Gönderen Konu: DEFORME KANAT VİRÜSÜ  (Okunma sayısı 410 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Pendorya

  • Hakan BOZKURT
  • Pupa
  • ***
  • İleti: 237
  • Yer: Manisa-Alaşehir
    Yaş: 48
  • Vatanını çok seven, işini en iyi yapandır
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 5-10 yıl
  • Kovan Sayısı: 12
  • Rakım: 245
DEFORME KANAT VİRÜSÜ
« : Haziran 04, 2017, 22:41:03 »
Herkese merhaba;

Sizlere bugün tercüme ettiğim bir yazıyı sunuyorum. Bilimsel yazıda, son yıllarda bütün dünyanın başının belası olan Koloni Çöküş Bozukluğu ve Koloni Kışlama Aşırı Kayıpları  sorunlarının sebebi olarak Deforme kanat Virüsüyle Varroa birlikteliğini gösteriyor.

Faydalı olması dileklerimle.

DEFORME KANAT VİRÜSÜ

Dünya çapında açıklanamayan bal arısı ölümlerinin ana şüphelisi

Ulusal Biyoteknoloji Bilgi Merkezi(ABD)
Declan C. Schroeder ve Stephen J. Martin
Türkçeye çeviren Hakan BOZKURT

Dünya genelindeki bal arısı (Apis mellifera) kolonilerinin açıklanamayan ölümleri, hem bilimsel hem de ana medyayı etkilemeye devam ediyor. Bunun nedeni, bal arılarının ekolojik ve ticari sektördeki dünya çapındaki öneminden kaynaklanmaktadır.
          Son zamanlarda, dış parazit akarı olan Varroa'nın, Hawaii takım adalarındaki viral genetik çeşitliliği azaltarak, belirli bir virüs türünden olan deforme kanat virüsü (DWV) yaygınlığını nasıl artırdığını bildirdik. Burada, DWV'nün son 50 yıl boyunca dünyada meydana gelen koloni kayıplarının çoğundan sorumlu en muhtemel aday olduğunu açıklıyoruz.

         Tarihsel olarak, bal arısı kolonilerinin yüksek kayıpları alışılmadık değildir ve birçok yüzyılda ve değişik yerlerde tekrar tekrar ortaya çıkmıştır (Oldroyd, PLoS Biol 2007). Hepsinin ortak olduğu nokta, yetişkin işçi arılarının ortadan kaybolmasının, haftalar ya da aylarca sürmesidir.

         Genel olarak, her bal arısı kolonisinin çöküşünün aynı nedene sahip olduğu kabul edilir. Mevcut durumda, koloni çöküşünün ana sebepleri; Parazit Varroa destruktor (Varroa) akarının varlığı (Resim 1), son zamanlarda gözlemlenen "koloni çöküş bozukluğu" (CCD)(örn., Oldroyd, PLoS Biol 2007)ve akarın doğrudan karışmadığı durumlarda koloni aşırı kışlama kayıpları (OCL) (Highfield ve diğerleri, Appl Environ Microbiol 2009).

         Bal arılarının ekonomik önemi nedeniyle, arılarda tohumluk ilaç zehirlenmeleri, çeşitli zararlılara, patojenlere, böcek ilaçlarına ve patolojisine büyük ilgi oluşmuş ve arı koloni çökmelerinde cep telefonlarının da etkisi olduğu tartışılmıştır(Martin ve ark., Science 2012'de).
Resim1. Dış parazit Varroa destructor akarı ve deforme kanat virüsünün picorna benzeri parçacıklarının elektron mikroskobundaki görüntüleri

        Varroa'nın küresel yayılımıyla bağlantılı olarak, milyonlarca bal arısı kolonisinin ölümü, bu zararlıyı, son 50 yıldaki ölümlerin birçoğunun sorumlusu yapmıştır. Birçok çalışma, bal arısı konakçısı olan Varroa ile virüs hastalıklarının arasındaki karmaşık bir ilişkiyi ortaya çıkarmıştır (örneğin, Hung et al., Amer Bee J 1995; Martin J Appl Ecol 2001).

        Bununla birlikte bazı araştırmalarda Varroa paraziti, Koloni Çöküş Bozukluğu ve Kışlama Aşırı Kayıpları gibi açıklanamayan kayıpların nedeni olmadığı ileri sürülmüştür. Bunun nedeni, arıcılar tarafından uygulanan çeşitli Varroa kontrol önlemleri nedeniyle çöken kolonilerdeki akar sayılarının düşük kalmasıdır.

               Bal arılarında bugüne kadar, 18 virüs tanımlanmış ve fiziksel olarak karakterize edilmiştir. Çoğu, pikorna benzeri virüslere benzemektedir; Tek telli pozitif anlamda RNA içeren 30 nm izometrik parçacıklara sahiplerdir (Resim 1).

               Bal arısı Koloni Çökme Bozukluğunda, beş tür virüs hastalığı özellikle dikkat çekmektedir; Avrupa'da, Akut Arı Felci Virüsü (ABPV) ve deforme kanat virüsü (DWV) ve ABD'de Keşmir Arı Virüsü (KBV), İsrail Akut Felç Virüsü (IAPV) ve DWV ile ilişkilendirildi.

              Akut Arı Felci Virüsü, klasik bir akut tip enfeksiyon stratejisini uygular, çünkü nispeten az virüs sayısı (bal arısı başına yüzlerce viral parçacık) hızla felç belirtilerine ve sonuçta bal arısı için ölümlere dönüşebilir. Hastalık yapma gücü, bulaşma yoluna ve mevcut virüs varyant türüne oldukça bağlıdır. Genel olarak bakıldığında, bir arıya enjekte edilen 100'den az Akut Arı Felci Virüsü parçacığı 4-8 gün içinde ölüme neden olur, ancak arıya ağızdan, yani beslemeyle verildiğinde bir arıyı öldürmek için 10,000,000,000 viral parçacık gerekir (Bailey and Gibbs, J Ins Pathol 1964).

             Modelleme çalışmasıyla (Sumpter ve Martin, J Animal Ecol 2004) Bal arısı-Varroa-Virüs üçlüsünde, yüksek ölüme sahip Akut Arı Felci Virüsü gibi patojenler yalnızca çok büyük akar sayıları (10,000-20,000) mevcut olduğunda bir koloniyi öldürebilir; Akarlar tarafından iletilen akut virüs patojenleri, üzerinde yaşadıkları yetişkin arıları (Resim 2A) ve çoğaldıkları larvaları (Resim 2B) öldürürler. Bu nedenle, gelişmekte olan yavruların ölümü, akarların gözlerde ölmesine neden olur ve akarların çoğalmasını engeller. Koloni dışında ölen yetişkinler ile birlikte viral bulaşma döngüsünün kırılmasına yardımcı olur (Resim 3). Dolayısıyla, Akut Arı Felci Virüsü varyantlarının, öldürücü viral doğasına rağmen, Varroa akarının varlığında dahi koloni çöküşüyle ​​hiçbir zaman bağlantılı olmamıştır.

Resim 2. Yetişkin işçi arılarla (A) ve Larva gözünde pupayla (B) beslenen Varroa destructor (kahverengi kırmızımsı akarlar)

Resim 3. Bal arısı kolonisinde deforme kanat (DWV) ve akut arı felci (APBV) virüslerinin bulaşmasında Varroa'nın rolü, üç temel safhayı göstermektedir. (A) Bal arılarında, düşük seviyelerde zararsız olan, doğal olarak birbirinden farklı virüs çeşitleri kümesi (kırmızı-mavi). (B) Varroa, enfekte olmuş bir arıdan, enjeksiyon yoluyla sokarak beslenir yani yeni bir virus taşıma yolu oluşturur. Bu, yıllar boyunca genetik olarak sınırlı derecede kalmış tehlikeli (kırmızı) virüs kümesini seçerek, virüs çeşitliliğini azaltır. (C) Varroa'nın arıdaki aktarım döngüsü tarafından seçilen öldürücü DWV (kırmızı) virüs çeşidi, pupayı enfekte ederek ömrünü azaltır, ancak arılar yüksek viral yüklere rağmen normal ömüre sahip olduğundan, bakıcı arılar enfekte olurlar. Bu yetişkin arılar, deforme kanat virüsü (DWV)'nün diğer kolonilere yayılmasına yardımcı olan, hastalık taşıyıcılar haline gelirler. Bununla birlikte, akut öldürücü akut arı felci virüsü (ABPV)'de, varroa akarı tarafından patojen bulaştırıldıktan sonra, hem yetişkin hem de pupa arıyı çabucak öldürür. Bulaştırıcı (akar), yetişkin arıların koloni dışında ölmesi veya larva hücresi içine yerleşmesiyle öldüğü için, akut arı felci virüsü (ABPV) aktarım döngüsü de kesilir.

Deforme kanat virüsü diğer taraftan, daha istikrarlı bir patojendir ve bu da dünya üzerindeki akar istilasına uğramış kolonilerin ölümüyle eş anlamlıdır. Bu patojen, şu anda Picornavirüs grubundan Iflaviridae ailesine atanmıştır. Yetişkin arılar, çok yüksek virüs yükleri ile haftalarca hayatta kalabildikleri için,  akut arı felci varyantlarına kıyasla genellikle çok daha az virütik bir patojen olarak düşünülür (Şekil 3). Bazı arılarda DWV, kanat deformitesinin belirgin görünüşüne neden olabilir, böylelikle uçamayan gelişmekte olan arılar meydana gelir.

             Varroa'lı kolonilerde belirgin belirtilerin ortaya çıkışı çok daha yaygındır; çünkü kanat deformitesi, akar tarafından gelişmekte olan pupaya enjekte edilen viral yük ile ilişkilidir. Dünyadaki birçok viral araştırmalarda, özellikle Varroa akarlarına maruz kaldığında, Deforme Kanat Virüsü balarısı kolonilerinde en yaygın görülen viral patojendir.

             Normalde % 90'ı aşan bulaşıklık düzeylerine rağmen, DWV ile ilişkili koloni çöküşünün görülme sıklığı, akar sayılarını kontrol eden çok sayıda uygulama nedeniyle artık düşüktür. Bununla birlikte, DWV, Varroa'nın beslenme faaliyetleri ile gelişmekte olan pupaya enjekte edildiğinde, yetişkinlerin ömrünü % 50-75 azaltır (Martin, J Appl Ecol 2001). Bu nedenle, sonbahar döneminde Varroa akar istila oranı 2.000-3.000'i aştığında, kışlayan arıların yeterinden fazlası DWV ile enfekte olur ve koloninin uzun kış döneminde çökmesine neden olur.

             Bunun nedeni, ölmekte olan bulaşık kışlayan arıların yerini alması için, bu süre zarfında yeni kuluçka faaliyetinin olmaması gerçeğidir (Martin, J Appl Ecol 2001). Bununla birlikte, yalnızca Afrika'nın tropik ve alt tropikal bölgelerinde yaşayan Afrikalı arılar, hem Varroa hem de DWV'ye maruz kalmış olsalar da benzer bir kaderi yaşamıyorlar. Bunun nedeni, yeni arıların yıl boyunca devamlı olarak üretilmesidir ve arılardaki bu hızlı devir, bir koloni çöküşünden önce 12.000'ni aşması gereken akar popülasyonlarına neden olur. Ek olarak, Afrika kökenli arılardaki davranışlar, akar popülasyonlarını koloni başına 1.000 ila 6.000 arasında tutmaya yardımcı olur. Bu yüzden, ılıman bölgelerde, bir koloni içindeki Varroa sayılarının kontrolü, DWV'ye bağlı koloni çöküşüne karşı tek önleyici araç olarak olarak görülüyor.

           Hawai çalışmasındaki önemli keşif, Varroa'nın viral manzarayı değiştirmedeki rolünün daha iyi anlaşılmasıydı. Varroa, arı popülasyonları arasında DWV bulaşıklığını ve seviyesini artırdı. Bu zaten iyi kurulmuş bir olgu iken (Carreck ve diğerleri, J Apicultural Res 2010), yeni bulgumuz Varroa-bal arısı döngüsünün geniş bir yelpazede doğal olarak oluşan DWV varyantlarını çok küçük bir alt gruba indirgediğini ortaya koydu. Dahası, bu kalan DWV varyantları, dünya genelinde hemen hemen her yerde bulunabilir ve bu da DWV hastalık yapma gücüyle ilgili önemli soruları gündeme getirir.

          Örneğin, Varroa-DWV birlikteliği, bal arılarının çok az bir kısmında kanat bozukluğuna neden olur. Bu, son derece yüksek DWV yükleri (genellikle kanat bozukluğu ile ilişkili seviyeler), görünüşte sağlıklı, belirti göstermeyen bal arılarına rağmen vardır. Bununla birlikte, bu belirti göstermeyen arılarda DWV, öğrenme davranışını , agresifliği ve arı ömrünü etkileyebilir.

         Varroa'nın yokluğunda DWV, bugüne kadar en az beş vakada koloni ölümüyle ilişkilendirildi. Buna ek olarak, DWV varyant grubunun şu anda böcek, karınca, diğer arılar, yaban arılarıda dahil olmak üzere geniş bir böcek konakçısını bulaştırdığı bilinmektedir (Evison ve diğerleri, PLoS ONE 2012). Belirti göstermeyen bal arısı ve diğer böcekler içindeki gerçek etkileri büyük ölçüde bilinmemektedir.

          Hawai çalışmasındaki gözlemler, DWV yarı-türlerinin geniş bir yelpazede konakçılara bulaşabilen çok büyük bir çeşit kümesinden ve gözlenen patolojileri geniş bir yelpazede açıklamakta yardımcı olabilecek doku türlerinden oluştuğunu göstermektedir. Ayrıca, bu patojenin, Varroa-bal arısı döngüsüne bağımlı olmadan değişen, farklı oranlarda hastalık yapma seviyeleri ile sonuçlanan  gelişme göstermektedir.

           Sonuç olarak, bal arısı kolonilerine Varroa'nın bulaşması, Varroa'lı olmayan kolonilerde koloni çöküşüne neden olabilen viral formdaki DWV'nin seçilmesine sebep olmuş olabilir. Ancak bunun henüz kanıtlanması gerekiyor. Bu bağlantı kurulursa, açıklanamayan,  koloni aşırı kışlama kayıpları (OCL) ve koloni çöküş bozukluğu (CCD)'ndaki ortak payda , DWV'nin zararlı biçimlerinin ortaya çıkmasından kaynaklandığıdır.

        Tarihin bize göstermiş olduğu gibi, bal arılarında oldukça zararlı bu virüsler yalnızca geçici niteliktedir. Büyük oranda koloniler arasında, arıların takas edilmesinden kaynaklanmaktadır, ancak mevcut arıcılık uygulamaları yüksek yoğunluklarda devam ettiği için bu salgınları uzatıyor.

         Kolonilerin çöküşünde, Deforme kanat virüsünün rolüne ilişkin daha ileri araştırmalarla, varroa-arı nakil döngüsüne bağımlılığı ya da bağımsızlığı, DWV varyantları kümesi ile hastalık yapma gücü arasındaki bağlantıyı araştırarak, bir evrimin sürekli gelişimini tam olarak anlamak hayati önem taşımaktadır.