından getirimesi isteniyor.

Çevrimdışı Adem ALTINOK

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3285
  • Yer: Ankara Ayaş
    Yaş: 43
  • Kan Grubu BRh+
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 70
  • Rakım: Kızılcahamam-Sazak 1220 m;Ayaş- 1000 m
Ynt: Çiçek ve Polinasyon
« Yanıtla #3 : Aralık 16, 2012, 00:56:14 »
Döllenmenin ön koşulu tozlanmadır.

Bu ön koşulu sağlayan tek bal arısı değildir ama diğer koşulların hiçbirisi bal arısının onda biri bile değildir.
aa
Problemi anlamak çözümün yarısıdır.

Çevrimdışı Adem ALTINOK

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3285
  • Yer: Ankara Ayaş
    Yaş: 43
  • Kan Grubu BRh+
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 70
  • Rakım: Kızılcahamam-Sazak 1220 m;Ayaş- 1000 m
Ynt: Çiçek ve Polinasyon
« Yanıtla #4 : Aralık 16, 2012, 01:07:25 »
Murat bey,

Ben konuya değinirken hep aklımdaki bitki meyve ağaçları oluyor.

Tabii mevzuat ve gezginci arıcı konularında alan sınırlaması var.

Meyve bahçelerinde polinasyon için 1 hektar alana 1-2 koloni hesabı bazı senelerde eksik kalıyor. Meyve türüne göre de değişiyor. Kiraz ve Elma çiçek sayısı ve döl tutma gereksinimi birbiriyle kıyaslanamaz. Kiraz daha fazla başarı için daha fazla arı ister.

Meyvelerin çiçeklenme döneminde polinasyon önemli.

Ayçiçeği de hem polen hem de nektar akışında önemli. Koloni çok olsa da 1 dekar ürünün nektar verimi sınırlıdır.

aa
Problemi anlamak çözümün yarısıdır.

Çevrimiçi Murat AKIN

  • Genel Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 11238
  • Yer: Tekirdağ
    Yaş: 71
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: --- adet kayıtlı
  • Rakım: 74 metre
Ynt: Çiçek ve Polinasyon
« Yanıtla #5 : Aralık 16, 2012, 01:16:08 »
Sayın Adem ALTINOK

Ayçiçeği dekar başı BAL ÖZÜ ve ÇİÇEK TOZU verimi bilindiği için o köy arazisine gelebilecek arılı kovan sayısı listesi yapılıyor.

Ama ayçiçeği dışı bitkilerin verimi hesap dışı kalıyor.

Çevrimdışı Adem ALTINOK

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3285
  • Yer: Ankara Ayaş
    Yaş: 43
  • Kan Grubu BRh+
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 70
  • Rakım: Kızılcahamam-Sazak 1220 m;Ayaş- 1000 m
Ynt: Çiçek ve Polinasyon
« Yanıtla #6 : Aralık 16, 2012, 01:38:37 »
Doğru Murat bey.

Sizin uygulamalarınız bana yeni geliyor, sabit arıcılık yaptığım için. Bizim işimize karışan hiç yok.

Ama burada gezginci arıcının meraya getireceği arılı kovan sayısı sınırlı. Bizde kültür bitkisi galiba hesaplanmıyor. Öncelik yöre halkında, sonra sayıya göre gezginciye izin veriliyor.
aa
Problemi anlamak çözümün yarısıdır.

Çevrimdışı Adem ALTINOK

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3285
  • Yer: Ankara Ayaş
    Yaş: 43
  • Kan Grubu BRh+
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 70
  • Rakım: Kızılcahamam-Sazak 1220 m;Ayaş- 1000 m
Ynt: Çiçek ve Polinasyon
« Yanıtla #7 : Aralık 16, 2012, 10:20:58 »
Konuyu açarken bitkilerin meyve verimine yönelik yazmaya başladım.

Hatalı kısımlar için özür..

Bu arada bilgisayarım virüslü, yazarken bazen imleç atlama yapıp başka yerlere yazıyor veya hiç yazmıyor.
aa
Problemi anlamak çözümün yarısıdır.

Çevrimdışı Adem ALTINOK

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3285
  • Yer: Ankara Ayaş
    Yaş: 43
  • Kan Grubu BRh+
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 70
  • Rakım: Kızılcahamam-Sazak 1220 m;Ayaş- 1000 m
Ynt: Çiçek ve Polinasyon
« Yanıtla #8 : Aralık 16, 2012, 12:06:37 »
Üretimde verim ve kalitenin artırılması için tozlanma ve döllenmenin şartlarının bilinmesi yetiştiriciler açısından oldukça önemli.

Ama ne yazık ki bu konuda bilgi veren hiçbir kaynak yok.

Okuduğumuz her kaynakta bir bitkinin yetiştiriciliği anlatılırken, konu başlıkları: iklim, toprak gereksinimi, çeşit seçimi, ekim-dikim, budama, çapalama, gübreleme, sulama, hasat, saklama, ilaçlama vs. anlatılırken, çiçek tipi, döllenme mekanizması ve süresi, çiçek ömrü gibi hayati konulara hiç girilmiyor.

Bunları çiftçi bilse ne olacak diyenler olabilir.

Bu bilgileri alabilecek konumda olan bilinçli çiftçiler olduğu kadar, mesleğiyle ilgili konulara meraklı ve bilgiyi ana konusu itibarıyla anlayabilecek çiftçi sayısının çiftçilerin geneli olduğuna inanıyorum.

Sebep sonuç ilişkisi hepimiz için öğrenmesi için şart koşuldur. Çünkü hepimizin bir mantığı var. Mantığımızla kabul ettiğimiz şeylere inanıyoruz. Çiftçiye açıklanamayan konular doğru da olsa, çiftçinin mantığını değiştirmeye yetmez. Bu yüzden çiftçiye sebep sonuç ilişkilerini iyi anlatmak gerekiyor.

Hafıza nedir? Nasıl hatırlarız? Bazı şeyleri neden unutmayız? Bazı bilgileri neden çabuk hatırlarız ve bazılarını dakikalar sonra hatırlarız? Neden bir bazı şeyleri bir kere de anlarken bazılarını 5 kerede anlarız?

Tekrar ve sebep sonuçlarla yeterli bağlantıların sağlanması,  fazlasıyla anahtar bilgiyle alakasının kurulmasını bilgiyi hafızaya almada ve hatırlamada iyi olmaktadır. Tekrar unutmamızı engeller. Bazı anılarımızı unutmayışımız bundandır.

Meslekle ilgili her gün yaptığımız şeyleri kusursuz hatırlarız. Bildiğimiz konularda da öğrenme hızımız fazladır. Çünkü öğrenirken deneyimlerimizle bilgiye bağlantı kurarız. Çiftçinin unutmaması içinde kitapta, tv'de, dergide, internette her kaynakta çiçekle ilgili yayınların yapılması gerekmektedir. Çiçek biyolojisi, fizyolojisi ve arı ile ilgili bilgilerin rutin anlatılan bilgi olması gerekiyor.

Demek ki yazarlarımızda da önemli bir konuda anlayış eksiği var.

Dikkat edilmesi gereken; çiçek konusunda bal arısının baş rolü alan canlı olması.
aa
Problemi anlamak çözümün yarısıdır.

Çevrimdışı Murat Çakır

  • Murat Çakır
  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3962
  • Yer: İstanbul
    Yaş: 53
    • www.beyazkovan.com
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 63
Ynt: Çiçek ve Polinasyon
« Yanıtla #9 : Aralık 16, 2012, 14:49:02 »
Çiçek ve döllenme mekanizmaları konusunda kaynaklar var fakat bu kaynaklar belli konularda eğitim almış olanlara yönelik.

Ülkemizdeki temel sorunlardan birisi de, doğrudan çiftçiye ya da arazideki arıcıya yönelik mantıkta kaynaklar oluşturulmayışı.

Çiftçiye ya da o konunun yüksek öğrenimini görmemiş olanlara yönelik kaynaklar da yapılmaya çalışılıyor.

Fakat bunu yaparken de kaynaklar amaca uygun olmayan şekilde özetleniyor.

Stigma, stilus, ovaryum diye anlatmaya başlayınca kimse birşey anlamadığı gibi, sıkılan insanlar bir dahaki eğitim toplantısına da gelmiyor.

Basitleştirilmiş, multimedya ve elektronik ortam olanaklarından yararlanan anlatımlara ihtiyaç var.

Çevrimdışı Adem ALTINOK

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3285
  • Yer: Ankara Ayaş
    Yaş: 43
  • Kan Grubu BRh+
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 70
  • Rakım: Kızılcahamam-Sazak 1220 m;Ayaş- 1000 m
Ynt: Çiçek ve Polinasyon
« Yanıtla #10 : Aralık 16, 2012, 16:12:12 »
Stigma, stilus, ovaryum diye anlatmaya başlayınca kimse birşey anlamadığı gibi, sıkılan insanlar bir dahaki eğitim toplantısına da gelmiyor.


Ahh ah dedik. Aynen dediğiniz gibi.

Terimlerle konuşan bir sunumcu başarıya ulaşamaz. Anlatım tarzını basitleştirmek zor değil.

Biz anlattıkça konunun nereye geleceğini çiftçinin merak etmesi gerekiyor. Bu da vasıfların artmasıyla mümkün. Vasıflı insan bilginin önemi ve dağarcığını daha iyi biliyor.

Yayınlar daha kaliteli olmalı.

TV programları ve bunları yayımlayan TV tarım kanalları çiftçiler benden daha fazla izliyor. Sık sık bitki besin maddelerini soruyor. Hep sonuç görüyorlar.

Bal arısı sonuçlarını da sık sık göstermeli.

Rüzgarla tozlanan çiçeklerde bile bal arısının meyve tutumunu artırdığı tespit edilmiş.

Erkek organ, dişi organ demek sıkmaz.

Anlaşılır bir anlatım:

Erkek organdan gelen polen dişi organ tepesine yapışarak tozlanma gerçekleşir. Dikkat bu döllenme değildir. Dişi organ borusu poleni yumurtalığa iletir. Dişi organ halen canlı ise döllenme gerçekleşir.

Demek ki tozlanmadan sonra bir de polen yumurtalığa ulaşacakmış. Aradan geçen bir süre var. E peki polen, çiçek açınca ilk günden mi geldi dişi organın tepesine yapıştı?

Hayır, yağmur yağdı 3 gün gitti, 7 gün bulut vardı hava serindi arı kısıtlı çalıştı. çiçeğin 3 gün ömrü kaldı.

Havada normalden sıcak gitti, ılık rüzgar esti çiçek kısa yaşadı.

Demek ki tozlanma içinde hava şartları uygun değilse az sayıda arı da yetersiz kalır.

Demek ki çiçek tozlanma süresi de bir yarış.

Tozlanmadan döllenmeye kadar ki süreç karşısında riskleri de göz önünde bulundurmalıyız. Yani meyveci isek arılarımız da olacak. Arımız yoksa arıcıların arısını da koruyacağız.

Bunları basitçe anlatmak kolay. Gerekirse terimi kendi deyimin yap. Yeter ki anlaşılsın.

Terim kullanmak akedemide veya mesleki alışverişte olabilir ama her yerde olmaz.
aa
Problemi anlamak çözümün yarısıdır.

Çevrimdışı Halil BİLEN

  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 22802
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 49
    • http://www.halilbilen.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 350
  • Rakım: Rakım Kirmasti Çayı ile bir.
Ynt: Çiçek ve Polinasyon
« Yanıtla #11 : Aralık 16, 2012, 17:58:48 »
Bu işi bilen çok bilinçli çiftçilerin varlığını da yok sayamayız...

Eskişehir'de ayçiçek zamanı köyüne arıcı gelmesi için Köy Muhtarı (En büyük arazi kendisinde) büyük parça tarlaların başında ve arazide uygun yerlerde arıcılara arılarını indirebilecekleri alanlar bırakıyordu /bıraktırıyordu.

Ve ilgili muhtar arazideki ayçiçek ekimlerini genelde diğer çiftçilerden erken ekiyordu. Bölgede ilk açan çiçekler onun arazilerinde idi...
http://www.halilbilen.com/

http://halilbilen.blogspot.com/

http://www.facebook.com/halilbilen

halilbilen2@hotmail.com


Yola Çıktıklarını, Yolda Bulduklarına Değişirsen; Yolunu Kaybedersin.

Yanlış trene bindiysen, koridorda ters yöne koşmanın bir faydası yoktur.