Gönderen Konu: Nanoteknoloji ve Kullanım alanları  (Okunma sayısı 6316 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İsmail ZEHİR

  • İsmail ZEHİR
  • Pupa
  • ***
  • İleti: 219
  • Yer: Eskiekin Köyü/ ÇORUM arılığın yeri
    Yaş: 39
  • Hayat güzellikler yaşarken iyi ise öyle kalsın...
  • Arıcılık Şekli: Meraklı
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 800 civarı
Ynt: Nanoteknoloji ve Kullanım alanları
« Yanıtla #15 : Aralık 25, 2011, 02:01:29 »
En azından etkisinin % 99 olduğunu iki araştırma ensitüsü araştırıp bulana kadar verdiğimiz her kimyasal arılarımızın katledilmesi demektir bence..
Adamı adam yapan yürek, değil kalbidir.Yeri geldiğinde herkez yüreklenir.

Çevrimdışı BeeHakan

  • Hakan Kalinyaprak
  • Günlük Yumurta
  • *
  • İleti: 25
  • Yer: Viyana
Ynt: Nanoteknoloji ve Kullanım alanları
« Yanıtla #16 : Mart 01, 2012, 16:27:11 »
Siteye yeni üye oldugum icin tüm iletileri okuyordum, Nanoteknoloji konusu gözüme takildi. (kusura bakmayin almanca klavyeden ancak bu kadar türkce yaziliyor)

Nanoteknoloji konusunda su an avrupada daha yeni yeni "karsi sesler" yükselmeye basladi. özellikle vurgulanan konu, bu teknolojiye dair henüz uzun süreli arastirmalar ile her hangi bir yan etkisinin olmadigina vede olmayacagina dair garanti verilemeyisi.
nano parcaciklari cok kücük oldugundan (özellikle cok fazla alanda bakteri ve virüslere karsi kullanilmak istenen gümüs parcaciklarinin) insan ve hayvan vücudunda neler yapabileceginin yeterince incelenmemis olmasi, en önemli faktör bence. bu parcaciklar hücrelerin arasindan rahatlikla gecebilecek kadar kücük. bence yeterince incelenmemis, sagliga yarari/zarari tam olarak bilinmeyen maddelerden uzak durulmali diye düsünüyorum.

saygilar,
Hakan

Çevrimdışı Murat Çakır

  • Murat Çakır
  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3906
  • Yer: İstanbul
    Yaş: 49
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 63
Ynt: Nanoteknoloji ve Kullanım alanları
« Yanıtla #17 : Mart 01, 2012, 18:05:33 »
Hakan Bey,

Öncelikle aramıza hoş geldiniz diyorum.

Ülkemizde internetin yaygınlaşmasıyla birlikte, teknolojik olanakların arıcılıkta da kullanılmasına karşı ilgi artmaya başladı.

Arıcıların bu ilgisi, sektörün kârlı bir pazar haline gelmesine neden oluyor.

Nano teknoloji ve gümüş konusunda ben epey bir Türkçe kaynak araştırdım.

Genellikle birbirinden copy-paste yapılmış sınırlı sayıda bilgi var.

Bu konuyla ilgili yabancı kaynaklarda toplum sağlığını ilgilendiren, bilimsel verilere dayalı bilgileri bizimle paylaşırsanız seviniriz.

Gümüş ve antibakteriyellik konusunda Türkçe kaynakları tarattığımda enteresan bilgiler ortaya çıkıyor, ben yorumu okuyanlara bırakarak, biraz uzunca bir derleme yapmak istiyorum.

ŞİFACILIKTA GÜMÜŞ.


- İnternette Kollaidal Gümüş diye aratırsanız, gümüşün insan sağlığına faydalarını anlatan yüzlerce pazarlama sitesine ulaşıyorsunuz. Hepsindeki ortak bilgi, gümüşün Mısır, Eski Yunan gibi medeniyetlerde sağlık amacıyla kullanıldığı.

Ayrıca 1940'lı yıllara kadar gümüş antibakteriyel olarak insan sağlığında kullanılmış. Daha sonra antibiyotiklerin ucuz ve yaygın üretilmesi sonucu gümüş kullanımından vazgeçilmiş.

Niye vazgeçildiği sorusunun cevabı hakkında bir sürü spekülasyon var. Şifalı gümüş suyu satan sitelerin ortak teorisi, çok para kazanma heveslisi ilaç şirketlerinin engellemelerinden dolayı toplum kullanmaktan vazgeçmiş.

Sağlıkçılar ise bu konuda tam tersini söylüyor.

"Kolloidal gümüşün sınırlı antibiyotik etkisi her ne kadar in vitro (petri kaplarında) gözlemlense de in vivo (canlı varlıkta) etkisinin sınırlı, düşük ve güvenilmez olması 1930'lu yıllardan sonra kullanımından vazgeçilmesine neden olmuştur." şeklinde bir bilgi var.

Gümüş ve sağlıkta kullanımıyla ilgili, 650 ayrı hastalığı tedavi ettiği bilgisi bazı sitelerde var. Tahmin edebileceğiniz gibi bu sitelerin hemen hepsi şifalı gümüş suyu pazarlayanlar.

Araştırma yaparken, 650 hastalığın tedavisinde kullanıldığı bilgisine bir yüksek lisans tezinde rastlayarak epey şaşırdım :)

Kaynakçasına baktım ilgili paragrafı, http://all-natural.com  isimli bir siteden almışlar.

Site klasik şifacılık sitesi, Ahmet Maranki mantığının versiyonu.

Kaynakları tararken başka enteresan bir site linkine denkgeldim.

http://www.quackwatch.org/...s/phonyads/silverad.html

Bu site dünya çapında ve tarih boyunca özellikle sağlık alanında yapılmış olan dolandırıcılık ve sahtekarlıkları raporluyor.

Gümüşün hastalık tedavisinde kullanımı da bu sitede çağın en büyük sahtekarlıklarından birisi olarak anlatılıyor.

Bu sitede ve başka kaynaklarda, kollaidal gümüşün uzun süre kullanımının deride gümüş tuzlarının birikmesi nedeniyle deri renginin maviye dönüşmesine ve böbreklerde hasara neden olabildiği anlatılmış.

Bununla ilgili verilmiş olan örnek vakalar da var.

Aşağıdaki site uzun süre gümüş kullanmış insanların gördükleri zararlardan örnek veriyor.

http://www.webanstrich.de/rosemary/argyriaphotos.html



PAZARLAMADA NANO TEKNOLOJİ VE GÜMÜŞ

Nano teknoloji ve gümüş kelimelerini arattığınızda yüzlerce ürünle karşılaşıyorsunuz.

- Ayağı mantar  yapmayan ve kokutmayan çorap,
- yemeği ekşitmeyen  tencere,
- antibakteriyel cilt kremi,
- nano teknolojili temizlik bezleri,
- nano teknolojili dezenfenktanlar,
......

Liste böylece uzayıp gidiyor.

İşin ilginç yanı, binlerce ürün ve yüzlerce şirket arasında adı tanıdık olan hiç birisine rastlamıyorsunuz.

Ülkemizde Ar-ge çalışmalarına milyon dolarlık bütçeler ayıran yüksek teknoloji şirketleri sanki bu teknolojiyi keşfetmemiş gibiler.

Adı sanı duyulmayan küçük işletmeler ise nano teknoloji konusunda büyüklere fark atmış görünüyor :)

Diğer ürünlerin ayrıntılarını çok bilemiyorum, fakat nano teknolojili dezenfenktan ürünlerin içeriklerinde aynı zamanda hidrojen peroksit ve benzeri kimyasalların olması dikkat çekiyor.

ARICILIKTA NANO TEKNOLOJİ VE GÜMÜŞ

Şifacılık, kokutmayan çorap derken, nano teknoloji ve gümüşü son 1 yıldır ülkemizde arıcılıkta da duymaya başladık.

Zaman zaman ülkemizin bazı konularda geri kalmışlığından şikayet ederiz.

Fakat arı hastalıkları nano teknolojik gümüş kelimelerini ingilizce olarak arattığınızda, internette sadece ülkemiz şirketlerini görüyorsunuz.

Bu konuda dünyaya fark atmış bulunuyoruz. :)

Dikkatimi çeken konuları alt alta yazayım, yorumları da siz okuyanlara bırakayım.

- Ülkemizde nano teknoloji ve arıcılık denildiğinde kendi sitesinde 50 liraya, bir TV kanalında 120 liraya pazarlanan bir ürün var.

Sitede ürünün ayrıntıları yok, sadece faydalı olduğu konular yazılmış.

Hacettepe Üniversitesi ilgili bölümünün bir araştırmasıyla sonuçların teyit edildiği belirtilmiş. Fakat ne hikmetse Türkiye'de pazarlanan ve Türk Üniversitesine hazırlatılan rapor ingilizce, okuyunca anlayamadık.

Sektörü iyi bilen bir arkadaşım, ilgili arıcılık ürününün arılar için özel bir üretim olmadığını, genel amaçlı bir ürün olduğunu söyledi.

Fakat bütün ısrarlarıma rağmen genel amaçlı ürünün ne olduğunu anlatmadı.

Sağolsun Google hazretleri bu konuda yardım etti ve hangi ürün olduğunu buldum. :)

http://www.bioshield.com.tr

BioShield markalı bir ürün. Siteye bakınca ürün ayrıntılarını görüyorsunuz.

İlgili arıcılık ürününü satan şirketle, BioShield markalı ürünü satan şirket aynı.

Yalnız bu ürün nano teknolojik üretilmiş ama gümüş içermiyor.

Bu şirket sitesinin sıkça sorulan sorular bölümünde, Hakan Beyin işaret ettiği, Nano Teknoloji Gümüş konusundaki eleştiri var. Aynen alıntılıyorum:

"Gümüş’ün anti-bakteriyel bir özelliğe sahip olduğu asırlardır bilinmekte olan bir gerçektir. Fakat nano boyutta gümüş parçacıkları ve iyonları son bir kaç yılda ortaya çıkmış bir yöntemdir. Fiyat olarak pahalı olmalarının daha ötesinde Gümüş ve benzeri ağır metallerin nano boyutta olmaları halinde çevre ve insan sağlığına zararı olmadığına dair net bir çalışma daha yoktur. Özellikle Greenpeace ve Friends of the Earth gibi çevreci kuruluşlar ve birçok bilimadamı bu ürünlere karşılar. BioShield® teknolojisi ise 1960’lı yıllardan beri güven ile kullanılan ve ağır metal veya zehir içermeyen bir üründür."

- Arıcılık ve nano teknoloji denildiğinde, ikinci ürün ise Sakarya Arıcılar Birliği'nin düzenlemiş olduğu bir toplantıda, Uludağ Üniversitesi akademisyenlerinin yapmış olduğu bir sunumla gündemimize girdi.

İçine nano teknolojik gümüş uygulanmış kovanların antibakteriyel özellik kazandığı, arı hastalıklarının bu kovanlara uğrayamadığı konuları sunumda anlatılmış.

SON TOPARLAMA

Gümüş, nano teknoloji ve antibakteriyellik konusundaki farklı görüşleri okuyunca, olayın ciddi bir spekülatif tarafı bulunduğu görülüyor.

Arıcılar olarak, arı hastalıklarıyla mücadele bizim için çok önemli.

Fakat çevre, insan sağlığı ve güvenli gıda herşeyden daha önemli.

Henüz güvenilir olduğu ya da olmadığı konusunda sınırlı araştırmalar yapılmış, sektör içindeki bazı bilimadamlarının karşı çıktığı ürünlere dikkatli yaklaşmakta fayda var diye düşünüyorum.

Konuyla ilgili yabancı kaynaklara ulaşma imkanı olan arkadaşlar, kendi görüşlerini bizimle paylaşırlarsa seviniriz.

Çevrimdışı BeeHakan

  • Hakan Kalinyaprak
  • Günlük Yumurta
  • *
  • İleti: 25
  • Yer: Viyana
Ynt: Nanoteknoloji ve Kullanım alanları
« Yanıtla #18 : Mart 01, 2012, 23:29:52 »
Selamlar Murat Bey,

aciklamalarinizi ilgiyle okudum, ben isin spekulatif tarafina pek girmek istemiyorum.
genellikle konu insan sagligi olunca, icimden pek te yeni seyler deneme (acaba bende ise yararmi yaramazmi gibisinden arastirma) merakimi bir kenara birakmayi yeglerim. arastirdigim kadariyla simdiye kadar yapilan denemelerde gümüsün simdiye kadarki ispatlanmis yada ispatlanamamis antibakteriyel etkisine atif yapilir. türkiye disindaki medyada yeni yeni ortaya atilmaya baslanan teze göre ise gümüsün bu yanina herhangi bir yalanlama yapilmiyor. sadece gümüsün nanoteknoloji ile elde edilen cok kücük boydaki partikellerin insan vücudundaki hücre zarlarindan kolaylikla gecebildikleri ve hücre dna'si üzerindeki etkilerinin yeterince arastirilmadigi olmasi bir cok yerde elestirilmis.
elbette gümüs ve nanoteknolojiyi ayri ayri ele aldigimizda, ikisinin de yararli yönlerini inkar etmek gibi bir amacim yok, kimyager ve de doktor olmadigimdan böyle birsey yapsamda ciddiye alinamaz.

kendi mantigima cok yatan bu uyarilar dogrultusunda ben evime nanoteknolojik gümüs iceren maddeleri sokmuyorum artik. (bazi anti transpiran deodorantlar gibi).
bu arada coraplarim da kokuversin ya.
pekte aricilik yada arilarla ilgisi olmadi yazdiklarimin ama..neyse

saygilar,
Hakan

Çevrimdışı Mehmet Ali Dilaver

  • Boş Petek
  • İleti: 3
  • Yer: istanbul
  • Kovan Sayısı: yok
Ynt: Nanoteknoloji ve Kullanım alanları
« Yanıtla #19 : Aralık 21, 2012, 14:41:46 »
Selam Murat bey, Yazdıklarınızı okuduğumda Konu ile ilgili tavsiye edeceğim bir site adını yazmak istedim... www.antimic.com Bu siteyi inceledikten sonra aklınıza takılan tüm sorularınızı cevaplandırmak üzere bu konunun uzmanı ve araştırma ortamında inceleyebilecek olan Sabancı üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Menceloğlu'na  yusufm@sabanciuniv.edu mail adresinden ulaşıp sorabilirsiniz.. İyi günler

Çevrimdışı Adem ALTINOK

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2044
  • Yer: Ankara Kızılcahamam ve Ayaş Ziraat Y.Mühendisi Tarım Makinaları
    Yaş: 39
  • Kan Grubu BRh+
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 5-10 yıl
  • Kovan Sayısı: 26 + 1 ortak
  • Rakım: Kızılcahamam-Sazak 1220 m;Ayaş- 1000 m
Ynt: Nanoteknoloji ve Kullanım alanları
« Yanıtla #20 : Aralık 21, 2012, 21:11:45 »
Bilimsel bir çalışma ile ortaya konulmadan inanmamak gerekir.

Sporlardan primer enfeksiyon için nem şartı var. Bu nem de hayli yüksek bir değerdedir.

Yüzeylerde nemi önlesek de bağıl nemi zor yok ederiz.

Yani bu nem ortadan kalkınca Çürüklük hastalıklarına son verecekse iyidir de, hastalığın olduğu dönemde nem olmasa da hastalık oluyor.

Küfler havalandırmayla geçiyor. Adi çürüklükler de sırf nemden olmuyor.

Ürün sanki statik özellik taşıyor gibi suyu çok güzel hareket ettiriyor. Yoğunlaşan damlalar doğru bir akıntı ve giderle direk dışarı gider.

Ancak bilimsel sonuçlar ortaya konulunca belli olur avantajlar.
aa
Problemi anlamak çözümün yarısıdır.

Çevrimdışı Ali Doğaner

  • Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2188
  • Yer: Kıbrıs
    Yaş: 38
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 30 + 30 bölme
  • Rakım: Efe yeşil kapak
Ynt: Nanoteknoloji ve Kullanım alanları
« Yanıtla #21 : Aralık 21, 2012, 21:50:27 »
Kısa yoldan zengin olmanın yolları bunlar... Fiyatın yüksek oluşu ise inandırıcılığını artırıyor... Parası çok olan denesin, faydasını görürse bizde alırız  ;)
Sanırım hayal kurarken malzemeden çalıyoruz,
Çünkü sürekli yıkılıyor...

Çevrimdışı Mehmet Ali Dilaver

  • Boş Petek
  • İleti: 3
  • Yer: istanbul
  • Kovan Sayısı: yok
Ynt: Nanoteknoloji ve Kullanım alanları
« Yanıtla #22 : Ocak 02, 2013, 13:39:46 »
Arkadaşlar piyasa şartları ve ürün pazarlama teknikleri bizde yanılgılar yaratabilir. Bu doğrudur, ancak nano teknoloji olup kimyasal işlem yapmayan ürünlerde var bu kesin. Antimic bunlardan biri bu ve benzeri içeriğe sahip dünyada şu ana kadar 3 marka var. Bunlar kimyasal işlem yapmazlar. iyi inceleyin lütfen

Çevrimdışı Murat Çakır

  • Murat Çakır
  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3906
  • Yer: İstanbul
    Yaş: 49
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 63
Ynt: Nanoteknoloji ve Kullanım alanları
« Yanıtla #23 : Ocak 02, 2013, 14:25:12 »
Mehmet Bey,

Nano teknolojik ürünlerin temizlik, hijyen gerektiren ortamlarda ya da kumaşlarda kullanılması bizim çok ilgi alanımıza girmiyor.

Tartışmanın başından itibaren takip ederseniz, asıl itiraz noktamız; kovan içi ve çerçevelerin bakteriyel hastalıklara karşı nano teknolojik gümüş denilen yöntemle kaplanması.

"Şifalı kolloidal gümüş" safsatası ile iddia edilen bu yöntem arasında ciddi benzerlikler var.

Birincil olarak eleştirdiğimiz nano teknolojik gümüşün doğrudan gıda üzerinde kullanımının doğurabileceği risklerin bilinmemesi.

Bunun dışında nanoteknolojik denilen ve arıcılara yönelik olarak üretildiği söylenen, gümüşle ilgili olmayan başka ürünler de var.

Fakat olayı yakından incelediğimizde, bu ürünlerin arıcılık için özel olarak üretilmediğini, genel kullanım amaçlı olduğunu, sadece ambalaj değişikliği yapıldığını görüyoruz.

İkincil olarak eleştirdiğimiz şey, genel kullanım amaçlı olarak üretilmiş olan bir ürünün, gıda ile temasının oluşturabileceği risklerin bilinmiyor olması.

Üçüncül olarak eleştirdiğimiz şey ise;  ürün içeriklerinin hiç bir şekilde açıklanmayışı, biyolojik, organik, nanoteknolojik gibi genel ifadeler kullanılması.

Arıcılar olarak kovan içine sıktığımız ya da gıda ile temas ettirdiğimiz şeyin içeriğinin nelerden oluştuğunu bilmek hem bizim hem de tüketicinin en doğal hakkı.

Dördüncül olarak eleştirdiğimiz şey ise; fiyatlarının epey uçuk olması.

Arıcının bakteriyel hastalıklardan, güve gibi parazitlere kadar her türlü sorununu çözen sihirli bir ürünmüş gibi pazarlanarak, litresi neredeyse 100 tl gibi rakamlara satılması.

Çevrimdışı Mehmet Ali Dilaver

  • Boş Petek
  • İleti: 3
  • Yer: istanbul
  • Kovan Sayısı: yok
Ynt: Nanoteknoloji ve Kullanım alanları
« Yanıtla #24 : Ocak 09, 2013, 23:31:02 »
Merhaba murat bey, konu ile alakalı incelemelerim var, Burada size amacım bir ürünün pazarlamasını yapmak değil. Antimic su bazlı bir ürün olup içeriği ve işlevi gereği ağır metal içermez ( gümüş vb içermez, toksit oluşturmaz.) ayrıca kimyasal bir işlem yapmaz tamamen mekanik olarak kovanların içerisini bakteri, mantar, virüs ve küflenmeye karşı korur. teknolojik olarak da uygulandığı alanda 30, 60, 90 gün aralıklarında kalıcıdır. Ürünün kullanımındaki tek şart kullanım sonrası kurutulması gerekmektedir. Antimic yerli bir ürün olup sizler için iki önceki notumda da söylediğim gibi gerekli arge çalışmaları labaratuarlarımızda geliştirilmeye müsaittir. Yani biz size paketlenmi bir ürün pazarlamak yerine sizler için gerekli olabilecek çözümü geliştirebiliyoruz. Talebiniz doğrultusunda mehmet.dilaver@antimic.com adresinden bize ulaşabilirsiniz.