Gönderen Konu: Borçlu Olduklarımız  (Okunma sayısı 6071 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ali Varol

  • Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 836
  • Yer: Antalya- Manavgat - Ahmetler
    • Manavgatlý Arýcý
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Rakım: 40 m. ile 1700 m. arası
Borçlu Olduklarımız
« : Aralık 22, 2009, 19:58:30 »
BORÇLU OLDUKLARIMIZ           

Geçenlerde bir kitap okumuştum. Adı: “Borçlu Olduklarımız.” Yazar çocuklar için yazmış. Kurtuluş Savaşındaki yaşanmış olaylardan sekizini anlatmış. Orada asker sivil insanlarımızın ne zor şartlarda Kurtuluş Savaşına katkıda bulunduklarını anlatmış. Tüfek bulamayınca nacağını, tırpanını omuzlayıp cepheye giden gönüllülerden söz etmiş. Sonuç olarak ta “Bu insanlar öyle yokluklar içinde bize büyük iyilikler yapmışlar. Bu ülkeyi onlara borçluyuz. Onları tanıyalım. Onları unutmayalım.” Demeye getirmiş sözünü.
Ben de burada çoğumuzun hiç tanımadığı adını bile duymadığı ama bize büyük iyilikleri dokunan doğa dostu, insan dostu birilerinden söz etmek istiyorum. Onlar olmasa bitkilerin çoğu tükenir; diğer canlılar aç kalır; doğanın dengesi alt üst olur. Bu “meçhul asker”leri tanımak bütün insanların vefa borcudur. Tanımadığımız için onlara bilerek ya da bilmeyerek zarar verenlerimiz, imha edenlerimiz var. Oysa tanırsak, faydalarını bilirsek onları koruyup kollayabiliriz. Onları koruyup kollamak ise aynı zamanda kendimize iyilik etmek demektir.
Sözü uzatmayalım, bilim adamları der ki:

Doğadaki çiçeklerin % 70 i böcekler tarafından tozlanmaktadır. Bunların % 50 sini de bombus arıları tozlamaktadır. Birçok yabani bitki ve kültür bitkisi varlığını bombus arılarına borçludur.

Daha serin olan kuzey ülkelerinde ve yüksek yörelerde tek tozlayıcı bombus arılarıdır. Buralarda bal arıları tozlamada çok etkin değildir. Etkin olduğu yerlerde bile bombus arıları bal arılarından 3-5 kat daha hızlı çalışır. Yonca çeşitleri bombus arıları olmasa çoğalamaz. Yaylalarda elma ürünü varlığını bombus arılarına borçludur. Domates, biber, salatalık bitkilerine de çok konarlar. Yurdumuzda hemen hemen bütün meyve ağaçları ayçiçeği, pamuk, kolza gibi endüstri bitkileri; yonca, korunga, çayır üçgülü, fiğ gibi yem bitkileri; bütün baklagiller... Bunların tohum ve meyve tutmasında bombus arılarının etkisi çok fazladır.


Çünkü bombus arılarının diğer böceklerden ve bal arılarından üstün özellikleri vardır. Bazı bitki çiçeklerinin nektar yuvaları dar ve derinde olduğu için diğer böcekler ve arılar bu çiçeklere konmamaktadır bile. Oysa bazı bombus türlerinin dil uzunlukları 20 mm. ye kadar çıkmaktadır. Dar ve derin çiçekleri sadece dilleri uzun olan bombus türleri tozlayabilmektedir. Nektar yuvaları bombus arılarının dilinin yetişemeyeceği kadar derin olan bitkilerin çiçeklerine de gene bombus arıları konmaktadır. Böylesi çiçeklerde bombuslar nektar yuvasının dibini kemirerek bir delik açar ve nektarı oradan emer.

Çayır üçgülü, taş yoncası varlığını yani tozlaşma, tohum tutma olayını bombusların varlığına borçludur. Bombus yoksa çayır üçgülü ve yonca da yok demektir. Dünyada hayvan beslemede çok kullanılan böylesine bazı bitkilerin yok olduğunu düşünelim. Nasıl bir felaket olurdu…

Bombus arıları bal arıları ve diğer böceklerden daha hızlı çalışır. Domates seralarında polen toplarken bir seferde 450 çiçeğe konmaktadır. Bir günde ise yuvarlak 2000 çiçeğe konup tozlamaktadır. Bazı günler gün doğmazdan önce işe başlar, gün battıktan sonra yuvaya döner. Saat 06-20 arası... Bombuslar daha hızlı ve daha uzun süre çalışmakla kalmıyor. Daha zor hava koşullarında da çalışabiliyorlar. Isı + 35 derece olunca bal arıları dışarı çıkmaz. Oysa bombuslar bu sıcakta çalışabilir. Hava soğuk mu, bal arıları dışarı çıkmaz. + 15 derecenin altında bal arılarının çalışması azalır veya durur. Bombuslar ise + 10 derecede bile verimli çalışırlar. Hatta bazı kaynaklarda + 6 derecede bile çalıştığı yazılıdır.  Bombuslar bulutlu hatta hafif yağışlı havalarda da çalışırlar.


Bu gün batı ülkelerinin birçoğunda bombus arıları evcil bir hayvanmış gibi tanınmakta ve ona önem verilmektedir. Doğa dostu, insan dostu olarak tanımlanmaktadır. Kanunlarla koruma altına alınmıştır. Okullarda ders kitaplarında okutulmaktadır.

   Buralarda bir ailenin evinin bahçesinde bir bombus arısı kovanı bulundurması, meyve ürününün miktarına ve kalitesine olumlu katkıda bulunacağı için doğal bir görüntü olmuştur. Aileler kedi köpek bakar gibi, çiçek bakar gibi evlerinin balkonunda, çatısında, bahçesinde bombus arıları bakmaktadırlar. Yani bombus arıları normal yaşamın bir parçası olmuş.

Senede belli bir günü yöresel bombus günü olarak kutluyorlar. Bizdeki kiraz, karpuz festivalleri gibi... Bombus gününde insanlar gözlemlerini, deneyimlerini, bulgularını anlatıyorlar. Doğada kışlamış bombus anaları ilkbaharda nasıl yapay yuvalara çekilebilir ve doğal yollardan bahçede nasıl koloni oluşturulabilir onu anlatıyorlar. Böylece çeşitli etkinliklerle kamuoyu işin içine çekiliyor, aydınlatılıyor, bilinçlendiriliyor.

Çeşitli İnternet sayfalarında sağlıklı ve pratik bir bombus kovanının nasıl yapılabileceği anlatılıyor. Kullanılan diğer malzemeler tanıtılıyor. İnternet sayfalarındaki forumlarda bakım ve üretimle ilgili sorunları tartışılıyor. Bombusları tanıtan çeşitli kitaplar yardımcı ders kitabı olarak kullanılıyor. Bombus arıları yasalarla koruma altına alınmış. Yuvalarının sökülmesi yasaklanmış. İlaçlardan zarar görmesi önlenmiş. Zaten insanlar onların ne kadar faydalı olduğunu bildikleri için onlara zarar vermek istemiyorlar. Onları gözleri gibi koruyorlar.

Ya bizde? 1997 yılında seralarda hormon yerine bombus arlarının kullanımı gündeme gelinceye kadar çoğumuz bombus arısının adını bile duymamıştık. Bu gün de daha duymayanımız çok. O günlerde bazılarımız doğadaki bombus arılarını yakalayıp batılılara satmış. Şimdi de muhtemelen o arılardan ürettikleri arıları batılılar bize satıyorlar.

   Çiftçilerimiz bilinçsiz bir şekilde zirai ilaçlarla onlara büyük zararlar veriyorlar muhtemelen. Anadolu’da bazı insanlarımız onların çiçekleri yediğine inanarak onları imha etmenin doğru olduğunu sanıyor. Bizim yaylada bile yayla evlerinin içine yuva yapan “alaca arıları” nasıl imha ettiklerini kaç kişinin ağzından duydum.

Kontrolsüzce orman kesiminin doğada erozyon gibi bir sonucu olduğunu biliyoruz. Sanayi atıklarının sularımızı havamızı, doğamızı nasıl kirletip nelere sebep olduğunu da biliyoruz. İlaç kirliliğinin nelere neden olacağını tahmin etmek zor olmasa gerek. Bunlar gibi doğadaki olumsuz değişmeler bombus arılarına da zarar vermektedir.

   Bombus arılarının doğadaki önemini fark etmeliyiz. Onları sadece seralarda kullanmadığımızı sanmayıp, meyve ağaçlarımızın onlar olmadan meyve vermeyeceğini, yonca gibi yem bitkilerinin onlarsız tohum tutmayacağını ve buna benzer birçok bitkinin onlarsız olamayacağını bilirsek onların doğadaki önemini kavramış oluruz. Kavrarsak bu konuya topyekün sahip çıkmamız gerektiğini anlarız.

   Bundan 9-10 sene önceydi. Gözlem amacıyla birkaç bombus ana arısını köydeki evimin bahçesinde kuluçkaya yatırmıştım. Oluşan kolonilerden çıkan ana arılar sonraki sene eski yuvalarına yakın yerlerde yuva yaptılar. Ve oluşturdukları kolonilerin arıları benim bahçedeki elma, kiraz, nar gibi ağaçların ve bahçedeki sebzelerin çiçeklerinde dolaşıp durdular. Ben yokken de benim yerime çalıştılar. (Bombus arıları yuvalarının yakınında çiçek varsa uzağa gitmezler. Bir de yeni çıkan ana arılar sonraki sene yuva yapacaklarında eski yuvalarının yanında ya da yakınında yuva yapmayı tercih ederler.)

   Yurdumuzda da batıda olduğu gibi bombusları tanıtıcı internet siteleri açılmalıdır. En azından tarımla ilgili sitelerde, tarım dergilerinde yayınlar yapılarak onlar tanıtılabilir. Bombuslarla ilgili henüz bir kitap bile yoktur. Kitaplar yayınlanmalıdır. Bombus kovanları sadece seralarda kalmamalı; yaylalardaki elma bahçelerimize de konmalıdır. Yurdumuzda yaygın olan koyu renkli toprak bombusu (Bombus Terestris)  ile ilgili yerli üretimler yapılıp yaygınlaştırılmalıdır.

   Atalarımız: “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.” Demişler. Doğaya bunca katkısı, bizlere böylesine iyilikleri olan bombus arılarına da biz bir iyilik edelim. Onlara çok şey borçlu olduğumuzu bilelim, onları tanıyalım, tanıtmak için gayret gösterelim, onları koruyalım. Böyle yaparsak kendimize de iyilik etmiş oluruz.

(Batılıların bombuslara ne kadar önem verdiğini görmek isteyen arkadaşlarımız internette “bumble bees” “Hummeln” “erdhummel” sözcüklerinden birini yazıp ararlarsa ilgili yayınlara ulaşabilirler.)



Arıcı arkadaşlarımıza sağlık, bol ürün ve işlerinde kolaylıklar diliyorum.
http://bombusarilari1.blogspot.com/
http://manavgatliarici.blogspot.com/

Çevrimdışı HÜSEYİN AVNİ ÖZCAN

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 1077
  • Yer: TUNCELİ-NAZİMİYE (GÖNLÜMDEKİ YER İSE BİLECİK)
    Yaş: 43
  • 2012 Benim arılık
    • HÜSEYİN AVNİ ÖZCAN
  • Arıcılık Şekli: Meraklı
  • Arıcılık Tecrübesi: 5-10 yıl
  • Kovan Sayısı: Tam olarak usta,kalfa ve çırak durumunu yaşayan arıcı,............
  • Rakım: 100-1900 arası değişiyor.
Ynt: Borçlu Olduklarımız
« Yanıtla #1 : Aralık 23, 2009, 10:30:37 »
Halk arasındaki en basit örneği Arılı domates Ne kadar lezzetli değilmi
ARICILIK BİR HASTALIKTIR BİZDE BU HASTALIĞA YAKALANDIK ALLAH BİZE ŞİFA VERMESİN

ANTALYA LI  0 532 6886576
http://huseyinavniozcan.blogspot.com/

Çevrimdışı Ali Varol

  • Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 836
  • Yer: Antalya- Manavgat - Ahmetler
    • Manavgatlý Arýcý
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Rakım: 40 m. ile 1700 m. arası
Ynt: Borçlu Olduklarımız
« Yanıtla #2 : Aralık 24, 2009, 19:50:51 »
Hüseyin Bey haklısınız. Meyveleri de sebzeleri de mevsiminde yemek en doğrusu. Ama bazan istemesekte alıyoruz kışın domatesi. Yalnız varsa arılı domatesten alırız. Bu farkları bilen arkadaşlarımız da arı domatesini tercih ediyor. Buradan da arkadaşlarıma birkaç ipucu vermek istiyorum bu konuda. En belirgin fark çekirdek...

Peki, nedir arı domatesi ile hormonlu domates arasındaki kalite farklar?

1-Bombus arıları ile tozlaşmış domates çiçeklerinden olgunlaşan domatesler doğal olarak tarlada bahçede yetişen domateslerle aynı kalitede sayılmaktadır. Seralarda hormon ile yetiştirilen domateslerden farklıdır. Arı domatesi hormonlu domates değildir. Arı domatesi tabii domatestir.

2-Arı domatesinin içinde daha fazla çekirdek vardır.

3-Arı domatesi daha suludur. Hormonlu domatesin içinde hava boşluğu olabilir. Yani aynı büyüklükteki arı domatesi hormonlu domatesten daha ağırdır.

4- Lezzetleri farklıdır.

5-Dış görünüşlerinde fark vardır. Hormonlu domates genellikle şekil bozukluğuna uğramıştır
Arıcı arkadaşlarımıza sağlık, bol ürün ve işlerinde kolaylıklar diliyorum.
http://bombusarilari1.blogspot.com/
http://manavgatliarici.blogspot.com/

Çevrimdışı HÜSEYİN AVNİ ÖZCAN

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 1077
  • Yer: TUNCELİ-NAZİMİYE (GÖNLÜMDEKİ YER İSE BİLECİK)
    Yaş: 43
  • 2012 Benim arılık
    • HÜSEYİN AVNİ ÖZCAN
  • Arıcılık Şekli: Meraklı
  • Arıcılık Tecrübesi: 5-10 yıl
  • Kovan Sayısı: Tam olarak usta,kalfa ve çırak durumunu yaşayan arıcı,............
  • Rakım: 100-1900 arası değişiyor.
Ynt: Borçlu Olduklarımız
« Yanıtla #3 : Aralık 24, 2009, 20:10:37 »
Ali abi bugünlerde bulmak zor ama baharda her türlü buluruz.
ARICILIK BİR HASTALIKTIR BİZDE BU HASTALIĞA YAKALANDIK ALLAH BİZE ŞİFA VERMESİN

ANTALYA LI  0 532 6886576
http://huseyinavniozcan.blogspot.com/

Çevrimdışı Salim Esen

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 557
  • Yer: Tekirdağ
    Yaş: 55
  • Arı - bitki dostluğuna insan da katılsa.
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 120 gibi
  • Rakım: 200
Doğru her zaman doğrudur.

Çevrimdışı Ali Varol

  • Moderator
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 836
  • Yer: Antalya- Manavgat - Ahmetler
    • Manavgatlý Arýcý
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 20 yıl üstü
  • Rakım: 40 m. ile 1700 m. arası
Ynt: Borçlu Olduklarımız
« Yanıtla #5 : Şubat 08, 2012, 12:25:39 »
http://www.aricilik.gen.tr/index.php/to[URL=http://img822.imageshack.us/i/ar2011031.jpg/]



Salim Bey, gönderdiğiniz resim bombus arısı resmi değil sanırsam. Ancak resmini arkadaşlarımızla paylaşman güzel bir davranış.

Bu arada resminizi arkadaşlarımızla paylaşmamıza olanak sağlayan ve vesile olan foruma emek veren arkadaşlarımıza buradan bir kere daha teşekkür etmek istiyorum. Neden?

Bir kere arıcılık konusunda yeni başlayan birçok arkadaşımız burada gerekli olacak birçok değerli bilgiler öğrendiler. Deneyimli ve usta arkadaşlar sabırla onların sorularını cevapladılar.
Bilgisi olanlar bilgilerini güncellediler, arıcılıktaki yeni gelişmelerden habersiz kalmadılar. Ana arı üretimi, hastalıklar için antibiyotik ilaçlar kullanımı, polen tuzaklı kovan kullanımı, polenin derin dondurucuda saklanması ve daha birçok konu gündeme getirildi, tartışıldı, belleklerde kaldı.
Bir okul gibi kendi yeteneklerini geliştirme fırsatı buldular; ileti (mesaj) göndermeyi, resim göndermeyi, blogsite açabilmeyi öğrendiler.
Arıcılarımızın da çevre ile barışık bireyler olmamıza katkısı oldu. “Bombus arıları bal arılarını yer mi?” şeklinde başlayan bir tartışma sonunda alaca arıları tanıdık. Onların doğanın dengesinde önemli yeri olan değerli canlılar olduğunu öğrendik.
Arılarımızı yiyen eşek arılarının bile faydalı yanlarının olduğunu, topyekûn yok etmenin yanlış olacağını, başka tedbirler almamız gerektiğini anladık.
Daha çok şey öğrendik.

Bunları neden yazdım?
Daha birkaç sene önce çoğumuz bombus arısının adını bile duymamışken forumun sağladığı bu olanak sayesinde  çevreye duyarlı arkadaşlarımız arada bir çektikleri resimleri yoluyor, konunun gündeme gelmesine, foruma yeni katılmış arkadaşlarımızın da onları tanımasına vesile oluyor.
Sizin resminiz de böyle bir olanak verdi.
Sizin resminizdeki arı tek yaşayan bir yaban arısı olsa gerek. Yaban arıları çeşitleri çoktur ve genel olarak ufak yapıdadırlar ve tek olarak yaşarlar. Toplu olarak yaşayanlar bal arıları, bombus arıları, eşek arıları, sarıca arılar.
Bombus arıları bireysel olarak yaşayanlara oranla daha iridirler. Resimdeki bombus arılarına bakacak olursak daha renkli ve iridirler.


Arıcı arkadaşlarımıza sağlık, bol ürün ve işlerinde kolaylıklar diliyorum.
http://bombusarilari1.blogspot.com/
http://manavgatliarici.blogspot.com/

Çevrimdışı Salim Esen

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 557
  • Yer: Tekirdağ
    Yaş: 55
  • Arı - bitki dostluğuna insan da katılsa.
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 120 gibi
  • Rakım: 200
Ynt: Borçlu Olduklarımız
« Yanıtla #6 : Şubat 08, 2012, 12:57:39 »
Sayın Ali Ağbi; Bambus arısını bilmiyorum. Yazılarınızda çevremizde çok olduğu belirtilince; o gözle baktığımızda bambus ya da benzeri arıcıkları görüyoruz.Sayenizde tanıyacağız. İnşallah.

Resimdeki arı tam net çıkmamış.

Kasım sonu hava soğuk 9-10 C civarı, hanım "evin yakınındaki kasımpatı çiçeklerinde erkek arılar var" dedi.
Bu mevsimde erkek arı olmaz, çiçekte hiç olmaz. hava soğuk işçi arı olmaz. Olsa olsa iri sinektir.dedim.

Cevap hazır; Erkek arıyı da tanımaycam mı?

Gittim, baktım.

Erkek arı büyüklüğüne yakın biraz daha boyu kısa. Çiçeklerde arı gibi polen topluyor,
işçi arı gibi güçlü vızz çıkarmıyor. İnsandan çok korkmuyor, elle dokunduğum çok oldu.

İlk fırsatta daha net foto çekeceğim. İnşallah.



Doğru her zaman doğrudur.

Çevrimdışı Salih İşlek

  • Pupa
  • ***
  • İleti: 180
  • Yer: ANTALYA/DÖŞEMEALTI
    Yaş: 38
  • Arıcılık Şekli: Meraklı
  • Kovan Sayısı: 15 Civarında
  • Rakım: ÇOK YÜKSEK DEĞİL
Ynt: Borçlu Olduklarımız
« Yanıtla #7 : Şubat 08, 2012, 19:39:49 »
Ali abi çok teşekkürler arıcılığa yeni başladım sayılır bu site ve sizlerin sayesinde çok yararlı bilgiler öğrendim bir gün manavgat a yolum düşerse sizinle tanışmak isterim.Döşemealtı tarafına yolunuz düşerse her zaman beklerim.

Çevrimdışı Mehmet KENAR

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 856
  • Yer: çanakkale/
    Yaş: 41
  • Ç.KALE/BİGA. Etlik civciv bakımı
    • http://mekenar.blogspot.com/
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 5-10 yıl
  • Kovan Sayısı: 80
  • Rakım: 70
Ynt: Borçlu Olduklarımız
« Yanıtla #8 : Şubat 08, 2012, 20:24:20 »
Resimde görülen bir tür sinek
(ama) diye söze başlamak, bir şeyler den kaçmaktır, siper almaktır

http://mekenar.blogspot.com/

Çevrimdışı Salim Esen

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 557
  • Yer: Tekirdağ
    Yaş: 55
  • Arı - bitki dostluğuna insan da katılsa.
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 120 gibi
  • Rakım: 200
Ynt: Borçlu Olduklarımız
« Yanıtla #9 : Şubat 10, 2012, 11:14:39 »
Ben inek güdtüm. ;) Büvelek tabir edilen sinekler vardır. Onlardan değil bu.

İnşallah bahara gene gelecektir. Kısmet olursa daha net çekeceğim.
Doğru her zaman doğrudur.

Çevrimdışı Hüseyin Basri ÇALIŞKAN

  • Hüseyin Basri ÇALIŞKAN
  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 2370
  • Yer: AYDIN ÇİNE
    Yaş: 32
    • Arıcılık bilgi paylaşımı bloğum
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 90
  • Rakım: 90
Ynt: Borçlu Olduklarımız
« Yanıtla #10 : Şubat 10, 2012, 12:28:44 »
Ne diye tabir edilir bilmiyorum ama bu fotoğrafta görünen bir sinek.

Arıya benzerliği sayesinde düşmanlarından korunuyor.

Bombus arısı yuvasını bu sene oluşturdum. Bakalım içine arı bulabilecekmiyim.

Yakın çevremde yok ama bodrumdaki arıların önünde bir saatte bir sürü bombus kraliçesi yakalanır.

Özellikle geçen hafta oldukça yoğun şekilde kovanlara girmeye çalışıyorlardı.

Şu istanbul proğramını bir bitirelim, bombus ana arısından koloni oluşturmak konusunda  Ali ağabeyin daha detaylı bilgilerini isteyeceğim.
Adnan Menderes Üniversitesi Çine Meslek Yüksek Okulu Arıcılık Proğramı 2010 mezunu .. Arıcılık Teknikeri.

Çevrimdışı Mehmet KENAR

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 856
  • Yer: çanakkale/
    Yaş: 41
  • Ç.KALE/BİGA. Etlik civciv bakımı
    • http://mekenar.blogspot.com/
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 5-10 yıl
  • Kovan Sayısı: 80
  • Rakım: 70
Ynt: Borçlu Olduklarımız
« Yanıtla #11 : Şubat 10, 2012, 19:29:45 »
Bu sineği görmek için baharın gelmesine gerek yok, arıların uçmadığı havalarda dahi kovan uçuş tahtalarında, kovan kapak altlarında görmek mümkün

(ama) diye söze başlamak, bir şeyler den kaçmaktır, siper almaktır

http://mekenar.blogspot.com/

Çevrimdışı Salim Esen

  • Ana Arı
  • *****
  • İleti: 557
  • Yer: Tekirdağ
    Yaş: 55
  • Arı - bitki dostluğuna insan da katılsa.
  • Arıcılık Şekli: Amatör
  • Arıcılık Tecrübesi: 10-15 yıl
  • Kovan Sayısı: 120 gibi
  • Rakım: 200
Ynt: Borçlu Olduklarımız
« Yanıtla #12 : Şubat 10, 2012, 20:39:20 »
Mehmet Bey; Bu sineğe (arıya) sevgim arttı  :D  Sizin oralarda bahar erken geliyor!
 Bir iki resim bekliyorum. Bu işi netleştirelim. Mümkünse çiçek üzerinde olsun. ;)
Doğru her zaman doğrudur.