Gönderen Konu: Arıcı Gözüyle Varroa  (Okunma sayısı 23002 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Halil BİLEN

  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 21963
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 45
    • http://www.halilbilen.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 236 / 2014 Destekleme
  • Rakım: Rakım Kirmasti Çayı ile bir.
Arıcı Gözüyle Varroa
« : Ekim 30, 2012, 20:35:34 »
Çok uzun bir yazı metni olmadan anlatabilmek mümkün değil.
İyi bir başvuru kaynağı olacak bu yazıda kullanılan bilgi, resim ve diğer materyalleri üreten ya da paylaşan tüm arı sevdalılarına ve fotoğraf sanatçılarına teşekkür ile başlayalım.
Hazırlamış olduğumuz Arı Ölümleri ve Varroa ile Mücadele konulu sunumu arıcılarla yapılan bilgilendirme toplantılarında dilimiz döndüğünce 2011 yılı sonlarında anlatmıştık.
En büyük sorunumuzdur derli toplu bilgiyi bir yerde bulmak.
Arıcılar olarak tek ilaç kullandığımız unsur varroa iken, arıcının varroadan bahsetmesi ve seminerler vermesi nedense yadırganır. Hatta yetki tartışması bile yapılır.
Yadırgansa da bilmeliyiz ki arı ölümlerinin çoğalması şeklinde devam eden süreci bir film olarak görürsek, varroa filmin başlarında bir yerlerde mutlaka vardır.
Tam deyim yerindeyse bizim filmimizdeki Tecavüzcü Coşkun, varroadır.



Başlayalım yolculuğa.
Arıcı gözüyle bakabilmenizi istemeyen de çoktur. Sen bizim dediğimizi yapın arıcı olarak, çok işin içine karışmayın. Bu konu biz veterinerlerin ya da biz ziraat mühendislerinin işidir. Arıcı olarak sadece verdiğimiz ilacı kullan.
Biz karışmıyoruz, zaten işin içindeyiz. Dışarıdan birileri elbette karışmasın.



Tüm ülkemizde arıcılık yapabilecek çok uygun yerlerin yanında yüksek verim alınabilecek büyük bir potansiyelimiz varken son yıllarda arılı kovan varlığımız gittikçe azalıyor. Sonbahar aylarında arılı kovan destekleme tespitleri zamanında azami sayıya ulaşan arı işletmelerini bir de kış çıkışı sayalım bakalım.



Üstelik ölümler kış başlarında gerçekleşmeye başlıyor. Ölüm gerçekleşmese bile kadrolar minimuma düşüyor. Minimum kadro ile huzurevi ve yoğun bakım kadrosundan farksız bir durum gerçekleşiyor. Huzurevi’nde halı saha maçı tertip etmek, yoğun bakımda düğün yapmak gibi.



Arıcılar olarak hepimizin bir Einstein durumu da var. Hepimizin bir ölüm sebebi var savunduğumuz.
Kimimiz yaşlı ana arıya, kimimiz sert geçen kışa, kimimiz arıların kaybolmasına ve birçok sebep…
İlaç firmalarının arıları zehirlediğine, olayda arı satan büyük işletmelerin parmağı olduğuna, havadan bazı ülkelerin bilinmeyen bir şeyler attığına kadar…



Sebeplerin en önemlilerinden olan varroadan bahsedelim. Kontrol altına alabildiğimizde arıcılığımızı daha rahat yapabileceğimiz bir dış parazit.
Türk Arıcılığının üzerine çöken bir karabulut. Ama yine de inanmak istemiyoruz.
Yok yok, kesin başka bir şey daha var diye beynin bir kısmı hep zorluyor bizleri…
Varroa tamam da kesin başka bir şey daha var diye hangimiz düşünmedik?


         
Varroa, ayılardan bile daha tehlikeli. Bir yılda varroanın zarar vererek söndürdüğü kovan yanında ayının zararının esamesi bile okunmaz.



Varroa, gözleri olmayan bir dış parazit.
Bize verdiği tüm zararları gönül gözü ile görerek yapıyor.
Bir de gözleri olsa…
O kadar hızlı hareket etmesinin yanında kurtçuklardaki üreme süreçlerini düşününce diğer özelliklerinin geliştiğine hayret etmemek mümkün değil.
Üstelik varroa hala gelişimini sürdüren ve arılara olan uyumunu sürekli geliştiren bir parazit.



Varroa Nedir?

Sadece bal arılarında bulunan, bal arısı kurtçuklarında üreme yeteneğine sahip ve yaşamlarını arı kolonilerinde sürdüren, ülkemizdeki arıcılığı tehdit edecek kadar zararlı bir dış parazittir.


         
Bal arılarında (Apis Mellifera) ilk kez 1960’lı yıllarda görülmüştür.
Aslında ilk görüldüğü arı türü Apis Cerena denilen Hindistan bölgesi arısıdır.
Bugün yaşadığımız hep farklı bölgeye arı sokma ya da bölgeden arı çıkarma merakı eskiden de mevcutmuş.
Apis Cerena bal üretimi düşük bir tür olduğundan, alın size Apis Mellifera denmiş…
O bölgedeki Apis Cerena’lardan da incelemek üzere bölge dışına akademik çalışmalar için çıkarılmış.
Böylece, kendisiyle mücadele edebilen bir türden edemeyen bir türe geçen varroa, arıcılığın başına bela olmaya devam etmektedir.



1975’li yıllarda da ülkemize Trakya bölgesinden giriş yapıyor.


         
Ayçiçeği tablaları, çiçekler içerisinde varroanın arılar arası transfer için en uygun ortamı sunar. Aynı tablada 20 kadar bal arısı aynı anda bulunabilir. Sağlıklı kovanlara en yoğun bulaşıklık ayçiçeği bölgelerinde gerçekleşir.
Varroa’nın Trakya’ya girmesi ile ayçiçeği balı için bölgede bulunan gezgin arıcıların dönüşü ile Anadolu’ya yayılma başlamıştır.

     
     
Trakya’dan Anadolu’ya dönen kolonilerin, aynı yılın sonbaharında Ege ve Akdeniz’e çam balı ve kışlatma için geçişleri ile hızla yayılmıştır.
1977-1978 yıllarında Ege Bölgesinde görülmeye başlamış ve 4-5 yılda tüm ülkeye yayılmıştır.
Mustafakemalpaşa ilçesinde uzun yıllardır arıcılık yapan Sn. Recep Şahin tarafından 1974 yılında Edremit bölgesinden alınan arılarda varroaya rastladıkları bilgisi de verilmektedir. Yılı hatırlamak bazen zor olsa da askerden gelince diye başlayınca…
Belirtilen tarihlerin yaklaşık tarihler olduğunu da kabul etmek gerekiyor akademik verilerde. Arıcıların sahadaki tespitlerinin bilimsel çalışmalara yansıması günümüzde bile çok zor iken…



İlk yıllarda büyük tahribatlar vererek yaklaşık 600.000 koloninin sönmesine sebebiyet vermiştir.

           

Eski arıcıların değişik ortamlarda ve sohbetlerde biz varroaya ilaç bile kullanmazdık demelerinin sebebi aslında varroa ile o yıllarda henüz tanışmadıkları içindir.

     
     
İlk yıllarda varroa tahribatının yoğun olmasının en büyük sebebi ülkedeki kolonilerin yarısının ilkel kovanlardan oluşması idi.



İlkel kovanlarda varroa varlığını tespit edebilmenin zorluğu yanında, o yıllarda mücadele için ülkemizde varroa mücadele ilaçlarının olmaması kayıpların çok olmasına sebep olmuştur.
İlk yıllarda yurtdışı bağlantısı olan arıcılar tarafından getirilen ilaçlar kullanım dozları ve teknikleri bile bilinmeden rastgele kullanılmıştır.


           
Modern kovanların gelişmesi ve çeşitli etken maddeli ilaçlara ulaşma imkânı olmasına rağmen ülkemizin her yanına yayılmış ve günümüzde bile ihmal edildiğinde yüksek oranda koloni sönmelerine neden olabilecek düzeydedir.
http://www.halilbilen.com/

http://halilbilen.blogspot.com/

http://www.facebook.com/halilbilen

halilbilen2@hotmail.com


Yola Çıktıklarını, Yolda Bulduklarına Değişirsen; Yolunu Kaybedersin.

Yanlış trene bindiysen, koridorda ters yöne koşmanın bir faydası yoktur.

Çevrimdışı Halil BİLEN

  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 21963
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 45
    • http://www.halilbilen.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 236 / 2014 Destekleme
  • Rakım: Rakım Kirmasti Çayı ile bir.
Ynt: Arıcı Gözüyle Varroa
« Yanıtla #1 : Ekim 30, 2012, 20:42:46 »


Varroa nasıl bulaşır?

Çiçeklere konan bizim arılarımıza, çiçekteki diğer bulaşık arıların üzerinden geçebilir.



Yağmacılık davranışı esnasında işçi arılara bulaşabilir.



Varroa ile bulaşık kolonilerden sağlıklı kolonilere çerçeve transferleri ve koloni birleştirmeleri ile arıcı tarafından bulaştırılabilir.



Kültür bitkilerinin bol bulunduğu bölgelerdeki yoğun bal akımlarında kovan şaşıran işçi arılar tarafından bulaştırılabilir.

             
           
Dışarıdan gelen oğullar da, varroanın bulaşma sebeplerindendir.

     

En önemlisi ise tartışmasız gezgin arıcılıktır.



VARROA ve Yaşam Döngüsü

Ergin arıların üzerinde gördüğümüz canlı varroalar, dişi varroalardır.
Aynı zamanda döllenmiş durumdadırlar. Ergin, döllenmiş, dişi varroalar…

     
       
Arıların üzerinde yaz aylarında 2-3 ay kadar yaşayabilir.



Kış aylarını arıların üzerinde sorunsuzca geçirebilir. Bu durum başlı başına salkımdaki arılar için huzursuzluk sebebidir.



Arıya verdiği rahatsızlığı anlatmak adına güzel bir boyutlandırma…
Düşünsenize sırtınızda bu büyüklükte parazitlerle yaşamı sürdürmek zorluğunu…



Ergin dişi varroalar 1,1-1,2 mm uzunluğunda ve 1,5 – 1,7 mm genişliğinde koyu kızıl renkte olup gözle görülebilmektedir.



Erkek varroalar ise dişilerden daha küçük 0,8 – 1,0 mm boyutlarında soluk kahverengi sarı renktedir.



Dişi varroaların ağız yapıları delici ve emici yapıdadır. Bu durum bizim arılarımıza zarar vermelerinin en büyük sebebidir.
Erkek varroaların ağız yapısı ise spermlerini dişiye aktarabilecek yapıdadır. Beslenemezler. O yüzden çiftleşme sonrası kısa sürede yavru gözü içerisinde ölürler.



Erkek varroaların ölülerini ise polenlikli kovanlarda polen kutularında dikkatlice incelediğimizde görebiliriz.  Beyaza yakın açık renkli varroalar, erkek varroalardır.

             
           
Solunum sistemleri arılardaki gibi trakelerden oluşur. Bu durum hem uçan arının üzerinde hem de yavru gözünde solunum yapabilmesini sağlar.



Ergin dişi varroalar, arı ya da kurtçuklardan uzakta 2-3 günden fazla yaşayamaz.

             
           
Ancak kolay kolay arının üzerinden de düşmezler. Arıların üzerinden ayrılsalar bile tekrar tırmanmaları çok kolay gerçekleşmektedir.



Ergin dişi varroalar arının üzerinde (genelde gövde altında) , arının kanını (hemolenfini) emerek yaşamını sürdürür. Bulaşıklık üst düzeye ulaşmadan arının üzerinde görmek zordur.
http://www.halilbilen.com/

http://halilbilen.blogspot.com/

http://www.facebook.com/halilbilen

halilbilen2@hotmail.com


Yola Çıktıklarını, Yolda Bulduklarına Değişirsen; Yolunu Kaybedersin.

Yanlış trene bindiysen, koridorda ters yöne koşmanın bir faydası yoktur.

Çevrimdışı Halil BİLEN

  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 21963
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 45
    • http://www.halilbilen.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 236 / 2014 Destekleme
  • Rakım: Rakım Kirmasti Çayı ile bir.
Ynt: Arıcı Gözüyle Varroa
« Yanıtla #2 : Ekim 30, 2012, 20:52:44 »
   
       
Varroanın üreme süreci arının doğumu ile başlar. Çünkü dişi varroalar gözden döllenmiş halde çıkarlar.



Ergin dişi varroa, arıların üzerinde üreme öncesi yaklaşık 3 gün beslenir. Bu süre kuluçka olmadığı durumlarda 150 güne kadar çıkabilir.



Ergin dişi varroa, ana arıların üzerinde bile yaşamını sürdürebilir. Virüslerin yayılması konusunda tehlikeli bir durumdur.



Ergin dişi varroa, üremek üzere 5 – 5,5 günlük kurtçukların bulunduğu gözlere girmeye başlar ve…


     
Göze girmeler, gözlerin kapanmasına erkek yavru gözlerinde 40 saat, işçi yavru gözlerinde 20 saat kalana kadar devam eder.



Göze giren dişi varroa kurtçuğun besini altına yerleşir ve orada beslenir. Arıcı olarak göze giren varroayı kontrollerde göremeyiz.


   
Varroaları, sığınak ortamına yine bizim arılarımız kapatırlar.



Göz kapandıktan yaklaşık 4 saat sonra dişi varroa, üreme yeteneği kazanabilmek için kurtçuğa yerleşir.


     
Kurtçuktan beslenme sebebi ise üreme yeteneğine kavuşması için gereken Juvenil (Gençlik hormonu) hormonuna sahip olmaktır.


           
Juvenil hormonu, en yüksek oranda erkek kurtçuklarında bulunmaktadır.



Beslenmeye başlaması ile birlikte zarar verme süreci de başlar.



Kurtçuk üzerinde beslenen ve üreme yeteneği kazanan anaç varroa gözün kapanmasından 60-70 saat sonra ilk yumurtalarını bırakmaya başlar.


           
İlk yumurta erkek varroa yumurtasıdır. Arılar gibi varroa erkeği de dölsüz yumurtadan ürer.


     
Dişi anaç varroa, ilk yumurtadan sonra 30 saat aralıklarla döllü varroa yumurtalarını yumurtlar.



Dişi anaç varroa, toplamda bir göze 4 – 6 adet yumurta bırakır.



Göz içerisinde erkek varroa 6,5 – 7 günde ergin hale gelir.


       
Dişi varroalar ise 5 – 6 günde ergin hale gelirler. Erkek varroa ile ilk dişi aynı anda…



Ergin hale gelen dişi varroalar, arı doğmadan göz içerisinde kardeş kardeşe çiftleşirler.



Erginleşen tüm dişi varroalarla çiftleşen daha doğrusu spermlerini dişiye aktaran erkek varroa ölür. Bal arılarının erkekleri ile aynı kaderi paylaşırlar.


           
Dişi varroa çiftleşme sonrası erkekten aldığı spermleri ömrü boyunca kullanır.
Zaten ömrü boyunca en fazla 3 kez üremeye giren varroa için gerekli sperm çok fazla değildir.


 
Ergin dişi varroa üremek için 2 tur göze girer. Çok nadiren 3’üncü tur olarak göze girmektedir. Gelişimini sürdüren varroalar eğer bu özellikleri daha da geliştirirlerse çoğalma hızları çok daha da artacaktır.



1 adet ergin dişi varroa ömrü boyunca 11-12 yumurta üretir.


     
Göz içerisinde gelişimini tamamlayan ve çiftleşen ergin döllü genç dişi varroalar, anneleri ile birlikte gözden çıkarlar.


   
Eğer yetiştikleri göz içerisindeki arı kurtçuğu gelişemedi ise varroalar gözden kendileri de çıkabilirler.



Erkek varroalar ve ergin hale gelemeyen dişi varroalar gözde kalırlar ve ölürler.


       
İşçi arı kurtçuğunda genellikle 2 ve nadiren 3 adet dişi varroa ergin hale gelebilmektedir.



Erkek arı kurtçuğunda ise 4 - 5 adet dişi varroa, ergin hale gelebilmektedir.


           
Ana arı kurtçuğunda ise ergin hale gelebilmesi, ana arının doğum süresi kısalığı nedeniyle gerçekleşmemektedir.


       
Ana arı kurtçuğunda ergin hale gelemese bile virüsleri rahatlıkla aktarabilir ve kanatsız ana arılara sahip olabiliriz.


           
Erkek arı kurtçuklarının neden tercih edildiğini anlatmak adına…

İşçi arı kurtçuğuna giren varroanın 2’nci varroayı ergin hala getirebilme şansı % 38 iken, erkek kurtçuğunda 5’inci varroayı bile ergin hale getirme şansı % 63 gibi yüksek bir olasılıktır.
http://www.halilbilen.com/

http://halilbilen.blogspot.com/

http://www.facebook.com/halilbilen

halilbilen2@hotmail.com


Yola Çıktıklarını, Yolda Bulduklarına Değişirsen; Yolunu Kaybedersin.

Yanlış trene bindiysen, koridorda ters yöne koşmanın bir faydası yoktur.

Çevrimdışı Halil BİLEN

  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 21963
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 45
    • http://www.halilbilen.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 236 / 2014 Destekleme
  • Rakım: Rakım Kirmasti Çayı ile bir.
Ynt: Arıcı Gözüyle Varroa
« Yanıtla #3 : Ekim 30, 2012, 21:21:36 »

 
Varroa zararı, göze giren varroanın sayısına ve girdiği gözdeki arının cinsine göre değişir.



Üzerinde 4 – 6 varroa bulunan kurtçuklar gelişme devrelerini tamamlarlar. Daha fazla varroaya maruz kalanlar gelişemezler.
Virüsler devreye girene kadar bu böyle…



Dünyada bir kurtçukta en fazla varroa sayısı rekoru, 54 adet ile şanslı bir erkek arı kurtçuğuna aittir.



En önemli zararı arıların ömrünü kısaltmasıdır.
Varroa, anında öldürmez. Süründürür.



Üzerinde varroa beslenen ve üreyen kurtçuğun ergin olduğundaki ağırlığı yaklaşık %30 kadar düşer.

Varroa ile temas eden kurtçuklarda...

*Abdomenler (Karın Kısmı) kısalır.
*Arı sütü bezleri az gelişir.
*Erkek arılarda sperm üretimi azalır.
*Protein kaybı sonucu uçuş etkinliği düşer.
*Bağışıklık sistemi hasar görür.
*Enfeksiyonlara açık hale gelirler.
*İşçi arılarda öğrenme düzeyi düşer.

Ve yıkıma doğru götüren virüsler…



Göz içerisinde varroaların beslenirken açtığı bölgeler, kurtçuğu virüslere açık hale getirir. Ayrıca varroalar da artık günümüzde virüs taşıyıcısı durumundadırlar.



Elektron mikroskop görüntüleri virüse açık hale gelen bölgeleri gözler önüne seriyor.



Varroalar, arıların kanatlarını yemişler deriz ya…



Kanatsız arılar, varroanın taşıdığı virüsler sebebiyle oluşmaktadır.
Bu bir “Deformasyon Kanat Virüsü” etkisidir.



Varroalar, Kronik Arı Felci virüsünün çoğalmasına neden olur. Arılarda sürünme, titreme ve tüy dökülmesi gibi belirtiler görülür.



Virüsleri taşıyan ya da arıları virüslere açık hale getiren varroa olduğuna göre virüslerle ilgili bir mücadeleye gerek yoktur.



Arı bireylerinin varroa ve virüs hasarları sonucunda kısa süren yaşamları sonucu kolonide kontrolsüz arı kayıpları başlar.



Kolonide kadro hızla düşer.



Kuluçka düzeni bozulur ve yavru bölgelerinde düzensizlikler görülür.

           

Kuluçkanın bakımında zorlanan ama hala temizleme davranışını sürdürebilen kolonilerde özellikle sonbaharda yavru sökmeleri görülür.



Yavru bakımı yapılamaması, çıkan yavruların kaybı ile ana arının sıkıştırılması ve…



Hatta ana arının öldürüldüğü görülebilir.



Kolonideki kadro çöküşünün devam etmesi ile kuluçka bakılamayacak duruma gelir. Yavru çürüklüğü şüphesi duyulacak düzeyde yavru alanı bozulmaları görülür.



Kadronun minimum olması ile birlikte ilk gece sıcaklıkların düştüğü geç sonbaharda yeterli salkım kadrosu oluşturamaz.



Zayıf salkım kadrosunun aşırı bal tüketmesi ve salkımı kaydıramaması sonucu koloni kışı bile göremeden açlık ölümü gerçekleşir.
http://www.halilbilen.com/

http://halilbilen.blogspot.com/

http://www.facebook.com/halilbilen

halilbilen2@hotmail.com


Yola Çıktıklarını, Yolda Bulduklarına Değişirsen; Yolunu Kaybedersin.

Yanlış trene bindiysen, koridorda ters yöne koşmanın bir faydası yoktur.

Çevrimdışı Halil BİLEN

  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 21963
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 45
    • http://www.halilbilen.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 236 / 2014 Destekleme
  • Rakım: Rakım Kirmasti Çayı ile bir.
Ynt: Arıcı Gözüyle Varroa
« Yanıtla #4 : Ekim 30, 2012, 21:36:43 »

           
Varroa ile Mücadele Hazırlıkları

Tüm arıcılık uygulamaları için gerekli olsa da “yeni nesil” varroa mücadeleleri kapsamında da arılığımızda ortamdaki geçmiş sıcaklık takipleri için minimum – maksimum değerleri biz resetleyene kadar gösteren termometreleri bulundurmalıyız.



Gelecek günler için ise, meteoroloji tahminlerini takip etmek arıcılığın olmazsa olmazlarındandır.



“Doz”

Biz Çılgın Türk’ler olarak beceremediğimiz bir olgu.

“Düşük Doz”

Verdiğimiz ilacın etken maddesine direnç gösteren varroa hatları üremesini sağlıyoruz.

“Yüksek Doz”

Yüksek doz sebebi ile de arılarımızı zehirliyor, ana arıyı kısırlaştırıyor aynı zamanda yüksek oranda kalıntıya sebebiyet veriyoruz.

“Süreli Doz”

Son yıllarda ruhsatlı ilaçlarda 4-6 haftalık sürelerle kolonide kalan şeritlerin süre bitiminde koloniden alınmaması sebebiyle düşük doz konusunda yaşanan varroa dirençlerine sebebiyet veriyoruz.

En zor parazit mücadelesi, varroa mücadelesidir.
Varroayı yok ederken kovan içerisindeki tüm değerleri korumak ve kalıntı bırakmamak…



Kovan alacak tüm arıcıların mutlaka polenlikli kovan almaları, varroa mücadelesi için de artık kaçınılmaz bir gerekliliktir.



Komple tel altlıklı kovan sistemlerinden hiç olmazsa 1 adet arılıkta deneme ve kontrol amaçlı da olsa bulundurulmalıdır.



Varroa ile mücadelede etkili sonuç almanın yollarından birisi de bal hasadı sonrası arıları sıkıştırmaktır.



Mum güvesi ile mücadelede gelişmelere ayak uydurmadan iyi bir varroa mücadelesi yapmak da çok zordur.



Derin dondurucu sonrası petekler poşetlenerek, tertemiz biçimde üstelik kalıntı derdimiz olmadan baharı bekleriz.



En iyi varroa mücadelesi aslında ülkedeki tüm kolonilerin sönmesidir.
Bu durumda varroa sorunu biter.



Varroa ile mücadelede artık varroadan tamamen kurtulmak diye bir olgu yoktur. Amaç kontrol altında tutmak ve onu daha az üretmektir.



“29 Ekim 2009 Sivrihisar”
Bozkırın ortasında kayada kendi halinde yaşayan bir koloni…
Varroa bulaşmamış koloni bulmak da artık ülkemizde çok zordur. Yerin dibinde bile.



“29 Mart 2008 Eskişehir-Bolu sınırı Güneyköy Rakım:1310”
Yakın çevrede doğada yaşayan koloniler haricinde hiç koloni yok iken…
Varroa bulaşmamış koloni sisli dağın zirvesinde de yok.



Varroalar için ilaçların etkisinden kurtulmak açısından en iyi sığınak üzerlerine kapatılmış yavru gözleridir.
Sığınakta kalış süreleri de çok uzundur.
Erkeklerde 15 gün / İşçilerde 12 gün



Varroa mücadelesine bal hasadından 10 dakika sonra başlanmalıdır.



Balı hasat eden arıcı, kuluçkalığı düzenlediğinde ilacı kovanı kapatmadan uygun dozda vermelidir.



Varroa mücadelesi büyük bal akımından 1 ay önce sonlandırılmalıdır.
Petekler ağarmaya başlayınca…



Büyük bal akım zamanında kullanılacak Varroa ilacı henüz üretilmemiştir.
http://www.halilbilen.com/

http://halilbilen.blogspot.com/

http://www.facebook.com/halilbilen

halilbilen2@hotmail.com


Yola Çıktıklarını, Yolda Bulduklarına Değişirsen; Yolunu Kaybedersin.

Yanlış trene bindiysen, koridorda ters yöne koşmanın bir faydası yoktur.

Çevrimdışı Halil BİLEN

  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 21963
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 45
    • http://www.halilbilen.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 236 / 2014 Destekleme
  • Rakım: Rakım Kirmasti Çayı ile bir.
Ynt: Arıcı Gözüyle Varroa
« Yanıtla #5 : Ekim 30, 2012, 22:07:57 »
Varroa Tespiti

Kolonideki çıkanlı yavrulu ya da kapanmak üzere yavrulu olan çerçevelerden yaklaşık 200 arı tespit için yeterlidir.

Nemsiz pudra şekeri ile arılar zarar görmezler.

1 kavanoza 1 parmak seviyesinde kuru pudra şekeri konulur.

Pudra şekeri üzerine yaklaşık 1 parmak seviyede de işçi arı silkelenir.

Kavanoz çalkalanmadan hafifçe çevirilir.

Daha sonra arıları uçurularak pudra şekeri içerisindeki varroalar sayılır.

Çıkan varroa sayısı önce 10 ile çarpılır…

Daha sonra kolonideki çerçeve sayısı ile çarpılır ve arının üzerindeki varroa sayısı bulunur.

Örneğin 8 çerçeveli bir kolonide pudra şekerine 3 varroa düştü ise yaklaşık 240 varroa mevcuttur kolonide.

İlaç uygulamaları sonrası da durum tespiti yapmak gerekir.



Mücadelede yaptığımız hatalardan birisi de ilaç uygulamaları sonrası ölen varroalara endekslenerek, kolonide ne kadar canlı varroa kaldığını bilmemektir.



4 ay süren yavrulu dönemde 1 dişi varroa, erkek arı kurtçuğu yoğun olan bir kolonide süre sonunda hiç müdahale edilmediğinde 20.000 adete ulaşabilmektedir.



Son yıllar varroa bulaşıklık düzeyine bakıldığında bölgemizde (Ülkemizde) varroa mücadelesi yapmak üzere varroa tespitine gerek yoktur.



Varroa ile mücadelede kullanılan hiçbir ilaç ya da ilaç benzeri üründe etikete ya da firmaya endekslenmeyeceğiz.



Bilmemiz gereken sadece etken maddelerdir…

Ruhsatlı İlaçların Etken Maddeleri

Amitraz (Yağda Eriyen)

Flumetrin (Yağda Eriyen)

Kumafos (Yağda Eriyen)

Timol (Uçucu Yağ)

Formik Asit (Suda Eriyen)

Oksalik Asit (Suda Eriyen)

İlkbaharda zamanında en az 2 ve Sonbaharda zamanında en az 2 etken madde kullanmayan arıcıdan koloni çökmesi hikâyeleri dinlemeye hazır olun.

Etken Maddelerin Çalışma Sistemleri

Temas (Kontakt) ve Sistemik (Oral Yolla Kana Geçen)

Temas (Kontakt) Çalışma Sistemi


Kovan içerisine verilen etken madde emdirilmiş materyale arıların dokunması ya da kovan içine verilen etken maddenin kovan içindeki tüm arılara ve dolayısı ile varroalara teması sonrası etken madde çalışmaya başlar.

Sistemik (Oral Yolla Kana Geçen) Çalışma Sistemi


Kovan içerisine verilen, içerisinde etken madde bulunan sıvı veya katı maddeleri arıların yemesiyle etken maddenin arının kanına (hemolenfine) geçmesi sonrası arının üzerindeki ergin varroaların beslenmesi sonucu etkilenmesi ile çalışır. 
http://www.halilbilen.com/

http://halilbilen.blogspot.com/

http://www.facebook.com/halilbilen

halilbilen2@hotmail.com


Yola Çıktıklarını, Yolda Bulduklarına Değişirsen; Yolunu Kaybedersin.

Yanlış trene bindiysen, koridorda ters yöne koşmanın bir faydası yoktur.

Çevrimdışı Halil BİLEN

  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 21963
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 45
    • http://www.halilbilen.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 236 / 2014 Destekleme
  • Rakım: Rakım Kirmasti Çayı ile bir.
Ynt: Arıcı Gözüyle Varroa
« Yanıtla #6 : Ekim 30, 2012, 23:29:48 »
Ruhsatlı İlaçların Etken Maddeleri

Flumetrin (Sentetik piretroid)

Aynı etken madde bit, kene, pire, sivrisinek, hamamböceği, akrep, karıncalara karşı kullanılıyor.



Flumetrin, temas (sürtünme) ile varroaya etki eder.



Etken maddeye temas sonrası varroanın hücrelerinin sodyum kanallarının açılarak uzaması sonucu felç ve sonrasında ölüme neden oluyor.



Ayrıca sinir hücrelerini etkileyerek huzursuzluk, çırpınma ve felç sonucunu doğuruyor.



Flumetrin uygulaması sonrası polen kutularında veya telli altlıkların ızgaralarında canlı ama sırtüstü titreyen varroalar görülebilmektedir.

Flumetrin Uygulama Zamanı 

*Büyük bal akımından bir ay öncesi ve bal hasadı sonrası her dönemde kullanılabilir.

*Ergin varroalara etki ettiğinden yavrusuz dönemde eğer arı da hareketli ise çok daha etkili sonuçlar verir.

*Piretroid türü ilaçların en etkili süresi 4 hafta olduğundan bu süre sonunda şeritler koloniden mutlaka alınmalıdır. Azami süre ise 6 haftadır.



*Silikon ya da ahşap şeritlerin yavrulu alana değdiği yerlerdeki yavrulu bölge hasarlanmaktadır. Mümkün olduğu kadar ön tarafa konulmalıdır.

Flumetrin Etken Maddeli Ruhsatlı İlaçlar

Varostop



*Kutuda her bir şerit 3,6 mg Flumetrin içeren 10 ahşap şerit
*Üretici Firma: Primavet  (Bulgaristan)
*Ruhsat Sahibi Firma: Lavita

Varostop Doz

*Ortalama 2,5 çerçeve arıya 1 şerit
2-3 çerçevelik koloni:   1 şerit
4-5 çerçevelik koloni:   2 şerit
6-7 çerçevelik koloni:   3 şerit
8-10 çerçevelik koloni:   4 şerit

Fluvar

*Kutuda her bir şerit 3,6 mg Flumetrin içeren farklı sayıda ahşap şeritler
*Üretici Firma: Biyoteknik
*Ruhsat Sahibi Firma: Biyoteknik
*İlgili firma ile yapılan iletişimde ve internet ortamında görsel elde edilememiştir.

Fluvar dozu Varostop’ta olduğu gibidir.

Bayvarol



*Kutuda her bir şerit 3,6 mg Flumetrin içeren 20 silikon şerit
*Üretici Firma: Bayer
*Ruhsat Sahibi Firma: Bayer

Bayvarol Doz

Prospektüste 7-8 çerçevelik koloni: 2 şerit
Daha güçlü kolonilere 4 şerit yazsa da… (Varostop’ta olduğu gibidir.)

*Ortalama 2,5 çerçeve arıya 1 şerit
2-3 çerçevelik koloni:   1 şerit
4-5 çerçevelik koloni:   2 şerit
6-7 çerçevelik koloni:   3 şerit
8-10 çerçevelik koloni:   4 şerit

Flumetrin Hakkında Uyarılar

*Arıcılar arasında yaygın biçimde kullanılan, kulaktan dolma bilgilerle büyükbaş hayvanlar için üretilen Flumetrin etken maddeli ucuz ilaçlardan yapılan kartona-mukavvaya emdirilmiş ürünler kullanılmamalıdır.

*Uygun doz ayarı yapılamaması ve diğer hayvanlar için üretilmiş etken maddeyi taşıyıcı malzemeler arı sağlığını etkileme ihtimali sebebiyle Flumetrin’e dirençli hatların oluşması ve arıların sağlığının bozulması gerçekleşmektedir.

Kumafos (Organik Fosfor İnsektisit)

Aynı etken madde sığır, koyun, kedi ve köpeklerdeki parazitlere karşı kullanılıyor.



Kumafos sistemik olarak varroaya etki eder.



Etken maddenin arıların birbirlerini temizleme davranışıyla vücuduna girmesi ile varroanın arının üzerinden beslenmesi sonucu varroaya geçer.



Etken maddeyi alan varroada felç gerçekleşir ve sonunda ölür.



Yüksek dozda Kumafos kullanıldığında zehirlenme sonucu ergin arı ölümleri görülebilmektedir.

Kumafos Etken Maddeli Ruhsatlı İlaçlar

Perizin



*20 ml ve 50 ml %3,2 Kumafos içeren şişelerde (1 ml Çözeltide 32 mg Kumafos)
*Üretici Firma: Bayer
*Ruhsat Sahibi Firma: Bayer

Perizin İlacının Hazırlanması



*Her 1 ml ilaç / 50 ml Su ile karıştırılarak (ilaç) kullanıma hazır hale gelecektir.
*20 ml şişe için 1 litre su…
*50 ml şişe için 2,5 litre su…
*Arısı az olanlar ise ilaç şişesinden şırınga ile istediği miktarda çekerek 1/50 oranında sulandırabilir.

Kumafos Uygulama Zamanı

*Büyük bal akımından bir ay öncesinde uygulama mutlaka bitirilmelidir ve bal hasadı sonrası kullanılabilir.
*Ergin varroalara etki ettiğinden yavrusuz dönemde çok daha etkili sonuçlar verir.
*Arılar ilaçlama esnasında ıslandıklarından birbirlerini temizleyecek kadar hareketli olmalılar.

Perizin Doz



*Sulandırılarak hazırlanan çözeltinden arılı  her çerçeve arasına uygun doz aleti ile
ya da şırınga ile 5 cc damlatılır.
*Damlatma esnasında arılar üzerine eşit biçimde dağıtılmasına özen gösterilmelidir.

Perizin Uygulama Sıklığı

*1 hafta arayla 2 uygulama yapılması öneriliyor.
*Bazı arıcılar tarafından hazırlanan çözelti arıların üzerine damlatılması yerine sıvı besleme ürünü ile verilmektedir. Etken maddenin homojen dağılmaması ve sıvı besleme ürününün stoklanabilme ihtimaline karşı önerilmemektedir.

AB Var C



*70 g tablette 400 mg Kumafos (Kurabiye)
*Üretici Firma: Laboratorio BALDAN (Arjantin)
*Ruhsat Sahibi Firma: Biohayat

AB Var C Uygulama Zamanı

*Büyük bal akımından 45 gün öncesi ve bal hasadı sonrası her dönemde kullanılabilir.
*Ergin varroalara etki ettiğinden yavrusuz dönemde çok daha etkili sonuçlar verir.
*Kurabiye 40-45 gün kadar kolonide etkili olmaktadır.

AB Var C Doz


       
*5 çerçeveye kadar kolonilerde: 1/2 tablet
*5 çerçeveden daha güçlü kolonilerde: 1 tablet
http://www.halilbilen.com/

http://halilbilen.blogspot.com/

http://www.facebook.com/halilbilen

halilbilen2@hotmail.com


Yola Çıktıklarını, Yolda Bulduklarına Değişirsen; Yolunu Kaybedersin.

Yanlış trene bindiysen, koridorda ters yöne koşmanın bir faydası yoktur.

Çevrimdışı Halil BİLEN

  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 21963
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 45
    • http://www.halilbilen.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 236 / 2014 Destekleme
  • Rakım: Rakım Kirmasti Çayı ile bir.
Ynt: Arıcı Gözüyle Varroa
« Yanıtla #7 : Ekim 30, 2012, 23:49:05 »
Amitraz (İnsektisit-Böcek öldürücü)

Amitraz, evcil hayvanların dış parazitlerinden bit, pire, kene çeşitleri ve uyuz etkenleri üzerinde birinci derecede etkilidir.

Amitraz nasıl etkiler?



Amitraz, temas (Kontakt) olarak varroaya etki eder.



Etken maddenin kovan içine verilmesi ile varroaların merkezi sinir sistemlerinde etkileşime girerek, nöronal aktivitede artışa ve sonuçta ölüme neden olur.

           

Etken maddeye maruz kalan varroaların üzerinde olduğu arıları daha da rahatsız etmesi sonucu uygulama sonrası uçuş deliğinde fazla sayıda huzursuz arı görülebilir.

Amitraz Etken Maddeli Duman Formunda Ruhsatlı İlaçlar

Varroset

           

*Mukavvaya emdirilmiş 400 mg Amitraz
*Üretici Firma: ArıFarma
*Ruhsat Sahibi Firma: ArıFarma

Varroason

*Mukavvaya emdirilmiş 266,5 mg Amitraz
*Üretici Firma: İlter-İş
*Ruhsat Sahibi Firma: İlter-İş

Vamitrat-VA



*Mukavvaya emdirilmiş 20 mg Amitraz içeren kovan içi yakma şerit
*Üretici Firma: ArıKimya
*Ruhsat Sahibi Firma: ArıKimya

Vamitrat-VA Doz



1 tütsü kağıdı kovan içerisinde 2 çerçeve arasında asılan telde yakılarak kullanılır. Bu işlem esnasında uçuş delikleri kesinlikle kapatılmaz.

Aynı uygulamayı alt polenlik kısmına konulan metal kaplar içerisinde yakarak yapan arıcılarımızda mevcuttur.

Rulamit-VA



*Mukavvaya emdirilmiş 265 mg Amitraz
*Üretici Firma: ArıKimya
*Ruhsat Sahibi Firma: ArıKimya

Amitraz Duman Doz


           

1 tütsü kağıdı boş körükte yakılır. 1 tütsü kağıdı 15 kovana 7-8 pompa şeklinde verilir.

Uçuş deliği kapatılmaz.

1 koloni için 1 uygulama dozu 20 mg Amitraz’dır.

Amitraz Duman Uygulama Zamanı

*Büyük bal akımından 1 ay öncesi ve bal hasadı sonrası her dönemde kullanılabilir.
*Ergin varroalara etki ettiğinden yavrusuz dönemde çok daha etkili sonuçlar verir.
*Arıların hareketli olduğu günlerde verilmesi arıların temizlenmesine yardımcı olur. Salkımdaki arıya verilmemesi önerilmektedir.

Amitraz Duman Uygulama Sıklığı

*4 gün arayla 3 uygulama yapılması önerilmektedir.
*Çok uzun yıllardan beri kullanım kolaylığı ve ucuzluğu sebebiyle tercih edilen Amitraz etken maddeli “duman” uygulamasında hem doza dikkat edilmemesi hem de sürekli kullanılması sebebiyle direnci yükselmiş varroa hatları bugün başımıza bela olmaktadır.

Amitraz Etken Maddeli Şerit Formunda Ruhsatlı İlaçlar

Apivar



*Silikon şeritte 500 mg Amitraz / Pakette 10 şerit
*Üretici Firma: Veto-Pharma (Fransa)
*Ruhsat Sahibi Firma: Civan

Apivar Uygulama Zamanı

*Sonbaharda (bal hasadını takiben) tek tedavi uygulanmasının yeterli olduğu önerilmektedir.
*Gerekli durumlarda 2. tedavi erken İlkbaharda bal akımı başlamadan 3 ay önce uygulanabilir.
*Ergin varroalara etki ettiğinden yavrusuz dönemde çok daha etkili sonuçlar verir.

Apivar Doz



*5 çerçeveye kadar kolonilerde: 1 şerit
*5 çerçeveden daha güçlü kolonilerde: 2 şerit

Apivar Uygulama Süreleri

*Erken baharda şeritler 6 hafta kolonide kalabilir.
*Sonbaharda şeritler 6-8 hafta kolonide kalabilir.
*Şeritleri 8 haftadan daha fazla süre kovanda bırakmadan almalıyız.
http://www.halilbilen.com/

http://halilbilen.blogspot.com/

http://www.facebook.com/halilbilen

halilbilen2@hotmail.com


Yola Çıktıklarını, Yolda Bulduklarına Değişirsen; Yolunu Kaybedersin.

Yanlış trene bindiysen, koridorda ters yöne koşmanın bir faydası yoktur.

Çevrimdışı Halil BİLEN

  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 21963
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 45
    • http://www.halilbilen.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 236 / 2014 Destekleme
  • Rakım: Rakım Kirmasti Çayı ile bir.
Ynt: Arıcı Gözüyle Varroa
« Yanıtla #8 : Ekim 31, 2012, 00:08:22 »
VARROA ve Kalıntı

Veteriner İlaçları Maksimum Kalıntı Limitleri Tebliği

Amitraz: 1 kg balda / 200 µg (µg=mikrogram Gramın milyonda biri)
Kumafos: 1 kg balda / 100 µg (µg=mikrogram Gramın milyonda biri)
Flumetrin: MKL yoktur.*
Formik Asit: MKL yoktur.*
Oksalik Asit: MKL yoktur.*
Timol: MKL yoktur.*

* Eğer bir veteriner ilacı için belirlenmiş bir Maksimum Kalıntı Limiti yok ise bu durumda bu ilacın kalıntısının balda veya petekte bulunmaması gerekir.

AB’ne bal ihracatı yapan ülkelerin, MRL (maximum residue limit) belirtilmemiş ilaçların kalıntıları için, günümüz teknolojisinde genel kabul edilen tespit limiti olan 10 µg/kg sınırına uymaları önerilmektedir.

Kimyasal Kalıntıları Hakkında

*Kumafos’un sadece %24’ü arılar tarafından alındığı için %76’lık bölüm peteklerde birikmeler yapmaktadır.
*Ballarda yapılan kalıntı çalışmalarında limitler altında değerler görülürken aynı etken madde peteklerde İsrail’de 70 kat ABD’de 30 kat gibi yüksek oranda görülmektedir. Peteklerin uzun süre kullanılması ve dönüşümde etken maddenin arınmaması da sebepler arasındadır.
*Yağda çözünen kimyasallara karşı gelişen direnç yanında kalıntılar peteğe, bala ve propolise etki etmektedir.
*Tüketicilerin bilinçlenmesi ile özellikle arı ürünlerindeki kalıntı sorunları gündeme taşınmadan arıcılar olarak tedbirlerimizi almak durumundayız.
*Kolonilerde sentetik, yağda çözünen kimyasallar yerine uçucu yağlar ve organik asitler kullanmalıyız.

**Yavru alanındaki peteklerde kalıntı, ballık peteklerindeki kalıntıdan 12 kat yüksektir.



*Temel petek üretiminde kimyasal kalıntı içermeyen balmumlarımızı kullanmalıyız.
(Dalaklar ve Sırlar)

Özellikle bal hasadında elde ettiğimiz sırlar ile dalakları ayrı biriktirip 3-5 yılda kendi temel peteğimizi ürettirecek kadar ham mum toplamak ana hedeflerimizden olmalıdır.

Kabul etmek gerekir ki hiçbirimiz peteklerimizde kalıntı yoktur diyemez.

Birçoğumuz da bazı şeyleri çok yanlış biliriz… Balmumları temel petek haline getirilirken yüksek sıcaklıkta sterilize edilmiştir ifadeleri belki de rahatlatır bizleri.

Ancak doğrusu da bilinmelidir.

           

Balmumu kazanlarında yüksek ısılarda belirli süre bekletilerek steril hale getirilen mumlarda sadece yavru çürüklüğü etmenleri olan bakteriler yok olur, kimyasal kalıntılar ise homojen biçimde mum içerisinde dağılır. Aynı kazana giren temiz mumlar da kalıntı ile tanışır.

İşte o yüzdendir ki tüketicilere süzme balı tercih etmelerini önermeliyiz…

           

Bu durumun ülke ekonomisine balmumu katkısı da çok yüksektir.

           

Kimyasalların kalıntı sorunları ve varroaların direnç oluşturması sonucunda araştırmacılar tarafından başta Timol olmak üzere uçucu yağlar gündeme alınmıştır.

           

Laboratuvar ortamında 150’ye yakın uçucu yağ denemesi yapılsa da Timol başta olmak üzere az sayıda ürün sahada başarılı olmuştur.

Az kalıntı bırakması ve balın doğasında da bulunması sebebiyle başarı oranı yüksek Timol ve diğer uçucu yağ katkılı ürünlerin kullanımına başlanmıştır.

Timol (Kekik Yağı) (Uçucu Yağ)

Uçucu yağlar organik arıcılıkta önerilen ürünler arasındadır.

Timol nasıl etkiler?



Timol, hem temas hem de sistemik olarak varroaya etki eder.

           

Etken maddenin verilmesi ile varroaların hücre zarlarını ve tüm hücresel çalışmalarını bozarak sonuçta ölüme neden olur. Timol buharı varroaların trakelerine de yakıcı ve öldürücü etkiler yapar.

           

Önerilenden daha yüksek sıcaklıklarda uygulandıklarında kolonide geçici huzursuzluklar görülebilmektedir.

Timol Etken Maddeli Ruhsatlı İlaçlar

Obeson



*Her gram üründe 250 mg Timol 50 gr lık alüminyum ambalajlarda Jel
*Üretici Firma: Sanovel
*Ruhsat Sahibi Firma: Sanovel

Obeson Doz



*Her bir koloniye 1 alüminyum kâse
*İhtiyaç durumuna göre 2 hafta sonra 1 kâse daha verilerek etki süresi 4-5 haftaya kadar uzatılabilir.

Thymoset



*Plastik kutularda 15 gr tozda 7,5 gr timol
*Üretici Firma: ArıFarma
*Ruhsat Sahibi Firma: ArıFarma

Thymoset Doz

*Her bir koloniye 15 gr toz içeren 1 plastik kutu
*İhtiyaç durumuna göre 2-3 hafta sonra 1 kutu daha verilerek etki süresi 4-5 haftaya kadar uzatılabilir.

Ecostop



*6 adet 50 gr Karton Tablet 5 gr timol + 2 ml mentol
*Üretici Firma: Primavet (Bulgaristan)
*Ruhsat Sahibi Firma: Lavita

Ecostop Doz



*5 çerçeveye kadar olan kolonilere ½ tablet
*5 çerçeveden güçlü kolonilere 1 tablet

Api Life Var



*11 gr 2 adet tablet
  %76 Timol 
  %16,4 Okaliptüs Yağı
  %3,8 Mentol
*Üretici Firma: CHEMICALS LIFE(İtalya)
*Ruhsat Sahibi Firma: Safa Tarım

Api Life Var Doz

           

*5 çerçeveye kadar olan kolonilere 1 tablet
*5 çerçeveden güçlü kolonilere 2 tablet

Biyovar-T

*20,8 gr sünger 15 gr Timol
*Üretici Firma: Biyoteknik
*Ruhsat Sahibi Firma: Biyoteknik

Biyovar-T Doz

*5 çerçeveye kadar olan kolonilere ½ sünger
*5 çerçeveden güçlü kolonilere 1 sünger

Timol Uygulama Zamanı

*Uygulama sıcaklığı en az 12 °C ile en fazla 30 °C arasında olmalıdır. Bu aralıklar dışında kullanılması (özellikle 30 °C üzeri) arılara zarar verebilir.
*Büyük bal akımından 1 ay öncesi ve bal hasadı sonrası kullanılabilir.

Timol Kullanımı Hakkında

*Etken madde olan Timol, arıları cezbedici kokular yaydığından kolonileri yağmacılığa açık hale getirir. Tüm arılıkta aynı anda kullanılmalıdır.

*Yağmacılık eğiliminin yüksek olduğu dönemde kullanılacağı için kolonilerin uçuş delikleri daraltılmalıdır.
http://www.halilbilen.com/

http://halilbilen.blogspot.com/

http://www.facebook.com/halilbilen

halilbilen2@hotmail.com


Yola Çıktıklarını, Yolda Bulduklarına Değişirsen; Yolunu Kaybedersin.

Yanlış trene bindiysen, koridorda ters yöne koşmanın bir faydası yoktur.

Çevrimdışı Halil BİLEN

  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 21963
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 45
    • http://www.halilbilen.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 236 / 2014 Destekleme
  • Rakım: Rakım Kirmasti Çayı ile bir.
Ynt: Arıcı Gözüyle Varroa
« Yanıtla #9 : Ekim 31, 2012, 18:49:39 »
Organik Asitler

Kimyasallar ve uçucu yağlarla birlikte gündeme gelmişler ve yurtdışında 1995-1996 yıllarında en etkili yöntemlere ulaşılarak uygun doz ve birçok metot bulunmuştur.

1980’li yıllarda organik asitler, yurtdışı ile bağlantısı olan arıcılarımız tarafından kullanılmış ama emniyet tedbirlerini alamamak ve umursamaz tavırlar dolayısı ile yaşanan kazalar sebebiyle uzaklaşılmıştır.

İnternetin yaygınlaşması ile yurtdışı uygulamalarını takip eden arıcılarla birlikte akademik birimlerin de katkı vermesi ile organik asitler ülkemiz arıcılık gündemine girmişlerdir.

Ucuz olmaları, kalıntı riskinin az olması ve en önemlisi varroaların direnç oluşturamamaları sebebiyle ağırlıkla amatör arıcılar arasında kullanımı yaygınlaşmaya başlamıştır.

İlk yıllarda ilaç firmaları ortaya koymuş oldukları ucuz ve sağlıksız organik asitlerin kullanılmasının doğru olmadığı tavrını değiştirmiş, etken maddeleri organik asitler olan ürünler çıkarmaya başlamışlardır.

İnternet üzerinde yapılan organizasyonlar ile istediğimiz şartlara uygun organik asitleri ürettirebilme başarısını gösterecek hale gelmemiz çok sevindirici.

Formik Asit (Karınca Asidi)



Gıdalarda koruyucu, hayvan yemi hazırlanmasında, deri ve tekstilde, kireç çözücülerde, yapay tatlandırıcılarda ve kozmetikte kullanılır.



Karıncaların kendilerini korumakta kullandıkları ve savunma anında salgıladıkları sıvı ile aynı özelliklerde olduğundan karınca asidi olarak bilinmektedir.

           

Isırgan Otunu Unutun.

Doğada bitkilerde de bulunan formik asit, en belirgin olarak ısırgan otunda bulunur.

Isırgan otunda yakıcılığı formik asit sağlar.

*Formik asit, organik asit olarak adlandırılsa da sentetik olarak kimyasallardan üretilir.

*Yapısı gereği (Suda Eriyen) balmumunda birikmez.

*Süreç içerisinde balda bıraktığı kalıntı buharlaşarak yok olur.

*Balda normalde de doğal olarak eser miktarda formik asit bulunmaktadır.

Formik Asit nasıl etkiler?



Formik asit, buharı ile kontakt (Temas) olarak varroaya etki eder.
 


Formik asit buharının kovan içinde sıcaklık etkisi ile buharlaşmaya başlaması sonucu arıların bu buharı kovan dışında atmak için gösterdikleri havalandırma davranışı ile daha da kovan içine yayılan buhar, varroaların solunum sistemindeki trakelerinde yakıcı etkiler yaparak ölümlerine sebebiyet verir. Kapalı gözler içindeki varroalara da etki ettiği bilgisine rastlansa da akademik literatürde bu anlamda net bir çalışma bulunmamaktadır. Çünkü bu konunun, çalışılması ve doğruluğunun test edilebilmesi çok zordur.

Formik Asit nasıl etkiler?



Formik Asit uygulanacak kolonilerin polenlikli kovanlarda olması koloni sağlığı açısından çok önemlidir.

Formik Asit Çok Tehlikelidir.





Formik Asit, içeriği gereği damlaması halinde açık deride çok yüksek derecede yanıklar yapabilmektedir.



Kimyasal Asitlere dayanıklı eldivenler kullanılmalıdır.

Hiç olmazsa sıvıya dayanıklı 2 eldiven üst üste giyilmelidir.



Formik asit buharının solunum sistemine verdiği zararları ölçmek çok zor olduğundan mutlaka asitlere dayanıklı filtreli maskeler kullanmalıyız.

Formik Asit Tedbirleri

Maske

Koruyucu Gözlük

Eldiven

Bol Temiz Su

Bu tehlikeleri azaltmak adına ilaç firmaları kullanım kolaylığı olan ürünleri piyasaya çıkarmaya başladılar.

Formik Asit Uygulama Sıcaklığı



En düşük ortam sıcaklığı : 14 °C

En yüksek ortam sıcaklığı : 25 °C

Düşük ısılarda buharlaşma gerçekleşmez.

Yüksek ısılarda aşırı buharlaşma sebebiyle ana arı ve işçi arı ölümleri görülebilir.

Formik Asit Temini

Kimya üreticilerinden ve kimya ürünü satan yerlerden temin edilebilir.

Formik asit, ticari olarak % 85’lik formunda satılır.

Formik Asit Uygulama Zamanı

*İlkbaharda büyük bal akımından 1 ay öncesi ve sonbaharda bal hasadı sonrasında kullanılabilir.

*Uygulama süresince en önemli kriterler sıcaklık ve koloni başı dozdur.

Formik asit, süreç içerisinde kovanı terk ettiğinden varroa mücadelesinde kimyasallar kullanılsa bile baldan önceki kullanılacak en son etken madde olmalıdır.

Formik Asit Hazırlama

*Formik asit buharı, havadan ağırdır ve kovanda dibe çöker.

*Formik asit buharı, metalleri paslandırır.

Formik asit sıvısı, bal arılarına değdiğinde tahriş eder.
(Dokunan Arı Ölür.)

%65 Formik Asit Hazırlama



3 ölçek %85’lik Formik asit / 1 ölçek su

1 litre suya 3 litre %85’lik Formik asit katılırsa 4 litrelik %65’lik formik asidimiz olur.

%20 Formik Asit Hazırlama

1 ölçek %85’lik Formik asit / 3 ölçek su

3 litre suya 1 litre %85’lik Formik asit katılırsa 4 litrelik %20’lik formik asidimiz olur.

%85 Formik Asit Kullanımı

*Doz ve uygulama aparatları uygun olduğunda kapalı gözlerdeki varroalara dahi etkili olduğu bilgilerine rastlanmaktadır.

*Mutlaka polenlikli kovanlarda uygulanmalıdır.

Süreç içerisinde uzmanlaştıkça bu oran çok başarılı bir şekilde kullanılabilmektedir.

%65 Formik Asit Kullanımı

*Akademik çalışmalarda ve saha uygulamalarında önerilen %65’lik Formik Asittir.

*Polenliksiz kovanlarda da doza dikkat edilerek kullanılabilir.

Uygulama hatalarını bu oranla en aza indirmek daha kolay olmaktadır.

%20 Formik Asit Kullanımı

*Polenlikli kovanlarda kolonilerin uzun süre kontrol edilemeyeceği durumlarda polenliklere uygun kaplarda verilerek kullanılır.

*Asit buharı, su buharı ile koloniye taşınmaktadır.

Uzun süreli uygulama olduğundan hava sıcaklığı artışı riskleri içerir.

Sezonluk Formik Asit Uygulama Dozu

İlkbaharda
Toplamda En Fazla 80 cc

Sonbaharda
Toplamda En Fazla 80 cc

Yılda
Toplamda En Fazla 160 cc geçmemelidir.

%65 ya da %85 Formik Asit Uygulama

Arı mevcuduna bakmadan tek katlı kovana

1 uygulama dozu (Haftada 4 gün)

35-50 cc (40 cc)

Günlük doz

8 – 12 cc (10 cc)

İster üst üste, ister bir gün atlayarak…



Asit uygulamaları için mutlaka 60 cc şırınga edineceğiz. Formik asit süreç içerisinde kristalleşme yaptığından her uygulamada mümkünse yenisini kullanacağız.

Eğer yenisini kullanmayacaksak uygulama öncesi ve sonrası mutlaka bol temiz suyla yıkamalıyız.

Asidi kovana verebilmek için daha uygun kapaklı aparatlar henüz üretilmediğinden en uygun ürün hala şırıngadır.



Asit uygulaması ilk denemelerinde, arılık bölümlendirilerek kademeli uygulama yapılmalıdır. Tüm kovanlara aynı anda asit uygulaması yapılmamalıdır. Bu durum bize hem tecrübe kazandırır hem de bir olumsuzluk durumunda arılığın tamamı zarar görmez.

%65 Formik asit hazır.

Şırınga hazır.

Eldivenler takılı.

Maske - gözlük takılı. (Maske ve gözlüğü süreç içerisinde kullanmıyoruz formik asit uygulamalarında ama emniyet emniyettir.)

Körük Yanıyor.

Tedbir amaçlı 1 kova temiz su hazır.

Peki, asidi nereye ve nasıl vereceğiz?



Arıcılıkta çok ileri ülkelerde bile tartışılırken…



Her kovan için 1 tane 30 cc Formik kanallı çerçeve

1 cm genişlik / 1 cm derinlik / 30 cm uzunluk



Arıların dokunmasını engellemek için sinek teli zımbalanıyor.



Şırınga ile 10 cc

(Eğer ahşapta ilk uygulama yapılıyorsa 1-2 gün önceden kanal suyla doldurularak ahşap sıvıya doyurulmalıdır.)

Doz

1.Tur / 4 gün üst üste veya 1 gün arayla öğleden sonra 10 cc

3 gün mola

Koloni-ana arı ve ölü varroa kontrol

Bulaşıklık yüksek kararı verilirse 2. Tur uygulanır.

2.Tur / 4 gün üst üste veya 1 gün arayla öğleden sonra 10 cc

3 gün mola

Koloni-ana arı ve ölü varroa kontrol

Değişik aparatlar



13 cc kapasiteli Portatif PVC Formik Kabı





20 cc kapasiteli Portatif Plastik Formik Kabı

*Plastik ve PVC aparatlarda buharlaşma hızı düşüktür. Bu durumu test etmek adına birkaç kovanda deneme yapmak gerekir. Günlük doz miktarında önemli olan, bir kovana 10 cc formik asit vermek değil günde 10 cc buharlaştırmaktır.

Özellikle ilk uygulamalarda koloni tepkileri formik aside yoğun iken takip eden uygulamalarda tepki düşer.

O yüzden gerekirse plastik aparatlarda kovana verilecek miktar arttırılabilir.

Yine plastik aparatlarda kolonilerin aparatlardaki buharlaşmayı arısakızı ile kapatma davranışlarını iyi takip etmek gerekir. Gerektiğinde temizlenmelidir.

%20 Formik Asit Uygulama



*Polenlikli kovanlarda kolonilerin uzun süre kontrol edilemeyeceği durumlarda polen kaplarında 300 cc. verilerek kullanılır. Plastik polenlikli kovanlar kullanımını gerektirir.

Alttan uygulamalarda varroalar sıvı içerisine düşüp, karıncalar tarafından taşınamadığından daha etkili olduğu izlenimi verir.

Plastik polenlikli kovanlar kullanımını gerektirir.

Hava sıcaklığı arttığında polenlikler geriye çekilerek uygulamaya ara verilmelidir.

Formik Asit Etken Maddeli Ruhsatlı İlaçlar

Forbeevar



*100 gr Plastik şişedeki jelde 65 gr Formik asit
*Üretici Firma: Merkez
*Ruhsat Sahibi Firma: Biohayat

Forbeevar Doz

           

*Her bir çerçeve üzerine 2 gr (nohut büyüklüğünde) jel. 

Formiset

           

*4,9 ml Formik asit emdirilmiş kartonlar
*Üretici Firma: ArıFarma
*Ruhsat Sahibi Firma: ArıFarma

Formiset Doz

*5 çerçeveye kadar kolonilere 1 şerit
*5 çerçeveden güçlü kolonilere 2 şerit

ArıFor

*6 gr formik asit emdirilmiş pad
*Üretici Firma: Biyoteknik
*Ruhsat Sahibi Firma: Biyoteknik

Arıfor Doz

*5 çerçeveye kadar olan kolonilere 1 pad
*5 çerçeveden güçlü kolonilere 2 pad
http://www.halilbilen.com/

http://halilbilen.blogspot.com/

http://www.facebook.com/halilbilen

halilbilen2@hotmail.com


Yola Çıktıklarını, Yolda Bulduklarına Değişirsen; Yolunu Kaybedersin.

Yanlış trene bindiysen, koridorda ters yöne koşmanın bir faydası yoktur.

Çevrimdışı Halil BİLEN

  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 21963
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 45
    • http://www.halilbilen.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 236 / 2014 Destekleme
  • Rakım: Rakım Kirmasti Çayı ile bir.
Ynt: Arıcı Gözüyle Varroa
« Yanıtla #10 : Ekim 31, 2012, 21:04:44 »
Oksalik Asit


           
Kristal yapılı, beyaz renkli ve suda çözünebilen organik asittir.

Mermer ve deri sanayinde aşındırıcı, kuru temizlemede beyazlatıcı olarak kullanılır.

Balın yapısında da eser miktarda doğal olarak bulunur.

*Oksalik asit, organik asit olarak adlandırılsa da sentetik olarak kimyasallardan üretilir.

*Yapısı gereği (Suda çözünen) balmumunda birikmez.

*Arılarda varroa mücadelesinde, Oksalik Asit-Dihidrat kullanılması gerekmektedir.

*Formik asit gibi buharlaşmadığı için balda tat kalıntısı bırakabilmektedir.

*Balın kalitesini etkilememek için sonbaharda uygulanması önerilmektedir.

*Varroaya karşı sonbaharda uygulanan Oksalik asidin gelecek mevsim balda kalıntıya etkisi bulunmamaktadır.

Oksalik Asit nasıl etkiler?





Oksalik asit, hem damlatma yöntemi hem de sublimleşme (buhar) yöntemi ile kontakt (temas) olarak varroaya etki eder.

             
           
Oksalik asit; varroaların yumuşak dokularını, tüycüklerini, beslenme organlarını ve beslenme organı alt ve üst kısmında bulunan merkezi sinir sistemini tahriş ettiğinden yaşamsal fonksiyonlarını süreç içinde kaybederek ölür.

Oksalik Asit Damlatma

Oksalik asit damlatma uygulamasının amacı, kışa girişte kolonide savaşım sonrasında kalan varroaların yok edilmesini hedeflemektedir.

Yılda 1 kez

Yavrusuz dönemde uygulandığında %95 ve üzeri etkinlik gösterdiğinden kışa giriş öncesi tek uygulama öneriliyor.

Tek uygulama önerilmesinin en büyük gerekçelerinden birisi de damlatma yönteminde arılar asitli şurubu temizleme davranışı gösterdiklerinden bünyelerine asidin girmesinden dolayıdır. Oksalik asit, arılar tarafından yüksek dozda tüketilmemelidir.

Oksalik Asit Damlatma Uygulaması

Yavrunun bittiği ve henüz başlamadığı dönemde…

Arı uçuşu yok ve koloni salkımda.

Arı Diski



Salkıma geçmiş arıda, çerçeve arasındaki her arı topluluğuna arı diski denilir.

Oksalik Asit Damlatma uygulamasında Arı diski sayısı esas alınır.

Salkımda 3 arı diski ve daha az kadrosu olan zayıf kolonilerde oksalik asit damlatma uygulaması riskler içerir.

Zayıf kolonilerde yapılması zorunlu ise doz düşürülmelidir.

%4 Oksalik Asit Çözeltisi Hazırlama



1 litrelik şişeye

40 gr Oksalik Asit Dihidrat

400 gr Toz Şeker (Bulaşma ve yapışma etkisi için)

Geri kalan bölüme ılık su doldurulur.

Çalkalanarak çözelti hazır hale getirilir.

1 litre %4’lük çözelti 200 çerçeveliktir.

%4 Oksalik Asit Damlatma Uygulaması

%4 Çözelti ılık halde hazır.

Şırınga hazır.

Eldivenler takılı.

Körük Yanıyor.



Her arı diskine 5 cc çözelti ılık halde iken, arıların üzerine damlatılır.



Arılar birbirleriyle olan temaslarında asidi birbirlerine bulaştırıyorlar ve böylece bütün arılara dağılmış oluyor.



Doz aşımında özellikle zayıf kolonilerde kadro kayıpları gözlemlenebilir. En doğru dozu arıcı süreç içerisinde tecrübe kazanarak bulmaktadır.

Oksalik Asit Buharlaştırma

*Oksalik asit damlatma ile varroalara ulaştırılmaya çalışılan oksalik asidin buhar halinde verilmesi çalışmaları da 1990’lı yıllarda hız kazanmıştır.

*Buharlaştırma için çok sayıda aparat geliştirilmektedir.

*Oksalik asit damlatma esnasında tehlikesi az olan uygulama, buharlaştırma ile tehlikeli hale gelmektedir.

*Oksalik asit buharı, insanlar için çok boğucu ve yakıcıdır.



Kesinlikle maske, uygun filtre ve eldiven kullanılmalıdır.

Filitreler özellikle organik asit korumalı olmalıdır.

Aparatlar



Tekli Aparat

           

6’lı aparat



*Langstroth kuluçkalıklarında arı gücüne bakılmaksızın 2 gr oksalik asit dihidrat buharlaştırılır.



Oksalik buharlaştırma uygulaması bal dönemi hariç her dönemde birden fazla uygulanabilir.



*Arı uçuşunun en az olduğu günler ve saatler tercih edilmelidir.

           

*Polenlikli kovanlarda polenlikten buharlaştırma ile arıların sıcak boru ile temasları da önleniyor.



*Kovan arkasından 3-4 çerçeve arasına gelecek şekilde aparat borusunun girebileceği ebatta delikler delindiği uygulamalar da görülmektedir. Bu durumda da arılar pürmüz ateşinden huzursuz olmayacaklardır.

           

*Oksalik buharı ince tabaka halinde tüm arıları homojen biçimde kaplamakta ve arı üzerindeki varroalara etki etmektedir.



*Oksalik buharı ile ilgili çalışmalar akademik çalışma yapılan uygulama arılıklarında da kullanılmaktadır.

*Oksalik asit buharı uygulamaları birden çok yapılacaksa 3-4 gün arayla yapılmalıdır.

*Oksalik asit uygulaması sonrası varroa ölümleri 3. günden sonra yoğunlaşır. İlk günlerde seri ölümler görülmez.

Oksalik Asit Etken Maddeli Ruhsatlı İlaçlar

Oxbeevar

*100 gr Oksalik asit

*Üretici Firma: İlteriş

*Ruhsat Sahibi Firma: Biohayat

*Doz ve kullanımı oksalik asitte arz edildiği şekildedir.
http://www.halilbilen.com/

http://halilbilen.blogspot.com/

http://www.facebook.com/halilbilen

halilbilen2@hotmail.com


Yola Çıktıklarını, Yolda Bulduklarına Değişirsen; Yolunu Kaybedersin.

Yanlış trene bindiysen, koridorda ters yöne koşmanın bir faydası yoktur.

Çevrimdışı Halil BİLEN

  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 21963
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 45
    • http://www.halilbilen.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 236 / 2014 Destekleme
  • Rakım: Rakım Kirmasti Çayı ile bir.
Ynt: Arıcı Gözüyle Varroa
« Yanıtla #11 : Ekim 31, 2012, 21:22:20 »
Ruhsatlı İlaçlar Hakkında

*Ruhsatlı ilaçların neredeyse tamamı yüksek bedelleri ile bizlerin belini büküyor.

*Ancak koloni kayıplarımıza ve zayıf kadrolarımıza bakıldığında ruhsatlı ilaçlar olmadan da başarmak mümkün değil.

*Ülkemizde koloni başı teşvik uygulamasının kaldırılarak varroa mücadele ilaçlarının toplu temin edilmesi konusunda çalışmalar yapılmalıdır.

*Arı Yetiştirici Birlikleri tarafından, birlikte hareket etme gücünü kullanarak uygun şartlarda ilaç temini konusunda çalışmalar yapılmalıdır. Ama nedense bazı birliklerde arıcı üyelerini yolunacak kaz modunda görmeye devam ediyorlar.

Bizler ne yapabiliriz?

Koloni teşvikinden gelen tüm meblağı varroa mücadelesi için harcamaya özen gösteririm ve bunu şiddetle sizlere de tavsiye ederim.

30 arısı olmayanlar ise Voltran yapsınlar.

Kesinlikle ilaç paraları devletten gelir.

Birlik olmak böyle bir şey olmalı zaten. Ancak yine bazı birliklerin giriş ve yıllık aidatları çok uçuk miktarlarda olduğundan 30 koloniden gelecek destek ile birlik giderleri bile karşılanamamaktadır.

Yardımcı Varroa Mücadeleleri

Kimyasal olmayan ve kalıntı riski taşımayan uygulamaların sonucunda elde edilen başarı oranı %80’den daha düşük ise yardımcı varroa mücadelesi kapsamında değerlendirilmelidir.

Tek başlarına başarı sağladığını düşünmek ise varroayı tanımamak demektir…

Tütün

Çam yaprağı

Sarımsak

Pelin

Ada çayı

Kimyon

Kekik

Okaliptüs

Ardıç

Nane

Pireotu

Ceviz

Lavanta

Turunçgiller

Bitkiler, yaprakları, kabukları ve diğerleri…

En yüksek başarı oranı % 75 civarı…

Bal Akımında Varroa Mücadelesi



Varroanın erkek arı gözlerini daha fazla tercih ettiği gerçeğinden hareketle.

Sır tarağı ile erkek kurtçukları sökmek…



Erkek arı kurtçuğu yapılmış bölümleri kesip atmak…



Güçlü kolonilere boş çerçeve vererek, arıya erkek arı peteği ördürüp yavruyu kapatınca alıp imha etmek…



Erkek arı kurtçuklarını imha etmek üzere kasnak çerçeveler daha az mum harcanması açısından çok başarılı sonuçlar vermektedir.



Ana arının 1 ya da 2 çerçevelik kafeslere alınarak yavrularını kapattığında ilgili çerçevelerdeki yavruların iptal edilmesi…



Bal hasadının hemen ardından mevcut ana arı tüpe alınarak yavrulamayı kontrol altına almak…



Belirli sürelerde ana arı memesi kontrolü…

7 günde 2 kez meme temizliği (Doğal Arı Sütü)

Ya da 7 gün sonunda tek kontrol.

Bu süreç içerisinde gerekirse ana arı da değiştirilir.

Kesin başarının yolu budur.

21 gün sabredebilmektir.



21 gün sonunda kolonide genç ana arı ve sıfır yavru… Ne ararsanız arının üzerinde…

Zor bir işlem aslında. Ancak hiç olmazsa denemek amaçlı 1-2 kolonide denemek faydalı olacaktır.

Eski ana arıyı 1 hafta sonunda koloniden uzaklaştırıp genç ana arıyı 2 hafta kafeste (tüpte) tutarak koloni yalancılamaz.

Koloni sayısı yüksek arılıklarda uygulanması mümkün değil. Ama az arısı olup ana arısını da değiştirmek isteyen arıcılar için uygulanabilir bir yöntemdir.



Sabit arıcılık yapanlar, uygun etken maddelerle zamanında mücadele yaptığı takdirde bal akımında erkek arı imhası dışında mücadeleye gerek yoktur.



Sabit arıcılıkta erken dönemde yoğun bal akımı gerçekleştiği yıllarda ise erken bir hasat yapılarak diğer hasada kadar geçecek süre göz önüne alarak 2 hasat arası organik asitlerle varroa mücadelesi gerçekleştirilebilir.
http://www.halilbilen.com/

http://halilbilen.blogspot.com/

http://www.facebook.com/halilbilen

halilbilen2@hotmail.com


Yola Çıktıklarını, Yolda Bulduklarına Değişirsen; Yolunu Kaybedersin.

Yanlış trene bindiysen, koridorda ters yöne koşmanın bir faydası yoktur.

Çevrimdışı Halil BİLEN

  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 21963
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 45
    • http://www.halilbilen.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 236 / 2014 Destekleme
  • Rakım: Rakım Kirmasti Çayı ile bir.
Ynt: Arıcı Gözüyle Varroa
« Yanıtla #12 : Ekim 31, 2012, 21:35:17 »
Gezgin Arıcılık ve Varroa Mücadelesi



Gezgin arıcılık vazgeçilmez bir tutkudur.



Bir koloniyi önce Kanola veya Karaçalı’ya…



Sonra Kestaneye



Sonra Ayçiçeğine



Yetmedi üstüne bir de Çam…



Gezdikçe unutuyoruz varroayı… Bal tatlı…

Yaklaşık 4 ay bal akımı ve varroa mücadelesi yok.

Olmamalı zaten…

Tüm bal akımlarına gezdirilmiş, erkek arı gözleri iptal edilmemiş ve varroa mücadelesi yapılmamış bir koloni, kışı bile göremeden çöker.

Ya da...

Maalesef bal akımında bile ilaç kullanan arıcılarla aynı coğrafyayı paylaşıyoruz demektir.

Tüm bal akımlarına aynı kolonileri götürmektense arılığı kademeli bala sürerek kolonileri çok uzun süre mücadelesiz bırakmamak doğru bir arıcılık uygulaması olacaktır.



Baldan vazgeçemeyen arıcılar, erken baharda arı ararlar. Sezonu zamanında bitirmek önemli…

Tüm İl veya İlçe aynı anda ve aynı etken maddeyi kullanmadan başarıyı yakalamak mümkün değil…

Aynı anda aynı etken madde mümkün müdür?

Bu yükselen varroa trendi ile başka çaremiz kalmayacak.

Birlikte hareket etmenin en kolay yollarından birisi bölgesel olarak uygulamaları takvime bağlamaktır.

Birliklerimizin bu konularda acilen çok ciddi çalışmalar yapması gerekmektedir.

Bizler birbirimizin rakibi değil, komple varroanın rakibi olmalıyız.

           

Erkeklerde 15 gün / İşçilerde 12 gün sığınakta olduklarına göre mücadeleden kurtulanı yakalamak adına…

Yavrulu dönemde / Mücadele yapılan günden + 15 gün sonra mutlaka kovanda bir etken madde bulunmalı.

Misafirlere hürmet gerekli…

           

İster sizden çıksın isterse dışarıdan gelsin oğullar kovana konulduğunda ilk işlem olarak varroa mücadelesi yapılmalıdır.

Bu kadar uzun bir konu ile varroa anlatılmaya çalışıldı ama yine de atlanan bir sürü konu olduğu kesin.

En azından bu kaynağı geliştirme şansımız mevcut. Katkı yapan ya da yapacaklara şimdiden teşekkürler…
http://www.halilbilen.com/

http://halilbilen.blogspot.com/

http://www.facebook.com/halilbilen

halilbilen2@hotmail.com


Yola Çıktıklarını, Yolda Bulduklarına Değişirsen; Yolunu Kaybedersin.

Yanlış trene bindiysen, koridorda ters yöne koşmanın bir faydası yoktur.

Çevrimdışı Ahmet Arslan

  • Mustafakemalpaşa/Bursa
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 1935
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 58
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 25
  • Rakım: 72
Ynt: Arıcı Gözüyle Varroa
« Yanıtla #13 : Ekim 31, 2012, 22:00:29 »
Teşekkürler arkadaşım,
H.Bilen Arı Çiftliği sitenizdeki yazıları zor okumuştum,malum yaşlandık artık.
“İnsan dilinin altında gizlidir...” Hz.Ali
 "Bir düşman çok, yüz dost azdır." Kızılderili atasözü
 "Dur, dinle. Hep konuşursan hiç bir şey duyamazsın."Kızılderili atasözü

Çevrimdışı Halil BİLEN

  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 21963
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 45
    • http://www.halilbilen.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 236 / 2014 Destekleme
  • Rakım: Rakım Kirmasti Çayı ile bir.
Ynt: Arıcı Gözüyle Varroa
« Yanıtla #14 : Ekim 31, 2012, 22:06:36 »
Dedim ki hocam okuyamamıştır, bari şöyle büyük büyük yazalım...

Ayrıca oradaki yazılar gerçekten küçük oldu ama büyütmek için kodlarla oynamak lazım, kafayı yemeye çeyrek kalıyor o durumda...

Forumda lazım nasılsa bu bilgiler...
http://www.halilbilen.com/

http://halilbilen.blogspot.com/

http://www.facebook.com/halilbilen

halilbilen2@hotmail.com


Yola Çıktıklarını, Yolda Bulduklarına Değişirsen; Yolunu Kaybedersin.

Yanlış trene bindiysen, koridorda ters yöne koşmanın bir faydası yoktur.