Gönderen Konu: Toprak (Bereket) TV de ana arı üretimi eğitim programları yayını  (Okunma sayısı 28108 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Nurettin ÖKSÜZ 41

  • Pupa
  • ***
  • İleti: 113
  • Yer: kocaeli
    Yaş: 44
  • YUVACIK-KOCAELİ
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 100+
  • Rakım: 250
Arıcı arkadaşlar ..
hazır ana arı alarak memnun olan arıcı arkadaş var mı?..
Bu işi hobi haricinde yapanlar hariç her arıcı kendi anasını üretemiyorsa
başarılı olacağına inanmıyorum....
Haram deniz suyu gibidir içtikçe susarsın

Çevrimdışı Bekir ARSAN

  • BEKİR ARSAN
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 6657
  • Yer: BANDIRMA
    Yaş: 49
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 5-10 yıl
  • Kovan Sayısı: 16kovan 3 bölme bir bölünecek yani devamlı dağişecek
ben memnunum aldığım hazır analardan seneye hepsini deyiştiricem kısmetse
BEKİR ARSAN  BANDIRMA BEZİRCİ KÖYÜ
DT 03.07.1965   
0Rh +
 beklenen    gün gelicekse cekilenler kutsaldır

Çevrimdışı Hüseyin Basri ÇALIŞKAN

  • Hüseyin Basri ÇALIŞKAN
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2373
  • Yer: AYDIN ÇİNE
    Yaş: 32
    • Arıcılık bilgi paylaşımı bloğum
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 90
  • Rakım: 90
Hazır ana arıların kalitesi elbette tartışılabilir.

Ancak her arıcının da kendi ürettiği ana arı kalitelimidir?

Bu soruyuda  sormak gerek mez mi?

Hangi damızlıktani hangi şartlarda ürettiniz, doğru zamanlama yapabildiniz mi?  Uygun çiftleşme oldumu...

Daha bir sürü soru var. Başarı sadece ana arı üretmekte değil. Başarı kolonileri doğru düzgün yönetmekte.

Elinden geldiğince fazla çeşit ürün üretmekte.

Evet ülkemizde ırk karmaşası var. Ana üretiminde profesyonel kurum, kuruluşlar az.

Ama bunun yanında tüm baharı  ben ana üreteceğim diyerek harcayan, 10 kovan arısı olur olmaz 20 çiftleştirme kutusu edinen arkadaşlarda var.

Kendi ana arımızı üretmek elbetteki güzel, elbetteki karlı, ancak bu iş belirli bir seviyeye geldikten sonra yapılmalı.

Mart 20 de arı bölüp mayıs 10 da yalancıları birleştiriyorsa bir insan varsın en kötü hazır anayı alsın kullansın daha başarılı olur.

Adnan Menderes Üniversitesi Çine Meslek Yüksek Okulu Arıcılık Proğramı 2010 mezunu .. Arıcılık Teknikeri.

Çevrimdışı Halil BİLEN

  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 21942
  • Yer: Mustafakemalpaşa
    Yaş: 45
    • http://www.halilbilen.com/
  • Arıcılık Şekli: Profesyonel
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Kovan Sayısı: 236 / 2014 Destekleme
  • Rakım: Rakım Kirmasti Çayı ile bir.
En son cümlede çizdiğin arıcı profili hiçbir zaman hazır ana satın almaz...

Hatta o teknikle ana arı yetiştiriyorum da diyemez.
http://www.halilbilen.com/

http://halilbilen.blogspot.com/

http://www.facebook.com/halilbilen

halilbilen2@hotmail.com


Yola Çıktıklarını, Yolda Bulduklarına Değişirsen; Yolunu Kaybedersin.

Yanlış trene bindiysen, koridorda ters yöne koşmanın bir faydası yoktur.

Çevrimdışı Murat Çakır

  • Murat Çakır
  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3908
  • Yer: İstanbul
    Yaş: 49
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 63
Alıntı
Ama bunun yanında tüm baharı  ben ana üreteceğim diyerek harcayan, 10 kovan arısı olur olmaz 20 çiftleştirme kutusu edinen arkadaşlarda var.

Amatör uğraş böyledir.

Sadece arıcılıkla ilgili değil her konuda böyledir.

Benim Astronomiye de merakım var ama büyükşehirde yaşayınca gözlem yapmak mümkün olmuyor. Amatör astronomik gözlem yapanların sitelerini ve forumlarını vaktim oldukça takip ediyorum.

Lafı nereye bağlayacağım?

Bir çok amatör gözlemci gidip parayı verip kaliteli bir teleskop almak yerine, kendi teleskobunu yapmaya uğraşıyor.

Cam alıyor, günlerce onu aşındırıcılarla aşındırıp mercek ayna haline getiriyor.

Malzeme peşinde koşturuyor, çoğu malzemeyi piyasadan bulamıyor. Haftalarca uğraşıp yaptığı teleskopta optik hatalar çıkıyor istediği gibi olmuyor, haydaaa işi başa döndürüyor. Zaman, emek ve harcanan bir sürü para da işin cabası.

Uzaktan bakınca abe mübarek adam ne diye uğraşırsın, git al bir teleskop güzel güzel gökyüzüne bak işte deyesin geliyor.

Ama, amatör ruh öyle değil işte.

Hazır çözümleri kullandığın zaman, sana çizilmiş sınırların içinde oynuyorsun. Bilgin, görgün, tecrüben hep sınırlara hapsedilmiş oluyor.

Teleskobunu kendin yapmaya kalktığında, sonuç başarısız da olsa, işi çekirdeğinden öğreniyorsun... O süreç sonunda edindiğin tecrübe parayla satın alamayacağın kadar çok oluyor.

Amatör arıcılık da öyledir.

Aldın 5 kovan, gittin haftasonu arılığa, bütün bakım bitti 1 saatte.

Eeee... Napacaksın akşama kadar?

İşte olcak yanında da böyle 10 tane, 20 tane oyuncak kutu...

Bütün kış onları yapmakla uğraşcaksın, nasıl arı koyup ana üretceğinin hayalini kurcaksın...

Haftasonları akşama kadar uğraşıp bir sürü yanlış yapıp zamanı geçirceksin...

Bir dahaki haftasonunu acaba analar çıktı mı, acaba analar çiftleşti mi heyecanıyla bekleyeceksin...

Mesela ben kendi ürettiğim ana arının attığı ilk yumurtayı görmenin heyecanını, 20 kg bal hasat ederken duymuyorum.

Kış, ilkbahar, yaz uğraşalım, heyecan duyalım, bilgimizi görgümüzü artıralım yeter ki..

Varsın analar kalitesiz olsun, yarı yolda dölü bitsin, o seneyi bu işlere koşturmaktan düşük bal verimiyle kapatalım...

Çoğumuzun derdi zaten sezon sonunda süzdüğümüz balın miktarı değil.

Profesyonel arıcı mantığıyla, amatör arıcı mantığını birbirine karıştırmayalım derim...

Çevrimdışı Hüseyin Basri ÇALIŞKAN

  • Hüseyin Basri ÇALIŞKAN
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2373
  • Yer: AYDIN ÇİNE
    Yaş: 32
    • Arıcılık bilgi paylaşımı bloğum
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 90
  • Rakım: 90
En son cümlede çizdiğin arıcı profili hiçbir zaman hazır ana satın almaz...

Hatta o teknikle ana arı yetiştiriyorum da diyemez.

Almaz kısmında haklısın ağabey.

Diyemez kısmına gelince, sana bana kalsa diyemez. Ama piyasaya çıkınca bal gibi de diyor, onun dediğine yanmıyorum.

Sözlerine inanların çokluğuna yanıyorum.

Şükür son günlerde ivme değişti biraz.


Profesyonel arıcı mantığıyla, amatör arıcı mantığını birbirine karıştırmayalım derim...


Murat ağabey. Benim en büyük hatamı çıkartmışsın yine.

Ancak şunuda unutmamak lazım, amatör olmak her şeyi sıfırdan yapaya çalışmak değil ki.

Ben o uğraşlar içinde zaman kaybeden nice değerli insanların olabileceği

Noktadan çok geride kaldığını biliyorum.

Oysa o emekler ile yapılabilecek ne çok şey var.
Adnan Menderes Üniversitesi Çine Meslek Yüksek Okulu Arıcılık Proğramı 2010 mezunu .. Arıcılık Teknikeri.

Çevrimdışı Murat Çakır

  • Murat Çakır
  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3908
  • Yer: İstanbul
    Yaş: 49
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 63
Alıntı
Ancak şunuda unutmamak lazım, amatör olmak her şeyi sıfırdan yapaya çalışmak değil ki.
Ben o uğraşlar içinde zaman kaybeden nice değerli insanların olabileceği Noktadan çok geride kaldığını biliyorum.

Bu işi profesyonel olarak yapıp sıkıntısı da para kazanmak ve geçimini temin etmek olan kişi, bizim uğraştığımız hiçbir şeyle uğraşmaz.

Mesela, kendi kovanını yapmakla, kendi çerçevesini biçmekle, anasını yapmakla uğraşmaz.

300-500 arı ile bal almak amacıyla yapılan arıcılıkta zaten başka şeylere zaman da kalmaz. Yapılan iş yaz kış bütün zamanı kaplar, hatta yetmez.

Amatör arıcı olarak benim amacım, 300-500 arı ile profesyonel anlamda arıcılık yapmak olsa, dediklerinde sonuna kadar haklısın.

Kendi kovanımı, çerçevemi, kutumu, anamı üretmekle uğraşmayıp, profesyonellerden 500 kovan alıp bir an önce bu işi yapmaya başlamam gerekir.

Ama benim amacım bu değilse, bilgimi görgümü artırmak yeni şeyler öğrenmek bana zevk ve heyecan veriyorsa?

Dışarıdan profesyonel gözle bakıldığında anlamsız görülen bir çok şey amatörlerin uğraş alanına girer, amatörlüğün ruhu farklıdır.

Mesela, model uçak yapana bunlar boş işler, eforunu gerçek uçak yapmaya harca ya da git pilot ol... Ya da gemi modelciliğine gece gündüz kafa çatlatıp, bütün zamanını harcayana, bırak bu işleri madem o kadar emek harcıyorsun, git adam gibi kendine bir yat yap da bari işe yarasın diyor muyuz?

Bizim yaptığımız arıcılıktaki tercihlerimiz de öyle. Profesyonel gözle bakıldığında çok anlamsızdır ama bizim dünyamızdaki anlamı büyüktür.

Ana arı yetiştiriciliği konusunda ise şahsi görüşümü söyleyeyim.

Batıda insanların bahçelerinde arı bakmaları destekleniyor.

Amatör arıcının çokluğu, genetik çeşitliliğin korunmasının sigortası olarak görünüyor.

Fakat bu konulara ülkemizde farklı yaklaşılıyor.

Profesyonel ana üreticileri, her arıcı kendi anasını üretebilir mantığından ya da bizim sanal dünyada yaptığımız yayınlardan rahatsızlık belirtiyor.

Bu rahatsızlığını web üzerinden yaptığı yayınlarla açıkça söyleyenler de var.

Uzun bir karşı çıkış yazısından, küçük bir cümle örneği vereyim:

Ülkemizde arı kolonilerinde teknik otoritelerin açıklamalarına göre 25 defa melezleşmiş ana arı bulunmaktadır. Bu sorun yıllarca arıcının ana arısını kendisinin üretmesinden kaynaklanmaktadır.

Şimdi bu mantığa göre, bir şirket ülkenin ihtiyacı olan 2 milyon anayı, elindeki 5 damızlıktan üretse ve bütün arıcılar bundan alsa.

Bütün ülkenin arıları 2. senenin sonunda aynı damızlıktan üretilmiş arılarla çalışmaya başlasa...

Bu işten kazanan kim olacak, kaybeden kim olacak?

Ülkemizin genetik kaynaklarının korunması konusunda car car bağırınıp duruyoruz.

Arıcılar ellerindeki kaynaklardan üretmeyip, kendilerine uzak bir kaç merkezdeki sınırlı sayıda damızlıktan üretilmiş analarla çalıştıklarında, genetik kaynak denilen şeyler nasıl korunacak?

Profesyonel damızlık üreten ve bizi kendi ana arınızı üretebilirsiniz dediğimiz için eleştiren arkadaşlara tek bir şey sormak istiyorum.

Ülkemizde damızlık kalitesinde ana üretip, bu işe başladığı tarih itibariyle elindeki hatlarının soy kayıtlarını tutan kaç işletme var?

Örneğin, 20 yıldır bu sektörde olup da, elinde 20 yıllık soy kayıtları olan bir işletme var mı?

Piyasaya sattıkları ana arıların bölgelere göre performans kayıtlarını tutan kaç işletme var?

Ben hiç duymadım.

Bizim amatör arıcılar olarak durmamız gereken nokta; ülkemizin genetik kaynaklarının gelecek nesillere aktarılmasını sağlamak için, ana arımızı kendi kaynaklarımızdan üretmeyi savunmaktır.

Çünkü profesyonellerin, gen kaynağıymış, geleceğe mirasmış falanmış filanmış gibi dertleri zaten yok.

Kaybolduğunda asla geri gelemeyecek şeyleri korumaya çalışmaktan daha değerli ve büyük katkı ne olabilir?

Keşke üniversitelerimiz, arıcılık araştırma merkezlerimiz, profesyonel işletmelerimiz bu mantıkla çalışsa ve amatörler kendi analarını üretceğiz diye uğraşmasa.

Çevrimdışı Şefik BAL

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 744
  • Yer: Tokat-Reşadiye
  • Rakım:1250 Yaş:54
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 14
  • Rakım: 1250
Sevgili üstatlarım,
bu kadar zaman harcayıp emek verdiğiniz yazılarınızı okuyorum, Allah hepinizden razı olsun bizleri aydınlatıyorsunuz...

Rahmetli babamın söylediği bir söz geldi aklıma;  ''vakit olsada, zarar edip akıl öğrenesin'' yani, elimizdeki
kıymetleri kaybetmeden, zarar etmeden önce farkında olmak...
Diyorum ki;  Profesyonelde olsak, Amatör ruhu kaybetmemek gerek... Amatör ruhta duygu vardır... duygunun olduğu yerde sevgi vardır...
Para kazanma hırsı girince işin içine, insanlar basıp geçtiklerini görmez oluyor...Paylaşmak istedim.

saygılarımla...
Allahım, gönlümde olanı, hakkımda hayırlı eyle,
Hakkımda hayırlı olanı da, gönlüme razı eyle...

Çevrimdışı Recai ADIYAMAN İmam-Hatip Kdz.Ereğli

  • İşçi Arı
  • ****
  • İleti: 444
  • Yer: Kdz.Ereğli
    Yaş: 30
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 5-10 yıl
  • Kovan Sayısı: 70+-10
  • Rakım: 650
Murat abi aklından geçenleri yazıya dökmene bayılıyorum valla bir insan düşündüklerini bu kadar mı güzel yazar...

Rabbim sizlerden razı olsun...
Beklenen gün gelecekse çekilen çile kutsaldır...

Çevrimdışı Hüseyin Basri ÇALIŞKAN

  • Hüseyin Basri ÇALIŞKAN
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2373
  • Yer: AYDIN ÇİNE
    Yaş: 32
    • Arıcılık bilgi paylaşımı bloğum
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 90
  • Rakım: 90
Murat ağabey senin dikkat çektiğin konular çok belirgin olarak benim söylediklerimin üzerinde.

Ülkemizde çok fazla konuda eksiklikler var, bunları kapatmak için çabalıyoruz.

Şunu söylemek istiyorum ki amatör ruh güzel ancak, benim tespitim amatör ruh ile arıcılık yapanın önüne profesyonel bir sayfa açıldığında bunu hiç kaçırmıyor ve kendisini tam bir profesyonel olarak ilan ediyor.

Bir bakıyoruz bilmem hangi erkekle bir yerli anayı çiftleştiriyor, bu şekilde ıslah etmiş oldum diyor.

Bir bakıyoruz bilmem nereden ana arı getiriyor.

Amatörlük ile profesyonellik arasındaki o derin boşluğa düşenlerin hatalarını maalesef ki tüm arıcılık sektörü çekiyor.

4 sene arıcılık yapıp, yurt dışından arkadaş edinen ve hemen kaçak ana arı getirenlerden tutun, profesyonel bildiği arıcıdan duyduğu ilaçı denerken kendini zehirleyenllere kadar çok derin bir konudan bahsediyoruz.

Bir vatandaş her koşulda birliklerden, yapılan projelerden, üretim ve bilgilendirme çalışmalarından şikayet ediyor, herkesi suçluyor..

Soruyorsunuz 30 koloni ile sabit arıcılık yaparak sektörün tamanını bildiğini idda ediyor.

Bilmediği, hiç görmediği konularda bunlar bizim işimize yaramaz diyerek yaygara patlatırken amatör olduğunu unutup sektörün tümüne hakim bir ,

Arıcı gibi  davranan arkadaşlarımızı nereye koyacağız öleyse.

Tamam amatörlük iyi ama amatörlük kavramının sınırı ne?

Amatör yada hobicilerin ülkenin her bölgesinin sorunlarını, yada arıcılık hakkında her konuyu  biliyormuşcasına çözüm üretmeye kalkışması

başlı başına bir sorun  oluşturmuyor mu?
Adnan Menderes Üniversitesi Çine Meslek Yüksek Okulu Arıcılık Proğramı 2010 mezunu .. Arıcılık Teknikeri.

Çevrimdışı Hüseyin Basri ÇALIŞKAN

  • Hüseyin Basri ÇALIŞKAN
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2373
  • Yer: AYDIN ÇİNE
    Yaş: 32
    • Arıcılık bilgi paylaşımı bloğum
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 90
  • Rakım: 90
Şimdi burada tartışıyoruz ama ç doğruyu bulmak.

Sayın Murat Çakır ın yazısının sonuna kadar arkasındayım. ,

Ancak az çok sektöürnde içinde olan biri olarak itiraz ettiğim yada yanlış olduğunu düşündüğüm şeylerde çok.

Profesyonel ana arı üreticilerinin hataları olduğunu Hatta her arıcının kendi ana arısını üretmesi gerektiğini bende söylüyorum.

Ancak kendisine yetecek ana arıyı yetiştirmeye başlayan Amatör arıcının ülkenin her yerine kontrolsuz ana arı satışına karşıyım ki,

Ülkemizde ilk sene ana üretip başarılı olanlar ikinci sana damızlık anacı olup çıkıyor. Bir anda yüzlerce ana arı el değiştiriyor.

Batıda insanlar bahçesinde  arı bakmaarı desteklenirken, etraftaki nektar bitkileri korunuyor gerekirse çoğaltılıyor.

Bizde bahçesinde ki arıyı zor bakan, vatandaş ana arı satışına yöneliyor.

Yine model uçak ile ilgili örnek için benimde şu soruyu sormam gerekmez mi?

Model uçak yapan vatandaş pilotların ayrıcalıklarından yararlanmak istiyorum diyebilir mi?

Ama arıcılık sektörüne bir bakıyoruz ki hobici yada amatör arkadaşlar, kendi kafalarındaki fiyattan  ucuza bal satan profesyonel arıcıları her

Ortamda topa tutuyor. Teneke olarak bal satmasın, ana arı satmasın benim piyasamı bozmasın.Ağzından çıkan kelimelerin çogu bu.

Ben az miktarda arı ile arıcıık yapan kimseyi suçlamıyorum.

Herkesin kendi ana arısını yetiştirebilmesi en büyük dileğim ama, o yeterliliğe gelmemiş arkadaşların, maddi kazanç için  ülkenin her yanına

ana arılar göndermesi bence hiç mi hiç doğru değil.

Arkadaşlarımız içinden çok kişi ile tartışıyorum. Bir bakıyorum kendi maddi kazançları dışında hiç birşey düşünmüyorlar.

5 kolonisi olan vatandaş, arıcılık müzesine mail atıyor, parasal destek istiyor. Olumsuz cevap veriyorsunuz, bakanlığa dilekçe ile şikayet ediyor.

Arıcılık  ile ilgili bir proğram yapılıyor, konusu göçer arıcılığın sorunları ve alternatif bir kovan altlığı.

Hayatta hiç arı gezdirmemiş, hiç bir şekilde o ekipmanı kullanmamış bir vatandaş direk en yetkili yeri arıyor ve şikayet ediyor.

Hobicilik bu olmamalı.

Murat beyin söylediği amatör ruh ile arıcılık yapanları tebrik ediyorum.

Ancak işine geldiğinde amatörluk zırhına sığınıp, maddi kazançlar ön plana çıktığı anda bir numaralı ana arı yetiştiricisi ve satıcı olanlarıda kınamaktan başka bir şey gelmiyor elimden.

Ana üreten işletmelerin, kayıt sistemleri, üretim metodları, hatta her şeyleri eleştirilebilir.

Ben onları savunmuyorum.

Ama unutmayınız ki vergi ödemeden, hiç bir kayıt altına girmeden, izinsiz ana arı üretip ülke geneline pazarlayanlarda az değil.

Ve maalesef ana arı konusundaki boşluğu, az sayıda arıya, en alt sınırda bilgiye sahip yada sadece  maddi çıkar düşüncelerine arıcıların kendi

İhtiyaçları için ürettiği ana arıların ardından  pazara yönelik üretim yapması ve  hiç bir kontrol mekanizması olmadan ülke geneline satılması ile

Doldurmaya çalışıyoruz.

Yurt dışında bahçesinde arı besleyen kimse ana arı üretimine kalkışıp, kafasına göre satışını yapmıyor sanırım.

Yoksa ben yanlış mı biliyorum.
Adnan Menderes Üniversitesi Çine Meslek Yüksek Okulu Arıcılık Proğramı 2010 mezunu .. Arıcılık Teknikeri.

Çevrimdışı Şefik BAL

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 744
  • Yer: Tokat-Reşadiye
  • Rakım:1250 Yaş:54
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 14
  • Rakım: 1250
Hüseyin Basri Çalışkan kardeşim merhaba,
İnşaallah benden dolayı bu kadar serzenişte bulunmadınız,
Endişelerinizi gayet güzel dile getirmişsiniz, çok haklısınız

Benim yazdığım şu idi;
''Profesyonelde olsak, Amatör ruhu kaybetmemek gerek... Amatör ruhta duygu vardır... duygunun olduğu yerde sevgi vardır...Para kazanma hırsı girince işin içine, insanlar basıp geçtiklerini görmez oluyor..''

Amatör ruh'tan kasıt, işin, birinci planda ticari kaygısı olmadan, haz alınarak yapılması anlamındadır.
Profesyonel yatırıma giren, kurum yada şahışın, piyasanın hakimi olayım, benim kurallarım geçerli olsun, yatırımın karşılığını alamam endişesiyle, acımasızlık seline kapılmasını kast etmiştim.

Sizin yazdıklarınıza ve Murat Çakır beyin yazdıklarına, sonuna kadar katılıyorum ve aynı fikirdeyim...
'' Ben '' kelimesini öne çıkaran insanlardan her zaman çekinmişimdir ve hayatta anlaşamamışımdır.
'' Biz '' kelimeside çok şeyi ifade eder, manevi desteği, paylaşmayı, dayanışmayı  vs...
Allah'tan forumda sizler gibi,  birçok üyemiz  ''biz'' kelimesinin etrafında da, bu konuları hemdert edinip yazıyorsunuz.
yoksa, bana ne deyip bir kenarda oturabilirdiniz.

Daha önceleride her arıcı olduğu yerle ilgili uygulamaları ile ilgili, bilgilendirme amaçlı anket türünde bir taslak konu başlığı yazmıştım. o kadarcık bilgi paylaşımını bile yapmaktan çekinen, gizli tutmayı seven  insanlar olduğunu üstatların uyarması sayesinde öğrendim,  birde araya maddı çıkar girerse gerisini siz düşünün.

Arıcılığa yeni başladığım için henüz camiayı tanımıyorum,
yine de, amatör ruhu kaybetmeden, daha güzel günlere diyor, 

saygılarımı sunuyorum.

Allahım, gönlümde olanı, hakkımda hayırlı eyle,
Hakkımda hayırlı olanı da, gönlüme razı eyle...

Çevrimdışı Murat Çakır

  • Murat Çakır
  • Administrator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 3908
  • Yer: İstanbul
    Yaş: 49
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 20
  • Rakım: 63
Hüseyin Basri,

Örnek verdiğin adamlar da, şimdilerde herkesin kendi anasını üretmesi yanlış, çünkü kimsenin elinde damızlık yok, saf damızlık bir bizde var diyor.

Bütün ilişkilerinde sırf kendi cebini düşünen, herşeyi nalıncı keseri gibi kendine yontan, ya da bilgiyi kendi menfaati doğrultusunda manipüle etmekten utanmayanlarla savaşımızı biliyorsun.

Hepimizin zaman zaman her konuda yaptığı bir yanlış var.

GENELLEMELERDE BULUNMAK

Genellemeler olayları tarif etmenin en basit ve yanlış yöntemidir.

Profesyoneller şöyledir, amatörler böyledir gibisinden genellemeler yapmak gibi.

Biz ilkelerimizi belirleriz, bu ilkelere uyan ya da karşı çıkanların amatör veya profesyonel olmasının önemi olmaz.

Amatörlüğün ya da profesyonelliğin sınırı nedir?

Bunu da bizim olaylara yaklaşımlarımız, önümüze konulan fırsatları nasıl değerlendirdiğimiz belirliyor.

Her şeyi, her ilişkiyi paraya tahvil etme peşine düşen adamların, yaptıkları işteki acemiliklerine bakarak onları amatörler sınıfına ya da en azından bizim sınıfımıza yazma :)

Çevrimdışı Hüseyin Basri ÇALIŞKAN

  • Hüseyin Basri ÇALIŞKAN
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2373
  • Yer: AYDIN ÇİNE
    Yaş: 32
    • Arıcılık bilgi paylaşımı bloğum
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 90
  • Rakım: 90
Şefik ağabey senin yada bir başkasının şahsına serzenişte bulunmadım.

Üzücü bir ifade kullandı isem affet.

Hep söylüyorum benim hitap etme daha doğrusu derdimi anlatma sıkıntılarım  var.

Bir konu konuşurken hemen kişiselleşiyor.

Bu anlamda yine tekrar edeyim kimseyle bireysel bir çekişme konusu değil bu yazdıklarım.

Bazı konulara karşı çıkılması o konulardaki olumsuz örneklerin çokluğundandır.

Bu arada siz  bir temel fikir verdiniz, forumda belirli sebeblerden dolayı uygulanmayacak olabilir ancak bu fikrinizi okuyan, forum üzerinde

Yapılabilirliğine karşı çıkan bendeniz, şu an arı sahibi olup belge almak isteyen arıcılar için 17 ocak itibarı ile açacağımız kursta o kursiyerlere kendi

Arılıkları ile ilgili bir anket hazırlayacağım.

Bu uygulama ile birebir yüz yüze görüştüğümüz arıcılardan aldığımız bilgileri kayıt etme ve bu işi bir başka

Bölgede yapan olursa onunla karşılaştırma imkanımız olacak. Benim yapacağım uygulamada eksiklikler ve sıkıntılar olmayacak mı ?

Olacak elbet ama fikriniz yaşama gececek merak etmeyin.

Ben saygılarımı sunuyorum size.

Murat ağabey.

Genelleme yapma sözünün üzerine elinden öperim. Haklısın.

Amacım genelleme yapmak değil bir soruna dikkat çekebilmek.

Ama kabul ediyorum ki genellemeler dolu benim mesajlarımda.

Çünkü etrafımızda yazdıklarımın dışına çıkan insanlar giderek azalıyor.

Benim derdim o dur ki üretimi arttıralım. Her eve, her haneye arı ürünleri girsin.

Ama bunu yapabilmek için yola çıktığımızda bir bakıyoruz bizler en büyük pazar haline gelmişiz.

Ve sürekli bir şeyler tüketmek zorunda olduğumuz pompalanıyor beyinlerimize.

Örnegin gezginci arıcının her sene büyük oranda ana yenilemesi önemli ama bunun dışında az miktarda arı ile sabit arıcılık yapan ana arıların

Yıpranması az olan arıcıya her sene büyük oranda ana arı değişimi lazım değil ki.

İlaçlar konusunda, besleme ürünleri konusunda yüzlerce örnek verebilirim.

Bu sayfaları okuyan arkadaşların, Murat ağabeyin tarif etmiş olduğu amatör ruhu asla yitirmemesini temenni ediyorum.
Adnan Menderes Üniversitesi Çine Meslek Yüksek Okulu Arıcılık Proğramı 2010 mezunu .. Arıcılık Teknikeri.

Çevrimdışı Hakan TURNA

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2328
  • Yer: Arılık>>BURSA-Nilüfer-Tahtalı Köyü(mahallesi)
    Yaş: 34
  • Öğretmen-Müdür Yardımcısı
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 1-5 yıl
  • Kovan Sayısı: 25
**Bereket tv'de arıcılık programı var  :D