Gönderen Konu: Koloni Çöküş Bozukluğu  (Okunma sayısı 163 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Pendorya

  • Hakan BOZKURT
  • Pupa
  • ***
  • İleti: 237
  • Yer: Manisa-Alaşehir
    Yaş: 48
  • Vatanını çok seven, işini en iyi yapandır
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 5-10 yıl
  • Kovan Sayısı: 12
  • Rakım: 245
Koloni Çöküş Bozukluğu
« : Mayıs 31, 2017, 23:17:51 »
Herkese selamlar.
Arı hastalıkları bölümünde Koloni Çöküş Bozukluğu ile ilgili bir alt başlık bulamadığım için, nosema başlığı altında yaptığım çeviriyi yayınlıyorum.
Türkiye'de son yıllarda çok ağır sonuçları olan koloni ölümleri ile ilgisinin olup olmadığını tam olarak bilmiyorum ama Gerek Avrupa' gerekse de Amerika'yı kasıp kavuran koloni çöküş bozukluğundan Türkiye'nin ne kadar süre uzak kalacağını kimse bilemez. Belki de çoktan geldi, adı konamıyor.

Halil Bilen ustamızın dediği gibi, " Örnekler gönderiyoruz, sonuç hep Nosema çıkıyor. Bence bu sadece nosema değil. Bunun altında başka şeyler var."
(NOT: Sözler kelimesi kelimesine tutmayabilir ama ustanın demek istediğini aklımda kalanlarla yazdım)

KOLONİ ÇÖKÜŞ BOZUKLUĞU
britannica.com web sitesinden Türkçeye çevrilmiştir.

Türkçeye Çeviren Hakan BOZKURT


              Koloni çöküş bozukluğu (CCD), koloninin ani ölümüyle karakterize, kovan içinde sağlıklı yetişkin arıların eksilmesiyle, bal arısı kolonilerini etkileyen bozukluktur. Sebep bilinmemekle birlikte, araştırmacılar birden çok faktörün dahil olabileceğinden şüphelenmektedir. Bozukluk, yetişkin arıların tarlacılık yeteneğini etkiliyor gibi görünüyor. Polen, bal özü bulmak için kovanı terk ederler ve asla geri dönmezler. Bal ve polen genellikle kovan içerisinde vardır ve çoğunlukla yeni yavru yetiştirme vardır.

              Bazı durumlarda, ana arı ve az sayıdaki işçi arı, kovanda kalabilir. CCD aynı zamanda ölü kolonilerdeki balın gecikmiş şekilde soyguna uğradığı, diğer bölgedeki sağlıklı arı kolonilerinin yanı sıra balmumu güveleri ve küçük kovan böcekleri gibi yaygın zararlıların normal istilasına yavaş yavaş maruz kalması ile karakterize edilir. Bozukluğun yalnızca Avrupa bal arısını (Apis mellifera) etkilediği görülüyor.

Koloni kaybı ve ekonomik etkiler

           CCD olarak bilinen bal arısı kolonilerinin açıklanamayan kaybı, ilk olarak 2006'da bir ticari arıcı tarafından bildirildi. (Sonraki araştırmalar arıcıların en azından önceki üç yılda açıklanamayan koloni kayıplarına uğradığını önceden bildirildiğini ileri sürdü). Şubat 2007 itibariyle, ABD'de birkaç büyük ticari gezgin arıcılık şirketi, kolonilerinin yüzde 50-90'ında kayıp oluşturan CCD vakaları bildirdi. Daha sonra bazı gezgin olmayan arıcılar, kolonilerinin yüzde 50'den fazlasını kaybettiklerini bildirdi. Etkilenen kovanlarda ölen arıların olmaması, ilk incelemeleri zor ve sonuçsuz hale getirdi.

           Aynı yıl Kanada, Portekiz, İtalya, İspanya, Yunanistan, Almanya, Polonya, Fransa ve İsviçre de dahil olmak üzere diğer ülkeler bal arılarında önemli ölçüde kayıplar bildirdiler. 2006'dan 2011'e kadar Birleşik Devletlerde toplam yıllık koloni kayıpları ortalama yüzde 33 civarındaydı; Arıcılar bu kayıpların kabaca üçte birinin nedeni olarak CCD'yi gösterdiler.

           Arıcılık modern tarımın kritik önemde bir bileşenidir. CCD sadece polen ve bal üretimi yapan arıcıları tehdit etmekle kalmaz aynı zamanda polen için bal arısına bağımlı birçok ürünün üretimini durdurma potansiyeline sahiptir. Birleşik Devletlerde arıcılar pek çok meyve ve sebze de dahil olmak üzere ticari olarak yetiştirilen 90'dan fazla ürün için tozlama hizmeti vermektedir.

           ABD'de, arılarla tozlanmadan yararlanmanın ekonomik değeri, yılda 15 milyar dolar olarak tahmin edilmektedir. 2006'da yalnızca California'dan yapılan badem ihracı 1,9 milyar dolar değerindedir ve tozlanma için bir milyondan fazla arı kolonisine ihtiyaç duyulmaktadır (Birleşik Devletlerdeki toplam 2.6 milyon koloni dışında). Ülkedeki ürün tozlanması için gerekli mevcut kolonilerin sayısı azaldığında, arıcılık endüstrisi, tozlama talebini karşılamakta büyük bir zorlukla karşılaşmıştır.
 
           ABD Tarım Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar Servisi, anketler ve veri toplama, numune analizi ve hafifletme ve önleyici tedbirlerle CCD krizine yönelik çabaları organize etti. Çeşitli olası CCD nedenleri sıralandı;
Koloni gıda stoklarının veya bal mumunun kimyasallarla bulaşıklılığı
Neoconotinoids olarak bilinen, nikotin bazlı böcek öldürücü ilaçlar (bazı ülkelerde kullanımı kısıtlanmıştır) dahil pestisit zehirlenmeleri
Kolonilerde olası genetik çeşitlilik eksikliği
Tek hücreli mikrosporlular (paraziter mantar) Nosema ceranae, Nosema apis ve salgın varroa akarı (Varroa destructor) gibi bilinen bal arısı parazitleri de dahil olmak üzere patojenler veya parazitler tarafından oluşturulan hastalıklar
          Birden fazla çalışma, CCD'nin iki veya daha fazla patojen veya stres etkeninin kombinasyonuna eş zamanlı olarak maruz kalmanın sonucu olabileceğini öne sürdü ki, stres kaynaklarının kombinasyonu sinerjik (ayrı ayrı yapabileceklerinden çok fazlası) bir etkiye sahiptir. Arı kolonileri, patojenler ve parazitlerle enfekte olmuşlardır ve muhtemel tüm hastalık yapıcılar arasındaki etkileşimlerin araştırılması, arı araştırmacıları için bir sorun teşkil etmektedir.

          CCD'de yer alan patojenler;
  • Akut arı felci virüsü,
  • Ascosphaera apis (kireç hastalığı),
  • Siyah ana hücresi virüsü,
  • Kronik arı felci virüsü,
  • Deforme kanat virüsü,
  • Arı gökkuşağı virüsü,
  • İsrail akut arı felci virüsü,
  • Keşmir arısı virüsü,
  • Nosema çeşitleri,
  • Paenibacillus larvae (Amerikan yavru çürüklüğü)
  • Tulumsu yavru çürüklüğü virüsü.
          Bu patojenlerin çoğu CCD'den etkilenen kovanlarda bol miktarda bulunur ve varroa akarları, siyah ana hücresi virüsü ve deforme kanat virüsü gibi ölümcül virüsleri bulaştırma yeteneğine sahiptir. Bununla birlikte, bozukluğa neden olacak kesin bir patojen bulunamamıştır.

          CCD'de rol oynayabilecek bir diğer parazit ise parazit sinek Apocephalus borealis'tir. Bombus arısı paraziti olarak bilinen A. borealis, bal arılarında ortaya çıkan bir tehdit olarak tanımlanmıştır. İlk olarak 2012 yılında bal arılarında bulaştığı bildirildi ve kovan terkiyle ilişkili olduğu tespit edildi. Parazitli kovanlardan gelen bal arıları, genellikle Nosema hastalığı ve deforme kanat virüsü ile bulaşıktır. Ölü arılardan çıkan, birçok ölü sinek larvası da bu patojenlerle bulaşık olup, parazit sineklerinin ajanlar için bir konakçı olabileceğini ve parazitlenmeyle arılara bulaştıklarını düşündürmektedir.(Önemli not: Bal arılarına kurtlarını atarak bulaştıran ve arıların paraziti olan bu sinekler hakkında ayrı bir yazı hazırlayacağım. H.Bozkurt)

         CCD'de yer alan böcek öldürücü ilaçlar, neonikotinoid imidacloprid, clothianidin ve tiyametoksam'ı içerir. Nedensel bir bağlantı kurulamamış olmasına rağmen, ilaçlar normal olmayan bal arısı davranışına neden oldu ve bağışıklık fonksiyonunu zayıflattı; bu da mevcut patojen enfeksiyonunu ağırlaştırabilir.

         Örneğin,
  • Thiamethoxam'a öldürücü dozun altında maruz kalma, arıların eve dönme yeteneğini bozmakta, koloninin hayatta kalma sonuçlarına olumsuz etki etmektedir
  • İmidacloprid ve clothianidin'e maruz kalma, bağışıklık fonksiyonunu bastırmaktadır ve hasta bal arılarında deforme kanat virüsünün yayılmasını hızlandırmaktadır.
  • Buna ek olarak, Nosema türlerini kontrol etmek için yaygın olarak kullanılan fumagillin olarak bilinen bir antimikrobiyal ilaç (Türkiye'de Fumidil B), mikrosporlu hastalık yapıcıların en salgını olan Nosema ceranae'ye karşı etkili olmayan konsantrasyonlarda, bal arılarının vücut işlevlerini bozduğu gösterilmiştir.
  • Yüksek pestisit kalıntı düzeyli bal peteklerinde yetiştirilen arıların, Nosema ceranae'ye duyarlılığı artmıştır, fumagilin de dahil olmak üzere pestisitlerin ve diğer ilaçların Nosema ceranae enfeksiyonunun görülmesinde bir artışa neden olabileceği endişesi artmıştır.
         2006 sonlarında yayınlanan, bal arısı genomunun tam sırası, bal arılarında CCD'nin altında yatan nedenlerin keşfedilmesine yardımcı olabilecek teknolojik bir gelişmeydi. Dizinin bilgisi, yeni moleküler yaklaşımları ortaya koydu ve bal arısı genomiklerini CCD'nin araştırmasına soktu. Ayrıca, bilim adamları, muhtemel nedensel etkenin, özel genler ve bal arısı koloni sağlığı üzerindeki etkisini incelemelerini sağladı. Benzer şekilde, bu ilerleme, bal arılarındaki yeni patojenlerin belirlenmesine; patojenlerin ve çevresel toksinlerin çoklu kombinasyonlarının karmaşık etkilerinin ortaya çıkmasına yardımcı olabilir.
         
Bal Arılarının Sağlığı Üzerindeki Etkileri

          Koloninin stresi, arıların bağışıklık sistemlerine zarar vererek, kolonileri hastalıklara daha fazla duyarlı hale getirerek CCD'ye katkıda bulunabilir. Stresin olası kaynakları arasında;
  • Nektar ve polen kaynağı bitkilerin eksikliği,
  • Arılar için az miktarda besin değeri olan bitkilerin tozlanmasında bal arısı kullanımı,
  • Arı kolonilerinin aşırı kalabalık olması,
  • Kolonilerin uzun mesafelerde tekrar tekrar taşınması nedeniyle zayıf beslenme sayılabilir.
  • Tozlaşma veya bal üretimi sırasında, bal arılarının pestisit ve parazitlere maruz kalması.
  • Kolonilerin sağlığını iyileştirmeyi amaçlayan müdahalelerin koloni stresini artırması
  • Gelişmiş yem takviyelerinin ortaya çıkması ve kullanılması,
  • Nektar veya polen problemleri
  • Sert hava koşullarının olduğu dönemler
  • Bazı büyük gezgincilik operasyonları,


          Bal arısı sağlığını iyileştirmek için, arıcılara yapılan bazı öneriler arasında;
  • Nosema enfeksiyonlarının önlenmesi için arılara antibiyotik verilmesi,
  • Akarlara direnç gösteren arıların kullanılması,
  • Yalnızca varroa kontrolü için gerekli olduğunda formik asit veya timol bazlı ürünler gibi fümigantlar uygulanması
  • CCD'den ölen kolonilerde kullanılmış ekipmanı tekrar kullanmaktan kaçınılması.

  Yararlı olması dileklerimle